• 2 sene önce
  • 0 Yorum
  • 486 Görüntülenme

Dinde ihsan, ikram ve konuşma

dinde-ihsan-ikram-ve-konusma4553-s

Allah Teala’ya ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna ihsanda bulunsun. Allah Teala’ya ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah Teala’ya ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır konuşsun ya da sussun.

Bu hadis-i şerif biz müslümanların hareket sınırını ne güzel tayin etmekte, bizlere ne kadar güzel bir toplumsal terbiye öğretmektedir. Bu mübarek hadis bizlere şu mesajı vermektedir:

Öncelikle Allah’ın varlığına, ahiret gününün bir mükafat ve ceza günü olduğuna iman eden insan, hiç kimseye zarar vermez, kimsenin haklarına tecavüz edemez. Özellikle de en yakın toplumsal münasebette bulunduğu komşularına eziyet vermez. Onların kalplerini kıracak sözler söylemez. Bunun tersine hareket etmek ise iman-ı kamilden mahrum olmanın bir neticesidir. Ne yazık ki birçokları bu önemli esasa layıkıyla riayet edememektedir. Mesela bazı kimseler servetlerine ve ihtişamlarına güvenerek fakir komşularına hakaret gözüyle bakmakta, onlarla görüşmeye tenezzül etmemektedirler. Bazıları da evlerindeki müzik sesleriyle bütün bir sokağı saatlerce çınlatıp durmaktadırlar. Komşuları hasta mı, ders çalışanlar, dostlarıyla konuşanlar veya yatağında yatıp uykuya dalmak isteyenler var mı yok mu, bunları hiç düşünmezler. Onlar kendi neşelerini tatmin için başkalarının huzurunu ihlal etmekten hiç çekinmezler. Bütün bunlar komşu haklarına tecavüzdür. Onlara eza ve cefa çektirmektir. Dini terbiye bu tür hareketleri tasvip etmez.

İkincisi, Hak Teala\’ya ve O\’nun ahiret alemine iman eden bir kimse, yapacağı her iyiliğin mükafatını dünyada da ahirette de göreceğine inanır. Herkes iyilik etmek ister. Özellikle evine gelen misafirlerine elinden geldiği kadar ikram eder. Misafirlerini diyanet ve insaniyet bakımından birer kardeş bilip onların kalplerini ferahlatmayı kendisi için bir vazife telakki eder. Onlara karşı ağırdan almaktan, hatırlarını rencide edecek veya kıracak davranışlardan kaçınır.

Üçüncüsü, Allah zülcelale ve ahiret gününe iman eden kimse, söyleyeceği sözlerin havada dalgalanıp duracağına, amel defterine yazılacağını, bunlardan dolayı kendisinin mükafat veya ceza göreceğini bilir. Dolayısıyla boş yere söz söylemekten çekinir, başkalarının hukukuna , namus ve şerefine dokunacak laflardan kaçınır. Bu tür kimseler nefeslerini boş yere harcamaz, söz söyleyince lüzumuna göre söyler, insanların hayrına ve menfaatine hizmet etmek ister. Zararlı söz söylemekten sakınır. Sükutu, söz söylemeye tercih eder.

Bazı konularda söz gümüş ise sükut da altın sayılır.

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar