A dan Z ye Bayan İsimleri

Konusu 'Web Sözlük' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. A dan Z ye Kız İsimleri

    A



    Açelya: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli bir çiçek.
    Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek
    Adile: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    Afet: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    Afife: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    Afitap: Güneş / Çok güzel
    Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
    Ahsen: En güzel, çok güzel
    Ahu: Ceylan / Maral
    Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey
    Akgül: Beyaz gül, gül gibi
    Akgün: Aydınlık gün
    Alev: Ateşin çıkardığı
    Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
    Aliye: Yüce, yüksek
    Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken)
    Altan: Kızıl şafak
    Arzu: İstek, özlem eğilim
    Asiye: Acılı kadın / Direk
    Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili
    Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan
    Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici
    Asuman: Gök, gökkubbe, sema
    Asya: Yeryüzü'nün anakaralarından (kıta) birinin adı
    Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın
    Atıfet: Allah'ın lütfu
    Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden
    Aycan: İçi aydınlık
    Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali
    Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer
    Aydan: Aya benzer, ay gibi
    Ayfer: Ay ışığı
    Aygen: Gönül dostu
    Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli
    Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay'ın çevresindeki ışıklı daire
    Aylin: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı daire
    Aynur: Ay gibi ışıklı
    Aysel: Ay gibi parlak ve güzel
    Aysu: Ay gibi berrak su
    Aysun: Ay gibi güzel ve parlaksın
    Ayşe: Yaşam, dirlik
    Ayşegül: Güleç, güler yüzlü
    Ayşem: Ayşe + m (benim Ayşem)
    Ayşen: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
    Ayşin: Ay gibi, aya benzeyen
    Aytaç: Ay gibi taçlı
    Ayten: Ay gibi beyaz tenli
    Azime: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / İri, kemikli yapılı
    Azize: Onur sahibi, yüce, ermiş
    Azra: Bakire, el değmemiş
    Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    Ayşan: Şanı ay gibi parlak olan
    Andaç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
    Alara: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen, kırmızı süs anlamında bir tamlama
    Alarcın: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
    Asena: Türk Mitolojisi'nde Ergenekon Destanı'nda adı geçen dişi kurt
    Aybel: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
    Asrın: Çağdaş, bu çağa ait olan, çağa uygun olan
    Aleyna: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
    Aytül: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
    Ayfer: Ay ışığı
    Aleyna: Allah'ın iyi kullarından olanlar



    B

    Bahar: Doğanın canlandığı mevsim
    Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
    Banu: Ev kadını, bayan
    Balca: Bal damlası, bal gibi
    Başak: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
    Bedia: Güzellik, üstün değerli olan
    Bedriye: Ay'ın 14. geceki haliyle ilgili
    Begüm / Begün: Saygıdeğer kadın
    Behice: Şen güleryüzlü
    Behiye: Güzel ve alımlı kadın
    Belgin: Açık, belirli, farkedilen
    Belkıs: Yunanca asıllı olup Arapça'ya geçen tarihi bir isim
    Benan: Parmakla gösterilecek kadar güzel
    Bengi: Sonsuz, sonsuzluk
    Bengisu: İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan su
    Bengül: Üzerinde benekler bulunan gül
    Bensu: Su gibi aziz benlik
    Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    Berin: Manen çok yüksek
    Berna: Genç, delikanlı
    Berrak: Temiz, saf, arınmış
    Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    Beste: Ezgilerin özgün dizimi
    Betil/Betül: Temiz, iffetli
    Betigün: Beti + Yüz (Bet: benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, aydınlık yüz
    Beyhan: Bey soyundan
    Beyza: Beyaz, en beyaz
    Bihter: En iyi
    Bike / Bikem: Kadın, hanım
    Bilge: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    Billur: Pek duru ve temiz cam
    Binnaz: Çok nazlı
    Binnur: Çok nurlu
    Birgül: Tek ve benzersiz gül
    Birsen: Yalnız sen anlamında
    Birsu: Özel bir su, biricik su gibi
    Bucak: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad
    Buket: Çiçek demeti
    Burçak: Tohumları kullanılan bir bitki türü
    Burçin: Dişi geyik
    Burcu: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
    Büşra: İyi haber
    Bilun: Yarım Ay
    Başar: Başarılı ol anlamında
    Biricik: Tek, bir tane, emsalsiz
    Beril Arınmış, aklanmış
    Berfin: Kar toplayan
    Beray: Ay'ın en ışıltılı, en parlak hali
    Berra: Bereketli olan


    C - Ç

    Cahide: Çalışan, çaba gösteren
    Canan: Sevgili, yâr
    Cansu: Cana benzer değerde
    Cemile: Hoşa giden davranış
    Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan
    Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
    Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran

    Çağla: Badem, erik ve kayısı gibi meyvelerin ham hali
    Çağrı: Davet
    Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
    Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü
    Çiler: Güzel öten, güzel ötüşlü
    Cankat: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    Çisem: Çiseleyen yağmur
     

  2. D

    Damla: Bir sıvının küçük parçacığı
    Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir ağaç türü
    Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
    Deniz: Yeryüzü'nün 3/4'ünü oluşturan tuzlu su tabakası
    Derya: Deniz, çok bol, gönül
    Destan: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
    Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması
    Dide: Göz (Arapça)
    Didem: Dide: Göz / Didem: Gözüm
    Dilan: Gönül dostu, gönüldaş
    Dilara: Gönül alıcı, sevgili
    Dilay: Gönlü Ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan
    Diler: İsteyen, dileyen
    Dilhan: İçten, gönülden söyleyen
    Dilek: İstek, arzu
    Dilruba: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
    Döndü: Henüz evlenmemiş kız
    Duygu: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
    Dünya: Yeryüzü
    Dürdane: İnci tanesi
    Dürriye: İnci gibi parlayan
    Dicle: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
    Dolunay: Ay'ın tam olarak görünen biçimi
    Destan: Dilden dile anlatılan efsanevi hikâyeler
    Derin: Yüzeyi tabanından uzak olan
    Diclehan: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
    Dilberay: Ay gibi güzel kadın


    E

    Ebru: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
    Ece: Reis / Ulu / İleri gelen
    Eda: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
    Ekin: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
    Ela: Sarıya çalan kestane rengi
    Elçin: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
    Elif: Arap Alfabesi'nin ilk harfi / Dost, tanıdık / Işık saçan güzel kız
    Elmas: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
    Elvan: Renkli, renk renk / Güzel kokuların yayılması
    Emel: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
    Emine: Güvenilir, inanılır kimse
    Enise: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
    Esen: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
    Eser: Rüzgârın esmesi / Ortaya konan yapıt
    Esin: Rüzgâr / İlham / İçe doğan duygu ve düşünce
    Esma: Adlar, isimler
    Esmeray: Ay güzelliğinde esmerlik
    Esra: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)
    Eylül: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı)
    Evşen: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
    Eftalya: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan
    Ecem: Kraliçem, benim sultanım
    Eyşan: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü

    F

    Fadiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fadik: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
    Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
    Fahrünissa: Övünülecek değerde kadın
    Fatma: Sütten kesme / Aslı Fatima
    Fatoş: Fatma adının halk arasında bir başka söyleniş biçimi
    Fazilet: Erdem / İyi huyların tümü
    Fehime: Anlayışlı, çabuk kavrayan
    Ferah: Bol, geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
    Feray: Aydınlık, parlak
    Ferda: Yarın / Gelecek zaman / Mecazi anlamda kıyamet günü
    Feride: Tek, eşsiz, benzeri olmayan
    Feriha: Sevinçli, ferah
    Feyza: Başarılı, refah içinde, mutlu
    Fidan: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
    Figen: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
    Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
    Filiz: Ağaçtan süren taze dalcıklar
    Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı
    Fulya: Nergislerden soğan köklü bir bitki
    Fuldem: Her zaman geniş, açık görüşlü
    Fulden: Her zaman geniş, açık görüşlü
    Funda: Küçük çalılık / Süpürge otu
    Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
    Füsun: Efsun / Büyü, sihir
    Füreyya: Parlak, ışıltılı günler
    Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim

    G

    Gamze: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    Gaye: Amaç, erek, varılmak istenen hedef
    Gizem: Sır, bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
    Gonca: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    Gökben: Özü genç olan
    Gökçe: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
    Gökşin: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    Gönül: Kalp, eğilim, sevgi, arzu, heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    Gözde: Göze girmiş, sevilip beğenilen
    Güher: İnci / Soy
    Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı boya
    Gülben: Ben, gül'üm anlamında
    Gülçin: Gül derleyen, gül toplayan
    Güldem: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    Gülden: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    Güldeste: Gül destesi
    Gülen: Güleç yüzlü
    Gülendam: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    Gülfem: Gül dudaklı, gül ağızlı
    Gülşah: Gül dalı, güllerin kraliçesi
    Gülşen: Gülistan / Gül bahçesi
    Gülgün: Gül renginde, kırmızı, pembe
    Gülhanım: Gül gibi güzel kadın
    Gülistan: Gül bahçesi
    Güliz: Gül gibi güzel iz bırakan
    Gülizar: Gül yanaklı
    Güllü: Güzel kadın / Gülü olan
    Gülnaz: Gül gibi ince ve narin
    Gülpembe: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    Gülriz: Gül saçan, gül serpen
    Gülsen: Gül gibi güzel
    Gülsüm: Yuvarlak yüzlü, güzel
    Gülsün: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    Gülten: Gül gibi pembe tenli
    Gün: Gündüz vakti / Aydınlık
    Günay: Aydınlık gün
    Güneş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı, ışık veren gök cismi
    Güner: Güneşin doğma zamanı, fecr
    Güngör: İyi günler yaşa anlamında
    Güniz: Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    Günsel: Günle ilgili güne ait
    Günseli: Işık seli, parlak ışık demeti
    Gürcan: Herkesi seven, özveride bulunan
    Güven: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    Güzide: Seçkin, seçme, seçilmiş
    Güzin: Seçici, beğenici
    Göknur: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
    Günnur: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
    Günal: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
    Gülin: Güle ait olan, gülden gelen
    Göknil: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil
    Gülcan: Gül gibi güzel, canlı
    Gülbiz: Bizim gülümüz

    H

    Habibe: Seven, sevgili, dost
    Hacer: Taş, kaya parçası, çakıl
    Hafize: Koruyucu, esirgeyici
    Hale: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı halka
    Halide: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
    Hamide: Şükredici, hamd edici
    Hamiyet: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
    Handan: Gülen, şen
    Hande: Gülüş, gülme / Alay etme, eğlenme
    Hanife: Allah'ın birliğine inanan, iman eden
    Hanım: Soylu kadın, bayan
    Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
    Hasibe: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
    Hatice: Erken doğan kız çocuğu
    Havva: Allah'ın yarattığı ilk kadın
    Hayal: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler, kesitler, olaylar
    Hayat: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
    Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
    Hayrünissa: Kadınların hayırlısı
    Hazal: Haz duy, tad al anlamında
    Hazan: Güz, sonbahar
    Hediye: Armağan, bahşiş
    Hilal: Gül yanaklı
    Huri: Cennet kızı, melek
    Huriye: Melekle ilgili, melek gibi
    Hülya: Kuruntu, hayal
    Hümeyra: Aklık, beyazlık
    Hüner: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
    Hürmüz: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
    Hürrem: Sevinçli, hoş vakit geçiren
    Hürriyet: Özgürlük
    Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
     


  3. I - İ

    Ilgın: Akdeniz Bölgesi'nde yetişen bir tür ağaç
    Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    Işıl : Işıklı, parıltı
    Işılay : Ay ışığı
    Işın : Bir ışık kaynağından çıkıp giden ışık çizgisi
    Itır: Güzel koku / Çiçek

    İclal: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
    İdil : Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı
    İffet: Temizlik, namuslu olmak
    İkbal: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
    İlayda: Su perisi
    İlkben: Ben ilk'im anlamında
    İlke: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
    İlknur : İlk + Nur / İlk gelen ışık
    İlksen: Önce sen anlamında
    İlkyaz: Bahar sonu, yaz başlangıcı
    İmge: Zihinde tasarlanan / Düş, hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
    İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket
    İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
    İpek: İpekböceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
    İrem: Cennet / Şam ya da Yemen'de bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
    İzel: İz + El / El izi anlamında


    J

    Jale: Kırağı, çiğ, şebnem
    Jülide: Karışık, dağınık saç

    K

    Kader: Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına inanılan olağanüstü güç
    Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
    Kamelya : Çaygillerden, pembe ya da beyaz çiçek açan bir bitki
    Kamile : Bütün, tam, eksiksiz, olgun
    Kamuran : Dileğine kavuşmuş olan
    Kevser: Cennette bir akarsuyun adı
    Kezban: Aslı Kedbanu / Vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
    Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü
    Kısmet : Talih, nasip, kader
    Kıymet: Değer, paha, bedel
    Kiraz: Gülgillerden bir meyve ağacının sulu, tek çekirdekli meyvesi

    L

    Lale: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
    Lamia: Parlak, parlayan
    Latife : Yumuşak, hoş, nazik / Espri, şaka
    Leman : Titrek / Parlamak / Ekin toplamak
    Lemide : Parlak, parıldayan
    Lerzan: Titreyiş, titrek
    Leyla: Uzun ve karanlık gece
    Lida : Ermeni bir prenses ismi
    Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili

    M

    Macide: Şan ve şeref sahibi
    Makbule: Alınan, kabul olunan, beğenilen
    Manolya : Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç
    Mediha : Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
    Mefharet : Övünç, övünme, kıvanç
    Mefkure: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
    Mehpare: Ay parçası
    Mehtap: Ay ışığı, dolunay
    Mehveş : Ay yüzlü, ay gibi güzel
    Melahat: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
    Melda: İnce ve taze vücutlu
    Melek: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
    Meliha: Güzel, şirin
    Melike : Kadın hükümdar
    Melis: Bal arısı
    Melisa: Baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki
    Melodi : Ezgi, müzik parçası
    Meltem: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı
    Menekşe: İnce saplı, ufak, mavi çiçekli, güzel kokulu bitki
    Meral (Maral): Meral (maral), dişi geyik
    Meriç: Bulgaristan'la olan sınırımızda bulunan bir nehir
    Merih: Dokuz gezegenden biri (Mars)
    Merve: Mekke yakınlarında bir dağ
    Meryem: Dinine bağlı kadın
    Mihriban: Seven, şefkatli
    Mine: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
    Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi, Ay gibi parlayan
    Mualla: Makam ve rütbece yüksek olan
    Müberra: Aklanmış, temize çıkarılmış
    Mücella: Parlak, cilalanmış
    Müesser: Eser bırakan, eser sahibi
    Münevver: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
    Müşerref: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
    Müge: İnci çiçeği
    Muhterem: Saygın, saygıdeğer
    Müjde: İyi haber, sevinçli haber
    Müjgan: Kirpik
    Mukadder: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
    Mukaddes: Kutsal olan, mübarek olan
    Mükrime: İkramı bol olan
    Münire: Işık veren, aydınlatan
    Mürüvvet: Kişilik, şahsiyet, insanlık
    Munise: Sıcakkanlı, sevimli
    Muzaffer: Zafer kazanan, üstün gelen
    Mısra: Şiirin bir satırı
    Müzeyyen: Süslü, süslenmiş, bezenmiş

    N

    Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    Nadide: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
    Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan
    Naşide : Şiir söyleyen, şiir okuyan
    Nalan : İnleyen, feryat eden
    Naz: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
    Nazan: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
    Nazlı: Naz eden, cilveli, işveli
    Nazmiye : Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
    Nebahat: Onur, şeref, ün
    Necla: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil
    Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
    Neşe: Sevinç, gönül ferahlığı
    Nehir : Irmak, büyük akarsu
    Nergis: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
    Neriman: Pehlivan, yiğit
    Nermin : Yumuşak
    Neslihan: Han soyundan gelen
    Neslişah: Şah soyundan gelen
    Nesrin: Bir tür yaban gülü
    Nevin: Yeni
    Nevra: Işıklı parlak, çiçek
    Nezahat: İç temizliği, paklık
    Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik
    Nezihe: Temiz, pak
    Nida: Seslenme, çağırma, seslenen
    Nigar: Resim, resim gibi güzel
    Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
    Nihan: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
    Nil: Afrika Kıtası'nda bir nehir
    Nilgün: Mavi renkte, çivit rengi
    Nilüfer: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
    Nimet: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
    Nisa: Kadın
    Nisan: Yılın 4. ayı
    Nükhet: Güzel ve hoş kokulu
    Nur: Işık, parıltı, aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık
    Nural: Kutsal ışık
    Nuran: Işıklı, nurlu, aydın
    Nuray: Ay ışığı gibi nurlu
    Nurcan: Işık canlı, can ışığı
    Nurgül: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
    Nurhan: Aydın hükümdar
    Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
    Nursel: Sel gibi ışık
    Nurseli: Işık seli
    Nursen: Işık gibi nurlu
    Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü
    Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan
     

  4. O - Ö

    Okşan: Sevil, sevgiye değer ol
    Olcay: Talih, baht, ikbal
    Oya : Dantel, süs, küçük kız kardeş

    Öykü : Hikâye, masal
    Özden : Soyca temiz, köleliği olmayan
    Özge: Başka, yabancı / İyi, güzel
    Özlem: Hasret, birine ya da bir yere duyulan görme arzusu
    Özlen: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
    Öznur : Gerçek ışık, ışığı özlü olan


    P

    Parla: Parlamak fiilinin emir kipi
    Pakize: Çok temiz, hoş ve güzel
    Pelin: Siyah ve beyaz renkte, acı kokulu bir tür bitki
    Pelinsu : Pelin + Su
    Pembe : Açık kırmızı renk
    Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin
    Perihan: Peri padişahı, perilerin başı
    Perran: Uçan, uçucu
    Pervin: Ülker yıldız takımı (Süreyya)
    Petek : Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne
    Pınar: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
    Piraye: Süs, bezek


    R

    Rabia: Dördüncü
    Rahime: Acıyan, esirgeyen
    Rahşan : Parlak, parlayan
    Rana : Güzel, hoş görünen
    Rengin : Renkli, boyalı, güzel
    Reyhan: Fesleğen, güzel kokulu bitki
    Rezzan: Ağırbaşlı, vakur, ciddi
    Rüya: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular
    Ruhsar : Yanak, yüz, çehre


    S

    Saadet: Mutluluk
    Sabahat / Sebahat: Güzellik
    Sabiha : Yüzen, yüzücü, güzel şirin, hoş
    Sabite : Yerinde duran, kımıldamayan
    Sabriye : Sabırlı, sabırla ilgili
    Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren
    Safiye: Katıksız, katışıksız, saf
    Sahiba: Bir şeyi elde etmiş olan
    Saime : Oruç tutan, oruçlu
    Sakine: Oynamayan, kımıldamayan, durgun
    Saliha: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
    Salime: Eksiksiz, sağ, sağlam
    Samime: Bir şeyin temeli, en köklü yeri
    Sanem : Put, put kadar güzel, çok güzel
    Saniye: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi
    Seçil: Beğenilen, seçilen
    Seda : Ses
    Sedef: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
    Seden: (Sedan) sesin, seslenişin
    Seher: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
    Selda: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inen sel
    Selen: Haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen
    Selin: Senin Sel'in, sana ait sel
    Selma: Doğru ve iyi yolda, selamette olma
    Selvi: Yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç
    Sema: Gökyüzü
    Semahat: Cömertlik, el açıklığı
    Semiha: Cömert gönüllü, eli bol
    Semiramis: Asur kraliçesinin adı
    Semra: Esmer
    Senay: Ay gibisin anlamında
    Seniha: Yüce, yüksek
    Serap: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması
    Sertap (b): Ser +Tab / Pırıltılı baş, ışıltıların başı
    Seren: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
    Serin: Ilıkla soğuk arası
    Serpil: Serpilmiş, gelişmiş
    Sevda: Aşk, sevgi, tutku, tutkunluk
    Sevgi: Aşk, sevme duygusu
    Sevil: Sevgiye değer, sevilen
    Sevim: Birine yakınlık duymak, sempati
    Sevinç: Neşe, iç ferahlığı
    Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
    Seval: Severek alınan
    Seyhan: Kentten kente yolculuk
    Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
    Sezen: Sezgisi güçlü olan
    Sezer: Sezgisi güçlü olan
    Sıcak: Sıcakkanlı, cana yakın
    Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse
    Sıla: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
    Sırma: Altın yaldızlı ya da yaldızsız ince gümüş tel
    Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
    Simge: Alamet, sembol, bir şeyi anlatan im, imge
    Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
    Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
    Sonay: Yılın son ayı
    Songül: Son açan gül
    Sonat: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
    Sonnur: Son ışık
    Su: Rengi, kokusu ve tadı olmayan, saydam, sıvı madde
    Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili
    Sultan: Hükümdar ailesinden, anne, kız kardeş
    Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
    Sunay: Aysun
    Suzan: Adak ayı
    Sühandan: Güzel konuşan
    Süheyla: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar


    Ş

    Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
    Şahika: Yüksek, yüce, dağın zirvesi
    Şaziment: Allah'ın adamı, Allah'a ait olan, O'nun yolundan giden kişi
    Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
    Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale
    Şefika: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
    Şehnaz: Doğu müziğinde bir makam / Çok nazlı
    Şehrazat (d): 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın
    Şelale: Büyük çağlayan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü
    Şenay: Mutlu geçen ay
    Şengül: İnsanın içini açan gül / Hep şen olup, hep gülmek
    Şennur: Işık saçan, neşe saçan
    Şermin: Utangaç
    Şeyda: Çılgın, deli divane
    Şeyma: Eski Türk adlarından
    Şevval: Arap takviminin onuncu ayı
    Şiir: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi
    Şölen: Eğlence, kutlama, şenlik
    Şükran: İyilik bilme, minnettarlık
    Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek, hoşnut olmak
    Şule: Alev, ateş alevi
     

  5. T
    Tansu: Şafak rengi vurmuş su
    Tanyeli: Şafak vakti esen rüzgâr
    Tayyibe : İyi, hoş, çok temiz
    Tennur : Teni nurlu, aydınlık olan
    Tezer : Çabuk ve erken
    Tuba / Tuğba : Cennette var olduğuna inanılan ağaç
    Turna: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü
    Tutam: Parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan
    Tutku: İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras
    Tülay: İncelikle, düşünce ile ilgili
    Tülin : Ayna
    Türkan: Hakana saltanatta ortaklık eden eşi
    Tünay / Tunay: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık


    U - Ü

    Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili
    Ülfet: Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak
    Ülker : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
    Ülkü : Ancak düşüncede var olan şey
    Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın
    Ümran: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
    Ünsel: Ünü sel gibi aşan
    Ünseli: Ünü sellere benzeyen


    V

    Vahide: Tek, bir
    Verda: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında
    Vesile : Yol, araç, bahane
    Vicdan : Kişiyi davranışları hakkında yargıya iten güç
    Vildan : Kullar, köleler / Yeni doğmuş çocuklar
    Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma


    Y

    Yakut: Alüminyum oksit yapısında, parlak kırmızı renkli, değerli taş
    Yaprak: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
    Yasemin : Yaprakları tek damarlı, beyaz kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri olan bir bitki
    Yağmur : Havadaki su buharının su damlaları halinde yere düşmesi
    Yazgülü : Yaz ve Gül tamlaması
    Yelda: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
    Yeliz: Yel + İz, rüzgâr ve izi anlamında
    Yeşim: Yeşil renkli değerli taş
    Yeter : Kâfi, tamam, gereksinimi karşılayacak nitelikte olan
    Yıldız: Güneş ve Ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri
    Yonca: Birçok türü bulunan bitki
    Yosun: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
    Yurdagül: Yurduna güller saçan, güzellik getiren
    Yurdanur : Yurduna nur getiren
    Yüksel: Özellikle manevi anlamda yüce ol


    Z

    Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
    Zehra: Beyaz ve parlak yüzlü olan
    Zekiye : Aklı, zekâsı olan, çabuk kavrayan
    Zerrin : Nergis
    Zeynep : Değerli taşlar, mücevher
    Zeyno: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi
    Zişan: Şanlı, ünlü, çok tanınmış
    Ziynet: Süs, süs eşyası
    Zübeyde : Öz, cevher
    Zühal: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
    Zühre: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)
    Zülal: Berrak, saf, tatlı, soğuk su
    Züleyha: Hz. Yusuf'un karısının adı
    Zeliha : Züleyha'nın bir başka söyleniş biçimi
    Zülfiye: Saçları çok güzel olan
    Zümrüt: Yeşil renkli, değerli bir taş