1964 BM toplantısında sözlerini Ya özgür vatan ya ölüm cümlesiyle bitiren lider kimdir

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Deniz tarafından 11 Ocak 2015 başlatılmıştır.

  1. Deniz

    Deniz Moderatör Yönetici

    1964 BM toplantısında sözlerini Ya özgür vatan ya ölüm cümlesiyle bitiren lider kimdir

    Doğru cevap: Che Guevara

    Arjantinli doktor, marksist politikacı, Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillaların lideri ve devrimcidir.

    Arjantin’de İspanyol-Irlanda asıllı ve sol eğilimli bir orta sınıf ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Beş kardeşin en büyüğüydü. Astımlı olmasına karşın hem iyi bir atlet, hem de iyi bir öğrenciydi. 1953’te tıp öğrenimini tamamladı. Tatillerinin çoğunu Latin Amerika ülkelerini gezerek geçirdi. Kitlelerin olağanüstü yoksulluğuna ilişkin gözlemleri sonucunda, tek çözümün şiddet yoluyla devrim olduğu kanısına vardı. Latin Amerika’nın ayn uluslardan oluşan bir topluluk değil, kültürel ve ekonomik bir bütün olduğu ve kurtuluşunun kıta çapında bir strateji gerektirdiği düşüncesini benimsedi.

    1953’te Jacobo Arbenz’in ilerici yönetimindeki Guatemala’ya gitti. Arjantinlilerin günlük konuşma dilinde sık sık kullandıkları che ünlemi bu sıralarda Guevara’nın lakabı oldu.

    Arbenz rejiminin 1954’te Merkezî Haberalma Örgütü’nce (CIA) desteklenen bir darbeyle devrilmesi, Guevara’yı ABD’nin ilerici sol hükümetlere her zaman karşı çıkacağı sonucuna götürdü. Bu inancı, Latin Amerika’da devrimin emparyalizme karşı verilecek topyekûn bir mücadelenin ürünü olacağı biçimindeki düşüncesinin temelini oluşturdu.

    Guatemala’dan Meksika’ya giden Guevara orada, Küba’daki Fulgencio Batista diktatörlüğünü devirme hazırlıklarını sürdüren Kübalı Fidel ve Raül Castro kardeşlerle tanıştı, Castro kuvvetlerine katıldı. Kasım 1956 sonlarında Küba’nın Oriente ilinde karaya çıkan Kübalı devrimciler Batista’nın ordusu tarafından neredeyse tümüyle yok edildi. Yaralanan Guevara’yla birlikte sağ kalan birkaç kişi Maestra Dağlarına ulaşarak bir gerilla ordusunun çekirdeğini oluşturdular. Giderek güç kazanan devrimciler, Batista kuvvetlerinden askeri malzeme ele geçirdiler, yeni katılımlarla gitgide çoğaldılar.

    Castro’nun en güvenilir yardımcıları arasına giren Guevara, Batista rejiminin yıkılmasıyla sonuçlanan iki yıllık mücadelenin öyküsünü Pasajes de la guerra revolucio- naria da (1963; Savaş Anılan, 1968, 1989) anlattı.

    Castro’nun birlikleri 2 Ocak 1959’da Havana’ya girdi. Devrimci hükümetin oluşturulmasından sonra Guevara, Küba yurttaşlığına geçti ve savaşta olduğu gibi yeni hükümette de önemli görevler aldı, birçok ticari heyette Küba’yı temsil etti. Gerek emperyalizmin ve yeni sömürgeciliğin bütün

    biçimlerine karşı çıkması, gerek ABD’nin dış politikasına yönelttiği ağır eleştiriler nedeniyle Batı’da da büyük ün kazandı. Ulusal Tarım Reformu Enstitüsü Sanayi Bölümü başkanı, Küba Ulusal Bankası yöneticisi ve sanayi bakanı olarak görev yaptı.

    1960’ların başlarında birçok konuşma ve yazısında Küba’nın politikalarını ve kendi görüşlerini dile getirdi. “El socialismo y el hombre en Cuba”da (1965; Küba’da Sosyalizm ve İnsan, 1967) Küba’nın sosyalizm deneyini inceledi. La guerra de guerrıllas ise (1960; Gerilla Harbi, 1967) çok geniş etki uyandırdı. Guevara, Nisan 1965’ten sonra iki yıl boyunca ortadan kayboldu. Sonradan, Kübalı başka gerilla savaşçılarıyla birlikte bir süre Kongo’ya giderek iç savaşa katılan Patrice Lumumba Taburu’nun örgütlenmesine yardımcı olduğu öğrenildi. Guevara, 1966 sonbaharında kimlik değiştirerek Bolivya’ya gitti; Santa Cruz bölgesinde bir gerilla grubu örgütleyerek başına geçti. 8 Ekim 1967’de bu grup, Bolivya ordusunun özel bir müfrezesince neredeyse tümüyle yok edildi. Guevara yaralı olarak ele geçirildi ve kısa süre sonra vurularak öldürüldü.