6 Mart Atatürk'ün Antalya'ya Gelişi Hakkında Bilgi

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Nehir tarafından 12 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. 6 Mart Atatürk'ün Antalya'ya Gelişi

    1930 yılı Mart ayının başlarında Atatürk İzmir'deydi. Havalar soğuk gidiyordu. Antalya'nın ılık ikliminde bir hafta dinlenmeyi düşündü. 5 Mart 1930 günü karayolu ile İzmir'den Antalya'ya hareket etti. IspartaBurdur derken 6 Mart 1930 günü öğleden sonra Antalya'ya geldi.

    Kepez'den şehre kadar halk yolun iki yanını doldurmuştu. Saat tam 16. 00 da Tophane Meydanına gelen Atatürk'e armağan etmişlerdi. Köşkün önü mahşerdi. Atatürk kısa bir süre Köşk'te dinlendikten sonra balkona çıktı. Halk çılgınca alkışlıyordu. Atatürk burada kısa bir konuşma yaparak Antalyalılara teşekkür etti. O akşam Türk Ocağındaki toplantıya katılarak gençlerle memleket sorunları üzerine görüştü. Gece yarısına doğru Köşküne çekildi.

    Atatürk Antalya'da 12 Mart 1930 sabahına kadar tam bir hafta kalmıştı. Bu süre içinde Antalya'da geziler yaptı. Müzeleri eski eserleri gezdi. Narenciye bahçelerinde üreticilerle görüştü. Dinlendi. 12 Mart 1930 sabahı saat 10 da arkadaşlarıyla birlikte Ankara'ya döndü.


    Atatürk Antalya'ya 10 Şubat 1931 günü öğleye doğru tekrar gelmişse de o gün Antalya'da kalmamışİzmir'den beri kıyıları tarayarak gelen Ege'de o gün Antalya'da kalmamış İzmir'den beri kıyıları tarayarak gelen Eğe Vapuru ile Silifke'ye geçmişti. Atatürk'ün Antalya'ya üçüncü ve son gelişi 1935 yılı Şubat ayına rastlar. Atatürk 16 Şubat 1935'te Ege Vapuru ile İzmir'den hareket etmiş 18 Şubat 1935 Pazartesi günü saat 13. 30'da Antalya iskelesine çıkmıştı. Yanında kız kardeşi Makbule Atadan Nebile Hanım Prof. Afet İnan Fahrettin Altay Nuri Conker Cevat Abbas Gürer yaverler ve başkaları vardır. İskeleden faytonlarla doğruca Köşküne gelen Atatürk burada akşama kadar dinlendi. Akşam Erenkuş'a oradan tekrar köşke geldiler. Geceyi Köşkte geçiren Atatürk ertesi günü gece saat 22. 30 da Ege Vapuru ile Taşucuna hareket etti.


    Antalyalıların Atatürk'e hediye ettikleri Atatürk Köşkü iki katlı üzeri kiremit çatı taş bir yapıdır. Girişinde uzun bir hol holün sağında bir salon bir oda banyo ve mutfak solonda da iki oda ve üst kata çıkan merdiveni vardır. Üst katta ise holden ayrı olarak birisi balkonlu olmak üzere yedi odası vardır. Atatürk merdivenin karşısındaki odada yatmıştır.


    Atatürk'ün ölümünden sonra Antalya Atatürk Köşkü Özel İdareye geçmiş 1939 da Akşam Kız Sanat Okulu ve Kız Enstitüsü binası olara kullanılmıştı. 1952 yılında Tarım Bakanlığına devredilen Köşk son yıllara kadar Teknik Ziraat Müdürlüğünün büroları olarak kullanılmıştır. 1980 yılından sonra Kültür Bakanlığına devredilin Köşk onarılmış Atatürk Müzesi olarak ziyade açılmıştır.

    (TC.Antalya valiliği Kültür ve turizm bakanlığı.)


    Ben manevî miras olarak hiç bir ayet hiçbir dogma hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.

    Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletlerhayatı akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur

    Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki çok kere din perdesine bürünmüşler sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz dinleyiniz. Görürsünüz ki milleti mahveden esir eden harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. 1923