24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

Konusu 'Özel gün ve hafta şiirleri' forumundadır ve webkolik tarafından 7 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Öğretmenler Günü Şiirleri 24 Kasım

    24 Kasım Öğretmenler Günü İle İlgili Şiirler

    Her sene 24 Kasım'da kutlanan Öğretmenler Günü şiirlerini öğrenciler için bir araya getirdik.
    [​IMG]

    ÖĞRETMEN

    A’dan başlar aydınlık,
    Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
    Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
    Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
    Yeryüzü ile el ele öğretmen

    Göz gözdür o, uzakları görürüz
    Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
    Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
    Çizer büyük değirmisini
    Uç olur da gergele öğretmen.

    Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
    Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
    83 toprak ev, 83 acı duman,
    Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
    Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
    Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

    Bir ışık, bir ışık daha,
    Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
    Nice istemeseler de, nice önleseler de,
    Uyandırır toplumunu
    İyiye, doğruya, güzele öğretmen.

    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


    DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
    Bütün çiçekleri getirin buraya.
    Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya,
    Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer
    Bütün köy çocuklarını getirin buraya.
    Son bir ders vereceğim onlara.
    Son şarkımı söyleyeceğim,
    Getirin, getirin… Ve sonra öleceğim.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
    Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
    Kaderleri bana benzeyen,
    Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
    Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
    Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
    Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin, görün beni,
    Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
    Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
    Bacımın suladığı fesleğenleri,
    Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
    Avluların pembe entarili hatmisini,
    Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
    Aman Isparta güllerini de unutmayın,
    Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
    Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
    Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
    Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
    Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
    Ne güller fışkırır çilelerimden,
    Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
    Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
    Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
    Baharda Polatlı kırlarında açan,
    Güz geldi mi Kop dağına göçen,
    Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
    Muş ovasından, ağrı eteğinden,
    Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
    Çiçek getirin, örtün beni,
    Eğin türkülerinin içine gömün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
    En güzellerini saymadım çiçeklerin,
    Çocukları, öğrencilerimi istiyorum,
    Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
    Köy okullarında açan gizli ve sessiz,
    O bakımsız ama kokusu eşşiz çiçek,
    Kimse bilmeyecek seni, seni kimse bilmeyecek
    Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

    Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
    Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
    Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
    Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
    Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
    Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
    Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
    Okulun duvarı çöktü, altında kaldım,
    Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
    Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
    LÇile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
    Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
    Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya.
    Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

    Ceyhun Atıf KANSU




    ÖĞRETMEN MARŞI


    Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
    Nura doğru can atan Türk genciyiz.
    Yer yüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;
    Korku bilmez soyumuz.

    Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
    Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

    Candan açtık cehle karşı bir savaş,
    Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
    Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
    Durma durma koş.

    Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
    Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

    İsmail Hikmet ERTAYLAN



    ANA GİBİ, BABA GİBİ

    Öğretmenim bilir misin
    Seni nasıl sevdiğimi?
    Sorsan bana nerde yerin
    Gösteririm ben kalbimi

    Ana değil, ana gibi;
    Baba değil, baba gibi
    Öğretmenim ben de sevgin
    Can içinde bir can gibi…

    Hüseyin DÜZBASAN


    BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

    Ben öğretmen olmak istiyorum.
    Ben şâirimin mısralarında dil,
    Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül.
    Âşığımın sazında tel
    Öpülesi bir el olmak istiyorum:
    Ben öğretmen olmak istiyorum…
    Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
    Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum
    Ben öğretmen olmak istiyorum…
    Ben öğretmen olmasam diyorum!
    O zaman şu körpe fidan
    Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi?
    Şu gelinlik kızım,
    Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
    Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
    Vatan için, millet için, bayrak için
    Göz kırpmadan ölmeyi?
    Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
    Sen namussun, vicdansın, adaletsin…
    Sen müsbet ilimsin kardeşim
    Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan…
    Sen buram buram tüten vatan-sevgisi
    Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun
    Biz öğretmen olmalıyız kardeşim:
    Biz görmeyenlere göz,
    Duymayanlara kulak,
    Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız…
    Biz şairlerimizin mısralarında dil.
    Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül.
    Âşıklarımızın sazlarında tel.
    Öpülesi bir el olmalıyız.
    BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ. .

    (Millî Eğitim Dergisi)

    BEN ÖĞRETMENİM

    Şanlı bayrağımı görünce
    Okulumun gönderinde,
    Daha bir başka çarpar yüreğim.
    Her sabah açtığım kapının
    Bilgiye, sevgiye, doğruluğa açıldığını
    Çok iyi bilirim.
    Gelecek yetiştiririm, geleceğim için
    Çünkü;
    Ben öğretmenim
    Yeni nesil benim eserim!

    Murat ŞENGÖNÜL
    İçören İlköğretim O. Md. V.
    Savur/MARDİN

    BEN ÖĞRETMENİM

    Ben öğretmenim,
    Sevdalısı bu yurdun.
    Dolaşırım sınırlarında yurdumun
    En yüksek burçlarına çıkar,
    Bayrak olurum.

    Ben öğretmenim,
    Bir rüzgâr olur eserim,
    Erzurum yaylasından.
    Bütün yaylalarımda dolaşırım.
    Özgürlük olurum.

    Ben öğretmenim,
    Yalnızlık türküleri söylerim, mezralarda…
    Kemeraltı çarşısındaki insan seline karışır,
    Karışır yüreğim…
    Umut olurum.

    Ben öğretmenim,
    Göçmen kuşlar gibi dolaşırım yurdumda,
    Geceyle biter yolculuğum.
    Aydınlık olur her yan.
    Işık olurum.

    Ben öğretmenim,
    Baharların sevdalısı…
    Çocuklarımın gözlerinden akıp içeri,
    Can veririm.
    Hayat olurum.

    Ben öğretmenim,
    Gökyüzü hepimiz için mavi…
    Bulut olur dolaşırım göklerde.
    Sonra indiğim yerde,
    Rahmet olurum.

    Gönderen : Adem AKYOL


    BENİ EĞİTİN

    Eğitin beni, çocukluğumdan başlayarak
    Alfabemi öğretin bana.
    Çökmüş, yıkılmış umutlar içinde
    Gülmeyi, filizlenmeyi öğretin,
    Eğitin beni.
    Tutun kolumdan gezdirin toprağımın üstünde,
    Vatanımın dört bir yanını sevmeyi öğretin
    Eğitin beni.
    Çıkarın beni semalara uçmayı öğretin,
    Atın beni deryalara yüzmeyi öğretin,
    Eğitin beni.
    Güneşi gösterin bana yağmurlu günde,
    Kardeşliği öğretin,
    Suç aramayın geçmişte, dünde,
    Geleceği öğretin,
    Eğitin beni.
    Tutun elimdeki silâhı savaşmayı öğretin,
    Millet için milletçe yaşamayı,
    Korunmayı öğretin,
    Eğitin beni.
    İnsanlık içinde başımı dik tutmayı,
    Milletimle gurur duymayı,
    Yönetmeyi öğretin,
    Eğitin beni.
    Üzmeyin kısa bir ömür için
    Elime verilen meş’aleyi ufuklara

    Ahmet VAHAPOĞLU


    DİMDİK AYAKTASIN ÖĞRETMENİM

    Tebeşirle boyanan ellerini öpsem,
    Sevgi bağından gülleri derip yollarına sersem,
    Sen yücelerin yücesi, mesleklerin en ulvicesi,
    Senin için çok şey yapsamda, bir şey yaptım diyemem.
    Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
    Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

    Yorgun olsan,şakaklarına ak saçlar düşsede,
    Sen yine mutlu ve umutlusun öğretmenim,
    Senin umudun parıl parıl parıldayan gözler,
    Senin umudun gülücükleri eksik olmayan yüzler.
    Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
    Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

    Sen mimarların dahi mimarı sevgili öğretmenim,
    Bir harfin için kırk yıl mı ? Kaç yıldır bilmem kölenim,
    Senede bir gün değil, her gün senin için ölenim,
    Eller bilmesede kıymetini ben bilenim.
    Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
    Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

    Cemil AYDIN
     

  2. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Cevap: 24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

    ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

    Ben, öğretmen olmak istiyorum,
    Ben, şairimin mısralarında dil
    Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
    Aşığımın sazında tel
    Öpülesi bir el olmak istiyorum.
    Ben, öğretmen olmak istiyorum…

    Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
    Korkunun mayalandığı yerde yürek,
    Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum.
    Ben öğretmen olmak istiyorum…

    Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
    Şu yetim çocuğa yanan bir ocak,
    Çorak topraklara yağan yağmur,
    Azgın sulara, bend,
    Mehmed’imin elinde çağlar açan kılıç,
    Ben ana, ben baba, ben Fatih, ben İbni Sina,
    Ben Mimar Sinan olmak istiyorum.
    Ben öğretmen olmasam diyorum,
    Kim ekecek tohumları toprağa.

    Ben ressamımın elinde fırça, tualinde renk
    Bestekarımın en içli şarkısında nağme,
    Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem;
    Ben Hoca Ali Rıza,
    Ben Itri, Leyla Hanım,
    Ben öğretmen olmak istiyorum.

    Ben zehirli mantarların,
    Deve dikenlerinin,
    Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil,
    Ben,
    Kırlarda elvan elvan çiçeklerin açtığı,
    Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
    Pınarlarından susayanın içtiği,
    Yollarından yiğitlerin geçtiği
    Çiftçisinin başak, başak kardeşliği biçtiği
    Bir vatan olmak istiyorum;
    Ben, öğretmen olmak istiyorum.

    Ben Hakk’a yönelen alınlarda nur,
    Vatan topraklarını çevreleyen sur,
    Mehmetçiğin göğsünde “iman”
    Gençliğimin damarlarında “asil kan”
    Bu zulme eğilmeyen baş,
    Ben vatan için ağlayan gözlerde yaş,
    Barışta güvercin, savaşta kartal olmak istiyorum;
    Ben, öğretmen olmak istiyorum.

    Nejat SEFERCİOĞLU

    ÖĞRETMENİM

    Bir uzun geçmişte hatırlıyorum seni
    Korkulu çocuk yüreğimde acılar vardı
    Dost muyduk düşman mıydık bilemiyordum.
    İlk resmî ayrılışımdı anamdan, gülemiyordum.
    Galiba bir yayla dönüşü bir ılıkça gün
    Karga seslerinin rüzgârlara karıştığı bir son yazdı
    İlk göz göze gelişimizde sessizce ağlayıverdim
    Zira bana da herkese baktığınca bakıyordun
    Kayıtsız bakışlarınla yüreğimi yakıyordun.
    Bir solgun alev sıcaklığı ile içimi yakmıştın
    Galiba benim dünyamda ilk kravatı da sen takmıştın.
    Tebeşiri senin elinde görmüştüm öğretmenim
    Kara tahta önünde duruyor, kendini yoruyordun
    Bir seyirlik adamdın gözümde.
    Öğrenmeyi değil oynamayı bilirdim.

    Hilmi EREN


    ÖĞRETMENİM

    Öğretmenimin sözleri
    Bu sabah güzel mi güzel
    Göz bebeklerindeki yankılar
    Buram buram dostça
    Tüm insanlara
    El ediyor
    Merhaba….
    Öğretmenimin gözleri
    Alev alev, pırıl pırıl
    Türkiye okunuyor öğretmenimin
    gözlerinden Ilgıt ılgıt akça
    Konuşuyor
    Öğretmenim
    Dağlarca….
    Öğretmenimin elleri
    Öpülesi, öpülecek ellerdir
    Özgürlük türküsünü söylüyor
    Burcu burcu pakça
    Kara tahtanın
    Başında
    İNSANCA….

    Abdülkadir GÜLER


    ÖĞRETMENİM

    Ben,
    Seni ilk defa
    Okul duvarının dışından
    Okula gitmezken tanıdım.
    Kirli suratım, karışmış saçlarım
    Çapaklanmış gözlerimle
    Hep sana bakardım…

    Anasızlığımın özlemini
    Senin çocuklarla ilgilenmenle
    Kapardım…

    Okula başladığımda,
    Cızlavat lâstik ayakkabılarımın içinde
    Donarcasına ıslanmış ayaklarımı,
    Sıcacık bakışlarınla kurutur
    Bana bir kerecik dokunman için
    Her türlü yaramazlığı yapardım…

    Ben,
    Sevdalarımın en büyüğünü
    Sana bakarak yaşadım…

    Sevgili öğretmenim.

    Ragıp SARI


    ÖĞRETMENİM

    Öğretmenim,
    Canım benim!
    Seni ben pek
    Çok severim.

    Sen bir ana,
    Sen bir baba,
    Her şey oldun
    Artık bana

    Gözüm sende,
    Gönlüm sende.
    Okut, eğit
    Beni sen de

    Okut, öğret
    Ve nihayet
    Yurda yarar
    Bir insan et!

    Rakım ÇALAPALA

    ÖĞRETMENİM


    Güler yüzlü öğretmenim,
    Bir tanesin, canım benim.
    Masallarla bilmeceler,
    Anlatırsın neler neler…

    Kalemimi tutamazken
    Kitabımı açamazken
    Bir de baktım yazıyorum,
    Sular gibi okuyorum.

    Çalışıp iyi olmayı,
    Koşup el ele vermeyi,
    Bu güzel yurdu sevmeyi
    Sen öğrettin öğretmenim.

    Bizde pek çok emeğin var,
    İçimizde çok yerin var
    Yetiştirdin hepimizi,
    Ver öpelim elinizi

    Süleyman KARAGÖZ

    ÖĞRETMENİME

    Bilgi demetleri sun, yine bana,
    Yine yalçın dağlar ötesinden gel…
    Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
    Yine altın çağlar ötesinden gel…

    Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
    Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
    Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
    Baharlarla bağlar ötesinden gel…

    Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
    Uzat maviliği şeffaf saraydan
    Buketler dererek bize uzaydan,
    Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

    Milletime doğan şafaklarla şen,
    Şehitler yatağı topraklarla sen,
    Irkıma şen veren bayraklarla sen
    Tarihler, otağlar ötesinden gel….

    Süleyman ÖZBEK


    ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ

    Ben, köy öğretmeniyim,
    Dağ başında bulutların altında.
    Toprak kokar ellerim,
    Pantolonumda çamur lekesi var.
    Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
    Kars’tan Edirne’ye kadar.
    Geceleri mum yakarım odamda,
    Yarın dokuz Ekim,
    Köyde bayram var.
    On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
    Tüm anadolu’ya selamları var.
    Henüz kara tahtam yok,
    İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
    Aydınlık A’dan başlayacak

    O. Köksal MEMİŞ

    ÖĞRETMENİM


    Ben bir gülüm, sen bahçıvan
    Çok açarsam eser senin
    Mis kokarsam hüner senin
    Ama bir de solarsam
    Günah senin, günah senin
    Öğretmenim.

    Ben tohumum, çiftçi sensin
    Çok sularsan, ürün senin
    Bol olursam, verim senin
    Ama bir de çürütürsen
    Hata senin, hata senin
    Öğretmenim.

    Ben elmasım, sarraf sensin
    Pırlanta isem, emek senin
    Parlıyorsam, yaldız senin
    Ama bir de parçalarsan
    Kırık senin, kırık senin
    Öğretmenim.

    Ben boş defter, kalem sensin
    Doğru yazsan, yarın senin
    Güzel yazsan, ikbal senin
    Ama bir de karalarsan,
    Vicdan senin, vicdan senin
    Öğretmenim.

    Ben öğrenci, sen öğretmen
    Başarırsam hüner senin,
    Kazanırsam zafer senin,
    Ama bir de kaybedersem,
    Yok diyecek başka sözüm,
    Yorum senin, yorum senin
    Öğretmenim.

    Hatice Kültür Torun

    ÖĞRETMENİM

    Köyde, kentte, bucakta
    Uygarlık yolunda
    İyilik, güzellik için
    YARIŞTASIN

    Adın dillerde, sevgin gönüllerde
    Elinde hiç sönmeyen bir mum
    Zifirî karanlıklarla
    SAVAŞTASIN

    Vatan denen yuvada
    Atatürk’ün yolunda
    Birlik, beraberlik için
    BAŞTASIN

    Tohumlar ekersin insanlık bahçesine;
    Fidan olur, ağaç olur,
    Meyve verir
    KIVANÇTASIN

    Anadolu’nun uzak yerlerinde,
    Güçlükler içinde,
    Çok şeyler beklemeden
    UĞRAŞTASIN

    F. Ceren DAYANGAÇ
     


  3. Cevap: 24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

    İngilizce Öğretmen ile ilgili şiirler lazım
     

  4. banada ingilizce öğretmeni ile ilgili şiir lazım