19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Hakkında Yazı

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 23 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı İle İlgili Yazı

    GENÇLİĞİN ATA’YA CEVABI

    Ey Büyük Ata,

    Varlığımızın / en kutsal temeli olan,/ Türk İstiklâl ve Cumhuriyetinin / sonsuz bekçisiyiz./ Bu karar, / değişmez irademizin / ilk ve son anlatımıdır./ İstikbâlde, / hiçbir kuvvet / bizi yolumuzdan döndürmeyecektir./ Bizler,/ bütün hızımızı senden,/ ulusal tarihimizden / ve ruhumuzdaki / sönmez inanç ateşinden alıyoruz./ Senin kurduğun / güçlü temeller üzerinde/ attığımız her adım sağlam, / yaptığımız her atılım bilinçlidir. / En kıymetli emanetimiz olan,/ Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti,/ varlığımızın esası olarak, / eğilmez başların,/ bükülmez kolların,/ yenilmez Türk evlatlarının elinde / sonsuza dek yaşayacak / ve nesillerden nesillere/ devredilecektir. / İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar,/ en modern silahlarla donanmış olarak, / en kuvvetli ordularla / üzerimize saldırsalar dahi, / ulusal birliğimizi /ve yenilmez Türk gücünün / zerresini bile sarsamayacaktır./ Çünkü, bu aziz vatanın /toprakları üzerinde yetişen / azimli ve inançlı Türk gençliği,/ dökülen temiz kanların / ve Cumhuriyet devrimlerimizin / aydın ürünleridir. / Vatanın ve milletin selameti için / her zorluğa / iman dolu göğsümüzü germek, / gerçek amacımızı olacaktır./

    Ey Türk'ün büyük Ata'sı !/

    İstiklâl ve Cumhuriyetimizi / korumak gerektiği zaman,/ içinde bulunacağımız durumlar / ve şartlar ne olursa olsun, / kudret ve cesaretimizi / damarlarımızdaki asil kandan alarak,/ bütün engelleri aşıp / her güçlüğü yenmek azmindeyiz./

    Türk gençliği olarak / özgürlüğün, / bağımsızlığın, / egemenliğin,/ cumhuriyet ve devrimlerin / yılmaz bekçileriyiz. / Her zaman, /her yerde ve her durumda / Atatürk ilkelerinden / ayrılmayacağımıza, / çağdaş uygarlığa geçmek için / bütün zorlukları yeneceğimize, / namus ve şeref sözü verir, / kendimizi büyük Türk ulusuna adarız./


    Türk Gençliği

    ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

    Ey Türk gençliği ! /

    Birinci vazifen, / Türk istiklâlini, / Türk Cumhuriyeti'ni, / ilelebet muhafaza / ve müdafaa etmektir./

    Mevcudiyetinin / ve istikbalinin / yegâne temeli budur./ Bu temel, / senin en kıymetli hazinendir./ İstikbalde dahi, / seni bu hazineden / mahrum etmek isteyecek / dahilî ve harici / bedhahların olacaktır. / Bir gün, / istiklâl ve Cumhuriyet'i / müdafaa mecburiyetine düşersen,/ vazifeye atılmak için,/ içinde bulunacağın vaziyetin / imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! / Bu imkân ve şerâit, / çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir./ İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, / bütün dünyada / emsali görülmemiş bir galibiyetin / mümessili olabilirler. / Cebren ve hile ile / aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş,/ bütün tersanelerine girilmiş,/ bütün orduları dağıtılmış / ve memleketin her köşesi / bilfiil işgal edilmiş olabilir./ Bütün bu şerâitten / daha elîm / ve daha vahim olmak üzere, / memleketin dahilinde,/ iktidara sahip olanlar / gaflet ve dalâlet / ve hattâ / hıyanet içinde bulunabilirler./ Hattâ bu iktidar sahipleri,/ şahsî menfaatlerini,/ müstevlîlerin / siyasi emelleriyle / tevhid edebilirler./ Millet, / fakr ü zaruret içinde / harap ve bîtap düşmüş olabilir./

    Ey Türk istikbalinin evlâdı! /

    İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, / Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!/ Muhtaç olduğun kudret, / damarlarındaki asil kanda mevcuttur! /

    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK



    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK SAMSUN’A ÇIKIŞINI ANLATIYOR

    1919 yılı başlarında İngilizler, Türklerin Pontusçulara karşı geliştirmiş oldukları direnişlerden rahatsız olmaya başlamışlardı. Damat Ferit Paşa, Sadrazam olduktan sonra sorunun çözümü için yollar aramaya başlamıştı.

    30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal, Samsun'a, görev bölgesindeki iç huzuru sağlamak, silah ve cephaneleri toplamak, vatandaşlara silah dağıtılmasını engellemek ve bunu yapan kuruluşları ortadan kaldırmak üzere gönderildi.

    16 Mayıs 1919'da Samsun'a hareket eden Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İngilizlerin denetiminde olan Samsun'da milli mücadele hareketi için istediklerini gerçekleştiremeyeceğini anlayan Mustafa Kemal, 25 Mayısta Havza'ya geçti.

    Samsun'a çıkışını Mustafa Kemal, Nutuk'ta şu şekilde anlatmıştır:

    " 1919 yılı Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve manzara:

    Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu durum, Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, Şartları ağır bir ateşkes Antlaşması imzalamış, Büyük Harbin uzun yılları boyunca, millet yorgun ve fakir bir halde. Milleti ve memleketi Dünya Savaşı'na sokanlar, kendi hayatları endişesine düşerek memleketten kaçmışlar.

    Saltanat ve hilafet makamında bulunan Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını emniyete alabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet aciz, haysiyetsiz, korkak, yalnız Padişahın iradesine tabi ve onunla beraber şahıslarını koruyabilecek herhangi bir duruma razı, Ordunun elinde silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta.

    İtilaf Devletleri, ateşkes Antlaşmasının hükümlerine uymağa lüzum görmüyorlar. Birer vesileyle itilaf donanmaları ve askerleri İstanbul'da Adana vilayeti Fransızlar, Urfa, Maraş, Gaziantep İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya'da İtalya askeri birlikleri, Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor.

    Her tarafta yabancı subay ve memurlar ve ajanlar faaliyette. Nihayet başlangıç kabul ettiğimiz tarihten dört gün önce 15 Mayıs 1919'da itilaf Devletleri'nin uygun görmesiyle Yunan ordusu İzmir'e çıkartılıyor. Bundan başka, memleketin her tarafından Hıristiyan azınlıklar gizli, açık milli emel ve maksatlarını gerçekleştirmeğe, devletin bir an evvel çökmesine, çalışıyorlardı. "