23 Nisan İle İlgili Hikayeler Kısaca

Konusu 'Belirli gün ve Haftalar' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. 23 Nisan İle İlgili Öykü

    Yedinci sınıf Türkçe öğretmeni güleç bir yüzle: “23 Nisan Çocuk Bayramı için hazırladığınız şiir ve yazıları okudum. çok beğendim çocuklar” dedi. “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını, Atatürk’ün bu günü Çocuk Bayramı olarak sizlere armağan etmesini çok güzel anlatmışsınız. Bu arada kimsesiz, korunmaya muhtaç ve özürlü kardeşlerinizin de durumuna değinerek; kutlayacağımız bayramda ve her zaman onları unutmamamız. sevgi ve ilgimizi onlardan esirgemememiz gerektiğini belirtmişsiniz. Ben arada büyüklerden beklediklerinizi de dile getirmişsiniz. Hepsi çok güzel, çok anlamlı yazılar bunlar, isterdim ki 23 Nisandaki müsamerede hepiniz şiirlerinizi, yazılarınızı okuyasınız. Ama buna imkân olmadığı için değindiğiniz konuları içeren şiir ve yazılardan üç tane seçtim. Müsamerede onlar okunacak. Şimdi o yazı ve şiirleri yazmış olan arkadaşlarınızı dinleyeceksiniz. Böylece hem siz arkadaşlarınızın neler yazmış olduklarını Öğreneceksiniz, hem de arkadaşlarınız müsamere için bir prova yapmış olacaklar…”

    Öğretmen böyle dedikten sonra önündeki kâğıtlardan en üsttekine baktı ve:

    “Şimdi Cumhuriyet Çocuklarından Atatürk’e’ şiirini yazmış olan arkadaşınızı dinleyeceğiz” dedi.

    Ön sırada oturan bir çocuğu çağırdı:

    “Gel Mehmet Alp…”

    Çocuk kalkarak öğretmen masasının yanına gitti.

    “Yazdığın şiiri vereyim okur musun yoksa ezbere biliyor musun Mehmet?” diye sordu öğretmen.

    “Ezbere biliyorum öğretmenim” dedi Mehmet.

    “Peki öyleyse. seni dinliyoruz.”

    Mehmet Alp bir-iki yutkundu, Sonra şiiri okumaya başladı:

    Cumhuriyet Çocuklarından Atatürk’e

    Bu bayrağı da seninle olacağız Atatürk.
    Senin yüce sevginle dolacağız Atatürk.
    Senin armağanındır Yirmi Üç Nisan bize.
    Onu her yıl birlikte anacağız Atatürk…

    Mehmet Alp başını eğerek sınıfı, sonra dönüp öğretmeni selâmladı.

    “Bu güzel şiiri yazan arkadaşınızı alkışlayalım çocuklar” dedi öğretmen. Hep birlikte küçük şairi alkışladılar.

    “Evet” dedi öğretmen, “önümüzdeki Çocuk Bayramında da Atatürk le birlikte olacağız ve onun yüce sevgisiyle dolacağız. Atatürk’ün bize armağanı olan Yirmi Üç Nisan’ı her yıl Onunla birlikte anacağız… Aferin Mehmet. Güzel şiirini, güzel de okudun. Kutlarım seni. Oturabilirsin…”

    Mehmet Alp yerine oturduktan sonra konuşmasını sürdürdü öğretmen:

    “Şimdi arkadaşınız Suat Sezmiş; kimsesiz, korunmaya muhtaç ve özürlü kardeşleriniz için yazdığı bayram yazısını okuyacak… Gel Suat…”

    Öğretmen, masanın yanına gelen çocuğa yazısını verdi:

    “Al Suat, oku… Seni dinliyoruz…”

    Suat, öğretmenden aldığı yazısını okumaya başladı:

    23 Nisan Onların da Bayramı

    YİRMİ Üç Nisan Çocuk Bayramı hepimizin bayramıdır. Bütün çocukların. Sağlıklı olanların da, duymayan ve konuşamayan, görmeyen, başka özürleri olan ve kimsesi olmayan çocukların da bayramıdır. Onların da hakkı Çocuk Bayramı’nı kutlamak Onların da hakkı gülmek, eğlenmek. Onlar bize, biz sağlıklı çocuklara katılamıyorlarsa biz onları bulup bayramı birlikte kutlamalıyız. Onlarla birlikte eğlenmeliyiz. Yeter ki büyüklerimiz bize yol göstersin. Yirmi Üç Nisan asıl o zaman Çocuk Bayramı olur. Çünkü bayram herkesçe kutlandığı zaman bayramdır…

    Suat da okumasını bitirdikten sonra daha önceki arkadaşı gibi başını eğerek arkadaşlarını ve öğretmeni selâmladı.

    “Bu güzel yazısından ötürü alkışlayalım arkadaşlarınızı çocuklar” dedi öğretmen.

    Hep birlikte Suat’ı alkışladılar.

    “Yazın çok güzeldi Suat” dedi öğretmen. “Bu insancıl düşüncelerinden ötürü kutlarım seni. Ver yazını bana…”

    Yazıyı aldı:

    “Oturabilirsin Suat” dedi.

    Öğrencinin oturmasından sonra da:

    “Arkadaşınız çok haklı böyle düşünmekte, değil mi çocuklar?” dedi.

    “Evet öğretmenim” dediler çocuklar hep bir ağızdan.

    Öğretmen konuşmasını sürdürdü:

    “Suat’ın dediği gibi bayram herkesçe kutlandığı zaman bayramdır. Onun için bu duymayan ve konuşamayan, görmeyen, başka özürleri olan ve kimsesi olmayan çocukları ihmal etmemeliyiz. Onlarla ilişki kurmaya, onların dert ve üzüntülerine ortak olmaya çalışmalıyız. Küçükten başlayan bu alışkanlık, büyüyünce bu kimselere daha büyük ölçüde yardımcı olmamızı sağlar…”

    Önündeki kâğıda baktı: ‘Şimdi de arkadaşınız Mehmet Sönmez, çocukların büyüklerden neler beklediğini işleyen şiirini okuyacak… Gel Mehmet.”

    Mehmet de daha önceki arkadaşları gibi öğretmen masasının yanına gitti.

    “Şiir ezberinde mi, yoksa kâğıttan mı okuyacaksın Mehmet?” diye sordu.

    “Ezberimde öğretmenim” dedi Mehmet.

    “Aferin, ezberledin demek.., Uzun da bir şiir… Haydi oku bakayım. Seni dinliyoruz.”

    Mehmet Sönmez şiirini okumaya başladı:

    Büyüklere Dilekçe

    Bir kabahat işlersek kızmayın, bağırmayın.
    Uluorta her zaman gönlümüzü kırmayın.
    Siz de çocuk oldunuz anlayın halimizden.
    Farkınız var mıydı hiç sanki sizin de bizden?
    insan çocuk olmadan büyük adam olamaz ki.
    Bizleri kınamayan büyük o kadar az ki…
    Bizden ne isterseniz vereceğiz biz size.
    Yeter ki hoşgörüyle davranın siz de bize…

    MEHMET de daha önceki arkadaşları gibi başını eğerek arkada şiarını ve öğretmeni selâmladı.

    “Bu güzel şiirinden ötürü alkışlayalım arkadaşınızı çocuklar” dedi öğretmen.

    Bu seferki alkış daha çok ve daha sürekli oldu. Öğretmen gülümsedi:

    “Anlaşıldı” dedi. “Ortak bir yanınızı dile getirmiş Mehmet… Büyüklerden yalnız bayramlarda değil, her
    zaman güleryüz beklediğinize değini yor. Müsamerede bu şiiri dinleyecek olan büyükler dileyelim ki çocuklar bir kabahat işleyince hemen kızıp bağırmasınlar, gönül kırıcı sözler söylemesinler. Kendilerinin de bir zamanlar çocuk olduklarını hatırlayıp hal den anlasınlar. Çocukları kınamayan o az sayıdaki büyüklere katılsınlar ve çocuklardan istediklerini alabilmek için onlara hoşgörüyle davranmak gerektiğini kabul etsinler… Böylece de Çocuk Bayramı senede bir gün değil bütün bir yıl kutlansın…”

    Gülümseyerek ekledi:

    “Bütün bir yıl sürecek bayramınızı ilk kutlayan ben olayım öyleyse. Bayramınız kutlu olsun çocuklar..

    “Sağol öğretmenim” diye bağırdılar çocuklar hep bir ağızdan.

    Evet çocuklar, biz de Mehmet Sönmez in isteğiyle öğretmenin dileğine katılıyor ve sizlere bütün bir yıl sürecek nice Çocuk bayramları diliyoruz. Bayramınız kutlu olsun…