30 Ağustos Zafer Bayramı Şiirleri Kısa

Konusu 'Kıta kıta şiirler' forumundadır ve Lavinia tarafından 24 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Kısa 30 Ağustos Zafer Bayramı Şiirleri

    30 Ağustos Zafer Bayramı Kısa Şiirleri

    30 Ağustos

    Otuz Ağustos…
    Ufukta bir duman, bir toz.
    Türk süvarisi yürüyor; uzakta,
    Top sesleri homurdanmakta.
    Köpük içinde, tere batmış atlar…
    Bunlar at değil.
    Ayaklı kanatlar.
    Sisli tepelerde gölgeler boğuşuyor
    Gölgeler düşüyor, kalkıyor, koşuyor
    Süngüler parlıyor,
    Eziyor, vuruyor;
    Mehmetçik yeni Türkiye’yi yuğuruyor.
    Bir sürünün dağılışı.
    Boğulan bir boğazın kısık nefesi…
    Bir el, Akdeniz’i gösteriyor.
    Bir el ki, bütün cihana bedel.
    Uçuyor atlar, Köpüklü kanatlar.
    Kaçıyor gölgeler,
    Eriyor mesafeler…
    Dokuz Eylül, İzmir,
    Sanki bir Gelincik tarlası,
    İki sevgilinin kavuşması,
    Gözler yaşlı, denizler sapsarı,
    Sevinç içinde çırpınıyor, Akdeniz’in Dalgaları.

    Server ZİYA

    30 AĞUSTOS

    Kocatepe'nin büyük düşünceleri,
    Doğuyor kalplere aydınlık, zamanlı.
    Uyku tutar mı ağustos geceleri,
    Bu ay cümle fetihlerle heyecanlı,
    Heyecanlı hey.

    Mustafa Kemâl'in dudağında eli,
    Gözlerine vurmuş vaktin en güzeli.
    Bu dağlar, askeri deli eder deli.
    Vermiş omuz omza destanlı destanlı,
    Destanlı hey.

    Hazır ol vaktinde şafaklar!
    Hazır, yürümeye topraklar,
    Tepe tepe kımıldanıyor...

    Endişeli, uzakların benzi uçuk,
    Düşman, düşman ama çocuk kadar küçük.
    Yirmi altı ağustos, saat beş buçuk.
    Dram, Dumlupınar'da başlıyor, kanlı,
    Alkanlı hey.

    Mustafa Necati KARAER

    ZAFER TÜRKÜSÜ

    Yaşamaz ölümü göze almayan,
    Zafer göz yummadan koşana gider.
    Bayrağa kanının alı çalmayanın,
    Gözyaşı boşana boşana gider.

    Kazanmak istersen sen de zaferi,
    Gürleyen sesinle doldur gökleri.
    Zafer dedikleri kahraman peri,
    Susandan kaçar da coşana gider.

    Bu yolda herkes bir, ey delikanlı!
    Diriler şerefli, ölüler şanlı.
    Yurt için dövüşen başı dumanlı,
    Her zaman bu şandan, o şana gider.

    Faruk Nafiz ÇAMLIBEL