A dan Z ye Erkek İsimleri

Konusu 'Web Sözlük' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. A dan Z ye Tüm Erkek İsimleri

    A


    Abdullah: Allah'ın adamı- Allah'a ait olan, onun yolundan giden kişi
    Abidin: Dua eden / Duacı
    Adem: Allah'ın yarattığı ilk insan / Adam
    Adil: Adaletli / Hakça davranan
    Adnan: Eski Türk isimlerinden / İki gökyüzü, iki cennet anlamında
    Affan: Kendini kötülüklerden uzak tutan
    Agah: Bilgili / Bilen / Haberli / Uyanık
    Ahmet: Övülmeye değer/ Beğenilmiş / Allah'a şükreden /
    Akad: Soyluluk, Onurlu bir kişiliğe sahip olmak
    Akın: Hızlı bir biçimde düşmana yapılan saldırı
    Akif: Dünya işlerinden uzaklaşıp, ibadet için Allah'a yönelen
    Akil: Akıllı, Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş, yaptıklarının farkında olan
    Alaatin: Dini yükseltmek, yüceltmek için çalışan
    Aldemir: Ateşte kıpkırmızı hale getirilen demir Al-Demir
    Ali: Yüce, yüksek, şanlı, onurlu kimse
    Alim: Bilim adamı, bilgin ilim bilen, ilimle uğraşan kimse
    Alican: Cana yakın, içtenlikli, candan, sıcakkanlı, girişken
    Alp: Yiğit, soylu, kahraman
    Alparslan: Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında
    Alper: Alp + Er Cesur erkek Soylu erkek anlamında
    Alptekin: Alp+ Tekin Soylu prens, güvenilir ve soylu
    Altan: Al + Tan Kırmızı + şafak, güneşin şafaktaki kırmızı rengi
    Altay: Yüksek orman anlamında. Orta Asya'da bir sıradağ
    Altuğ: Al+Tuğ Kırmızı + Tuğ değerli taşlarla süslü tuğ
    Anıl: Ölçülü davranan, hoşa giden kimse
    Aras: Kalın Yün, At kılı anlamında (Aras nehri)
    Argün: Temiz gün, günlük güneşlik, yaşama sevinci veren gün
    Arda: Halef, ardından gelen
    Artaç: Ar+ Taç Utanma duygusunu baş tacı eden
    Asil: Soylu, soylu bir aileden gelen,seçkin insan
    Asım: Temiz, namuslu, sağlam karakterli
    Aslan: Türklerin, güçlü insan tanımlarında genellikle seçtikleri ormanlar kralı
    Ata: Baba, ced, Ecdat, Büyükbaba, Bilge
    Atabey: Selçuklularda şehzadeleri eğitmekle görevli kişilere verilen ünvan
    Atakan: Atasının kanını taşıyan, atasının kanından gelen gücü barındıran
    Atanur: Atasından aldığı nuru taşıyan
    Atay: Herkesçe bilinen, tanınmış, ünlü
    Atilla / Attila: Hunların "Tanrının Kırbacı" denilen büyük hükümdarı
    Atıf: Eğilimli, birine şefkatle eğilen, sevgi duyan / Bir şeye yönlendirilen
    Atıl: İleri hamle yap, anlamında Atıl, atılmak
    Atılay / Atalay: Kolaylıkla ileri atılabilen, cesur kimse
    Atınç: Atılgan / Atak
    Avni: Yardım etmek, yardımda bulunmak, yardımla ilgili
    Aydın: Beyni çağdaş düşüncelerle aydınlanmış, bilgili kişi
    Aygün: Ay gibi parlak ve ışıklı güzel gün
    Ayhan: Ay gibi güzel yüzlü hakan Ay +Han
    Aykan: Kanı ay gibi parlak ve temiz Ay Kanlı
    Aytaç: Başında ay gibi ışıklı taç bulunan Ay + Taç
    Aytekin: Ay gibi parlak ve biricik. Çok değerli Ay + Tek
    Aziz: Onur sahibi yüce, Saygıdeğer, Manevi gücü çok üstün
    Azim: Bir şeyler yapmak için kararlı kişi, Azmeden, Azimli
    Azmi: Kemikli, kemikle ilgili / Azim sahibi
    Asrın: Bu asıra ait, bu devire uygun
    Azer: Azerbaycan kelimesinin kökü olan Azer'den..
    Atlıhan: At + Han kelimelerinden, İyi ata binen yiğit Han
    Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    Ayyüce: Ay gibi aydınlık nurlu ve yüce olan er
    Aras: Sahip çıkılan buluntu, Doğu anadoluda bir ırmağın adı
    Atahan: Han soyundan gelen, soylu yiğit
    Aykut: Kutlu ay, armağan, ödül
    Aytekin: Tek ay, uğur getiren ay
    Aybars: Ay ve Pars kelimelerinden, Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı


    B

    Babür: Hindistan'da yaşayan bir tür kaplan/Babür imparatorluğunun kurucusu Babürşah'tan
    Baha: Değer fiyat, kıymatinin karşılığı, Ederi
    Bahadır: Yiğit, kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen
    Bahri: Denizle ilgili, denizci, denizin gücü, sonsuzluğu
    Bahtiyar: Mutlu, talihli, Hayatından memnunolan
    Baki: Süreklilik sahibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz, sonu olmayan
    Bala: Küçük çocuk, Yavru, Korunması gereken
    Balaban: Bir tür yırtıcı kuş. İri cins bir tür Doğan (kuş)
    Barbaros: "Barba Rosse" Kırmızı sakal. Asıl adı Hızır olan büyük Türk amiraline Avrupalıların taktığı ad.
    Baransel: Güce, kuvvete ait. Güçsel.
    Barış: Uzlaşma.
    Barkın: Gezgin, Seyyah, Sürekli gezipdolaşan
    Basri: Gören, görme ile ilgili, görebilmek
    Battal: Kahraman. Oldukça iri yapılı, Alışılmışın dışında büyük
    Batıkan: Batı+han Batının Hanı ya da Batının Kanı anlamında
    Batu: Güçlü Kuvvetli
    Batuhan: Güçlü Kuvvetli Han. Altınordu devletinin kurucusu Batuhan.
    Batur: Korkusuz, yiğit.
    Bayar: Büyük, ulu yüce.
    Bayezit/Beyazıt: Birçok Osmanlı şehzadesinin ortak adı.
    Bayraktar: Bayrak taşıyan.
    Baykal: Yaban kısrağı. Moğolistan'daki büyük göl
    Bayram: Ulusca kutlanılan, Kutsal ve önemli günler.
    Baysal: Dirlik düzenlik içinde, sakin, gürültüsüz.
    Bedir: Ayın ondördü. Dolunay. Ay.
    Bedirhan: Ay+ Han gibi Bedir + Han
    Bedrettin: Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce
    Bedri: Ay gibi, aya benzeyen, Aya ait
    Behçet: Sevinç, güzellik, güler yüzlülük.
    Behiç: Şen. Güleryüzlü, Neşeli.
    Behram: Merih Yıldızı.
    Behzat: Doğuştan iyi, soylu kişi
    Behlil / Behlül: Çok gülen, hayır sahibi, güleryüzlü
    Beki / Bekri: El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.
    Bektaş: Saygın, aziz, denk, eşit.
    Berat: İzinli, müsaadeli olmak / Diploma
    Berkant: Sağlam Yemin. Berk + Ant.
    Besim: Güler yüzlü
    Bilgin: Bilgi sahibi. Alim
    Birol: Tek ol, anlamında . Bir + Ol
    Bora / Boran: Ardından yağış getiren şiddetli rüzgar.
    Bozkurt: Türklerin Orta Asya'dan çıkışında yol gösterdiğine inanılan efsanevi kurt
    Boğaçhan: İnanılmaz derecede güçlü, insanüstü gücü olan
    Bülent: Yüksek, uzun, erişilmesi zor, yüce
    Bünyamin: Hz. Yakup'un oğlu
    Bulut: Bulut.
    Bumin: Baykuş, Puhu kuşu.
    Burak: Hz. Muhammed'in Miraç'ta bindiği efsanevi ata verilen isim.
    Burçin: Dişi geyik.
    Burhan: Delil, kanıt.
    Burhanettin: Dinin kanıtı, dinin delili, ispatı
    Buğra: Erkek deve
    Berkay: Sağlam yapılı ve ay ışığı gibi parlak olan. Ay ışığı, Güçlü ay
    Berhan: Han soyundan, Hanla ilgili, han üzerine.. (Han=Hakan)
    Bilal: İlk ezanı okuyan Bilal-i Habeşi'nin adından..
    Berke: Cengiz Han'ın torununun adı. Değnek, sopa, kamçı anlamında da kullanılır
    Bermal: Birşeyler yapmakla ilgili, yapan, ortaya çıkaran, becerikli
    Berk: Sağlam güçlü, dayanıklı
    Buğrahan: Müslüman Türk Hakanlardan Saltuk Buğrahan.
    Başar: Başarılı ol anlamında


    C - Ç

    Cabbar: Güç ve kuvvet sahibi kimse
    Cafer: Çay, dere, küçük akarsu
    Cahit: Çalışan çaba gösteren / İnatçı, ayak direyen
    Can: İnsan ve hayvanlarda yaşamı sağlayan ve ilk korunan
    Celal: Büyüklük ululuk, hışım
    Celalettin: Büyüklük ululuk, hışım
    Celil: Ulu, yüce, manevi değeri yüksek olan
    Cem: Bir şeyin toplamı, tamamı
    Cemal: Güzellik, özellikle yüz güzelliği
    Cemalettin: Güzellik taşıyan
    Cemil: Güzel
    Cenap: Manevi büyüklük / Onur
    Cenan: Yürek, gönül kalp
    Cengiz: Sert ve haşin tabiatlı, kolay yumuşamayan
    Cenk: Savaşmak, Kısa süreli savaş
    Cevat: İyilik, güzellik, olgunluk, kusursuzluk
    Ceyhan: Güney bölgemizde bir ırmak adı
    Ceyhun: Eski Türk isimlerinden / yiğit, güçlü kişi
    Cezmi: Kesin karar veren
    Cihan: Dünya
    Cihangir: Cihanı ele geçiren
    Cihat: Din uğruna savaşmak
    Civan: Yeni yetme, körpe, genç
    Coşar: Heyecan dolu, kabına sığmayan
    Coşkun: Aşırı heyecanlı, çok duyarlı
    Cuma: Müslümanlar için haftanın kutsal günü
    Cumhur: Halk topluluğu
    Cüneyt: Büyük bir mutasavvuf
    Cankat: Yaşamına can ekle, sevinçle dol

    Çağrı: Davet
    Çetin: Güç, zor, engelli
    Çağatay: Küçük tay, çocuk gibi sevimli
    Çağan: Bayram, şenlik, mutlu gün
    Çağdaş: Aynı çağda yaşayan, çağa uygun
    Çağlar: Çağıldayarak akan su, şelale
    Çakabey: 11.yy'da İzmir yöresinde beylik kuran Türk Beyi
    Çelik: Su verilerek sertleştirilmiş demir
    Çavuş: Askerde bir rütbe
    Çelebi: Efendi, görgülü, terbiyeli
    Çelen: Yakışıklı, saçak, akıllı
    Çeliker: Çelik gibi güçlü insan
    Çevik: Atak, hareketli
    Çevrim: Girdap, sürekli değişim, anafor
    Çınar: Geniş yapraklı kalın gövdeli uzun ömürlü bir ağaç
     

  2. D

    Daniş: Bilgi, bilme, danışma
    Deha: Dahi, zekâca çok üstün olan
    Demir: Demir
    Deniz: Yeryüzü'nün 3/4'ünü oluşturan tuzlu su tabakası
    Derin: Dip, derinlik, büyüklük
    Derviş: Alçak gönüllü, hoşgörü sahibi
    Devrim: Önemli ve temelli değişiklik / İnkilap
    Dilaver: Yiğit / Yürekli
    Dinçer: Dinç + Er / Yorgunluk bilmeyen güçlü sağlam
    Doğu: Güneşin doğduğu yön
    Doğukan: Doğunun hakanı
    Doruk: Dağ ya da tepenin en yüksek yeri / Şahika
    Durmuş/Dursun: Çocukların sık ölümleri karşısında konulan dilek ifadesi
    Durukan: Soylu kan sahibi
    Durul: Suyun durulması, aklanması
    Duyal: Duygulu, duyarlı, çabuk duygulanan
    Dünya: Yeryüzü
    Denizhan: Denizlerin hükümdarı
    Demircan: Demir gibi sağlam olan can
    Derin: Yüzeyi tabanına uzak olan
    Davut: Davut peygamberin adı

    E

    Edip: Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenen kişi
    Ediz: Değerli yüksek
    Efdal / Eftal: En değerli en yüksek.
    Efe: Batı Anadolu yiğitlerinin ortak adı
    Efecan / Afacan: Hareketli, ele avuca sığmaz, akıllı
    Eflatun: Açık mor, leylak rengi ile erguvan arası / Bilgin, bilgili, her şeyi bilerek doğan çocuk
    Ekin: Tahılın ekiminden, harman dönemine kadarki hali / Kültür
    Eşref: Şerefli, şeref sahibi / Uğurlu
    Ege: Yüce, büyük ulu / Ülkemizin batısındaki deniz
    Egemen: Bir yere hakim olan
    Ejder: Bir masal yaratığı, korkulan, güçlü
    Ekber: Kebir kelimesinden, En büyük
    Ekrem: Pek cömert, iyiliksever
    Elvan: Renk renk, çok renkli
    Emin: Güvenilen, inanılan kimse
    Emir: Reis, aşiret başı, Emreden
    Emrah: Saz çalıp oynayan
    Emre: Aşık, dost, Beylerbeyi, Büyük erkek kardeş
    Ender: Seçkin, eşi benzeri az bulunan
    Engin: Ucu bucağı olmayan genişlik
    Enis / Enes: Sevimli, dost, canayakın
    Enver: En ışıklı, en parlak
    Eray: Ay gibi parlak erkek
    Ercan: Er canlı, korkusuz yiğit
    Ercüment (d): Saygıdeğer, itibarlı, onur sahibi
    Erçin: Erken doğan, En erken davranan
    Erdal: Erken yeşeren dal / Er + Dal
    Erdem: Fazilet, insanı insan yapan değerler
    Erden: Bekâret / İnsan eli değmemiş / Erkenden
    Erdinç: Dinç erkek / Er + Dinç
    Erdoğan: Doğuştan yiğit / Erken doğan
    Erem: Ulaşmak, kavuşmak için çaba gösteren
    Eren: Ermiş kişi / Ermekten
    Erenay: Ermiş olan, Ay gibi nurlu
    Erşat: Doğru yolu bulan
    Ergin: Olgunlaşmış, güngörmüş
    Ergun / Ergün: Sert başlı oynak hızlı at
    Erhan: Yiğit hakan
    Erim: Sevgi, mutlu haber
    Erkan: Erkek kanlı
    Erkin: Koşulsuz iş gören
    Erman: Erdemli yiğit
    Erol: Erkek ol, sözünde dur anlamında
    Ersin: Erkeksin anlamında
    Ersen: Kolay, zor olmayan
    Ertaç: Erkekliği taç gibi taşıyan
    Ertan: Tan gibi ateş renkli er
    Ertem: Erdem / Fazilet
    Erten: Sabah, gündoğumu anı
    Ertuğrul: Temiz, yürekli, doğru, yiğit
    Esad / Esat: Çok uğurlu ve mutlu
    Ethem / Edhem: Kara, yağız at
    Evren: Kâinat, yaratılmışların tümü
    Evrim: Aşamalarla kendini gösteren ilerleme, değişim
    Eyüp: Sabrın simgesi olmuş bir peygamber
    Erkut: Kutlu, yiğit
    Erinç: Rahat, dirlik
    Ezel: Başlangıcı olmayan
    Eldem: Sevimli, cana yakın
    Erhun: Hunlu yiğit
    Emirhan: Emir veren hükümdar, hanın emri
    Ensar: Hz. Muhammed'i Medine'ye davet edenlere verilen isim

    F

    Fadıl: Erdemli, üstün, parlak
    Fahrettin / Fahri: Karşılıksız kabul edilen görev, iş
    Fahir: Övünülecek, parlak, şanlı, güzel
    Faik: Başkalarından daha ileri, üstün
    Fakir: Yoksul
    Faruk: Bir işi sonuca ulaştıran
    Fatih: Ele geçiren, fetheden
    Fazıl: Erdemli, manevi değerce üstün
    Fehmi / Fehim: Anlayışlı, çabuk kavrayan
    Ferda: Yarın, gelecek zaman
    Ferdi: Bireysel, tek başına
    Ferhan: Sevinçli, mutlu
    Ferhat: Rahatlık
    Ferit (d): Eşsiz, benzersiz
    Feridun: Tek, eşsiz, benzeri olmayan
    Ferruh: Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlü
    Fevzi: Kurtuluş ve zaferle ilgili, üstünlük başarı
    Feyyaz: Bereketli, gür, bol
    Feyzi: Verimlilik, bolluk
    Feza: Gökyüzü, uzay
    Fikret: Düşünmek, düşünceye dalmak
    Fikri: Düşünce ile ilgili / fikir sahibi
    Fuat (d): Yürek, kalp gönül
    Furkan: İyi ile kötüyü birbirinden ayıran kanıt / Kuran-ı Kerim
    Feyzullah İlhamını Allah'tan alan

    G

    Gaffar: Acıyan, bağışlayan
    Gafur: Bağışlayıcı, günahları affedici
    Galip: Yenen, üstün gelen
    Gani: Zengin, cömert, bol, çok, elindekiyle yetinen
    Garip: Kimsesiz, yalnız, yabancı / Tuhaf
    Gazi: Savaşta yara alan
    Genco: Genç
    Giray: Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen ünvan
    Gökay: Gök ve Ay gibi güzel olan
    Gökberk: Yeşil yaprak
    Gökcan: Yeşermiş, taze can, özlemle dolu can
    Gökçe: Gök rengi, göğce
    Göker: Gökyüzü gibi er
    Gökhan: Göklerin hakanı, Gök gibi büyük han
    Gökhun: Eski Türk isimlerinden Gök+Hun
    Gökmen: Gök rengi gözlü
    Göksel: Gökle ilgili, göğe ait
    Göktuğ: Gök renkli Tuğ sahibi
    Göktürk: Kök Türk / Tarihte bir Türk devleti
    Gülhan: Gül gibi güzel hakan
    Gültekin: Güvenilen, herkese hayrı dokunan
    Gündüz: Gecenin karşıtı
    Güner: Güneşin doğma zamanı
    Güneş: Gezegen sistemimizin enerji kaynağı
    Güngör: İyi günler yaşa anlamında
    Günhan: Oğuz'un altı oğulundan Güneş'i simgeleyenin adı
    Güray: Bereketli, bolluk içinde olan Ay
    Gürel: Sürekli oluşum ve dönüşüm halinde olan
    Gürcan: Herkesi seven, özveride bulunan
    Gürsel: Gürlükle ilgili, gür olan
    Güven: İtimat, emniyet
    Gürbüz: Gelişmiş, iri yapılı, sağlam
    Güral: Çok al, bol al

    H

    Habib: Sevgili, dost
    Hacı: Hicaz'a gidip hac törenine katılan
    Hadis: Hz.Muhammed'in söz ve davranışları
    Hafız: Ezberleyen / Özellikle Kuran-ı Kerim'i ezbere okuyan
    Hakan: Büyük Han, Hanlar hanı
    Haldun: Kalp, yürek / Yüreklilik
    Halil: İçten, dost, çok yakın arkadaş
    Halim: Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
    Halis: Saf, katkısız, duru
    Halit: Süregelen, sürekli, geç yaşlanan
    Haluk: Herkesle iyi geçinen, iyi ahlaklı
    Hamdi: Hamd eden, şükreden / Tanrı ile ilgili
    Hami: Koruyan, arka çıkan, koruyucu
    Hamit (d): Şükredici, hamdedici
    Hamza: Aslan
    Hanefi: Tanrı'nın birliğine iman eden
    Harun: Huysuz at / Postacı / İnatçı
    Hasan: Güzellik, iyi davranma, iyilik
    Hasip / Hasbi: Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
    Haşim: Ezen, kıran, parçalayan
    Haşmet: İhtişam, büyüklük, görkemlilik
    Hatay: İl adı Antakya olan kentimizin adı
    Hatem/ Hatemi: Sonuncu en son olan / Mühürcü
    Hayati: Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
    Haydar: Aslan / Çok cesur
    Hayrettin: Hayır eden, hayır sahibi
    Hayri: Hayırla, iyilikle ilgili
    Hayrullah: Allah'ın hayırlı ettiği
    Hazar: Barış / Bir yerde oturma hali
    Hazım: Hezimete uğratan
    Hıfzı: Saklamak, korumak, hafızaya almak
    Hıncal: Öc al, intikam al anlamında
    Hızır: Darda kalanların yardımına koşan
    Hicri: Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili
    Hidayet: Doğru yolu arama / Yol gösterme
    Hikmet: Felsefe, gizli, bilinmeyen güç
    Hilmi: Yumuşak huylu, sabırlı
    Himmet: Çalışma, çaba
    Hişam: Eski bir Endülüs hükümdarının adı
    Hulki: İyi ahlâklı, iyi huylu
    Hulusi: Saflık, doğruluk, içtenlik
    Hurşit: Güneş
    Hüdaverdi: Allah verdi, çocuk özlemi çeken aileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
    Hüsam / Hüsamettin: Keskin kılıç / Dinin keskin kılıcı
    Hüseyin: Ruh ve madde güzelliği
    Hüsrev: Büyük padişah, hükümdar
    Hüsnü: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
     


  3. I - İ

    Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    Itri: Korkuya ait

    İbrahim: İbranice'de hakların babası anlamında
    İdris: Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi
    İhsan: Bağışlamak, yardım etmek, iyilik etmek
    İlbey: Egemen olan
    İlhami: İçine doğmakla ilgili
    İlhan: Bir ülkenin egemen hanı
    İlkay: Ay'ın ilk günlerindeki hali
    İlker: İlkle ilgili, ilk erkek çocuk
    İlkin: Öncelikle, ilkle ilgili, ilk olan
    İlyas: Mersin ağacı
    İmdat: Yardım dilemek, yardım istemek, yardım beklemek
    İnayet: İyilik, lütuf
    İsa: Hıristiyanlığın kurucusu peygamber
    İshak: Hüzünlü öten bir tür kuş
    İskender: Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar
    İslam: Hz. Muhammed'in kurduğu son din / Teslimiyet
    İsmail: İbrahim peygamberin Tanrı'ya kurban adadığı oğlunun adı
    İsmet: Haramdan ve günahtan çekinen
    İsrafil: Dört büyük melekten biri
    İstemi/han: Göktürklerin ünlü hakanı
    İzzet / İzzettin: Değer, kıymet, ululuk, yücelik

    K

    Kaan / Kağan: Hükümdar, hanların hanı
    Kadir: Değer, onur, incelik
    Kadri: İtibar, değerle ilgili
    Kahraman: Savaşta yiğitlik gösteren, cesur
    Kamber: Sadık hizmetkâr / Hz Ali'nin kölesinin adı
    Kamer: Ay ışığı
    Kamil: Tam, eksiksiz, olgun
    Kamuran: Dileğine, kavuşmuş olan
    Kartal: Yırtıcı bir tür kuş
    Kasım: Bölen, kısımlara ayıran
    Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi
    Kayahan: Kaya gibi sert hakan
    Kazım: Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen
    Kemal: Bilgi ve erdem bakımından olgunluk
    Kemalettin: Bilgi ve erdem sahibi
    Kenan: Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut'un babası sanılan kişi
    Keramettin: Bağış, ihsan ağırlama
    Kerem: Cömertlik, soyluluk büyüklük
    Kerim: Kerem sahibi, cömert
    Kıvanç: Sevinç, hoşlanma
    Koray: Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
    Korcan: Kanı sıcak, kanı kaynayan
    Korhan: Ateş gibi hakan
    Korkmaz: Korku bilmeyen
    Korkut (d): Büyük dolu tanesi
    Köksal: Kökünü derinliklere sal anlamında
    Kubilay: Cengiz Han'ın torununun adı
    Kudret: Güç, kuvvet
    Kutlu: Kutlanmış, mutlu, uğurlu
    Kutsal: Mübarek, kutlulukla ilgili
    Kutsi: Kutlanan, kutluluk sahibi
    Kuzey: Kuzey yönü / Şimal
    Kürşat (d): Eski bir Türk adı

    L

    Latif: Yumuşak, hoş, nazik
    Lebib: Akıllı, zeki
    Lemi: Parlak, parıldayan
    Levent: Eski deniz erlerine verilen ad
    Lokman: Tarihteki en ünlü tabibin adı (Lokman Hekim)
    Lütfü: İyi muamele, güzellikle hoşlukla ilgili

    M

    Macit (d): Şan ve şeref sahibi
    Mahir: Usta, elinden her iş gelen
    Mahmut: Övgüye değer
    Mahzun: Hüzünlü, duygulu, üzgün
    Makbul: Alınan, kabul olunan
    Malik: Sahip, efendi
    Mazhar: Bir şeyin göründüğü, ortaya çıktığı yer
    Mazlum: Zulüm gören, zulmedilen kişi
    Mecit (d): Çok şerefli, büyük şan sahibi
    Mecnun: Deli, aklı başında olmayan
    Medet: Yardım eden
    Mehmet: Aslı Arapça'da Muhammed, çok övülmüş anlamında
    Melih: Güzel, şirin
    Melik: Hükümdar, han
    Memduh: Övülmüş, övülmeye değer
    Menderes: Ege Bölgesi'nde bir ırmak adı
    Mengüç: Güçlü ben / Men + güç
    Meriç: Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir
    Merih: Güneş Sistemi'ndeki 5. gezegen
    Mert: Sözünün eri, sözünde duran
    Mestan: Savruk / Cüret sahibi
    Mesut (d): Mutlu, sevinçli, neşeli
    Mete: Büyük Hun imparatoru
    Metin: Sağlam, dayanıklı
    Mevlut: Doğma, dünyaya gelme (Mevlid-Mevlüd)
    Mikail: Allah'a en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
    Muammer: Uzun ömürlü, çok yaşayan
    Mucip: Gerektiren, gerektirici
    Muhammed: Çok övülmüş, hamdedilmiş
    Muharrem: Din tarafından yasaklanan
    Muhip: Seven, sevişen
    Muhittin: Dini güçlendiren
    Muhlis: İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
    Muhsin: Sağlamlaştıran
    Muhtar: Dilediği şekilde hareket edebilen
    Muhteşem: Görkemli, göz kamaştırıcı
    Munis: Sıcakkanlı, sevimli
    Murat (d): Amaç, maksat, istek
    Murtaza: Mürteza / Seçkin seçilmiş
    Musa: Sudan gelmek anlamındadır. Bir peygamber adı
    Mustafa: Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
    Muti: İyi kalpli, yumuşak başlı
    Muzaffer: Zafer kazanan, galip gelen
    Mücahit: Savaşçı, cihada katılan
    Müfit: Faydalı, yararlı
    Müjdat: İyi, müjdeli haberler
    Mükerrem: Yardımsever, ikram sever
    Mükremin: Konuksever, ikram sever
    Mümin: İnanan, iman eden
    Mümtaz: Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
    Münir: Aydınlatan, ışık veren
    Mürsel: Yollanmış, gönderilmiş olan
    Münir: Aydınlatan, ışık veren
    Müslüm: İslam Dini'nden olan / Teslim olan
    Mürşit (d): Doğru yolu gösteren
    Müşfik: Acıyan, şefkat gösteren
    Müştak: Özleyen, göreceği gelen

    N

    Nabi: Yüksek, yüce, haber veren
    Naci: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    Nadi: Bağıran, haykıran
    Nadir: Ender, az bulunur, seyrek
    Nafi: Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
    Nafiz: İşleyen, içeriye giden, delip geçen
    Nahit (d): Venüs, Zühre Yıldızı
    Nail: Ele geçiren, muradına eren
    Naim: Uyuyan, uykuda olan
    Namık: Yazar, yazan kişi
    Nami: Tanınmış, ünlü, şöhretli
    Nasreddin: Yardımcı, imdada yetişen
    Naşit (d): Şiir söyleyen, şiir okuyan
    Nazım: Düzenleyen, tanzim eden
    Nazif: Temiz, güzel
    Nazmi: Vezinli, kafiyeli sözle ilgili / Düzenli
    Nebi: Peygamber, Tanrı'nın buyruklarını kullara ileten
    Necat: Kurtuluş, selamet
    Necati: Kurtuluşa ermek
    Necdet: Güçlü ve korkusuz
    Necip: Soyu temiz, cömert
    Necmi: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
    Necmettin: Dinin Yıldızı
    Nedim: Yakın dost, samimi arkadaş
    Nejat: Soy, asıl / Hesap
    Neşet: Yetişme, meydana gelme
    Nesim: Hoşa giden hafif rüzgar
    Nevzat (d): Yeni doğmuş çocuk
    Nezih: Temiz, pak, seçkin
    Nihat (d): Tabiat, huy
    Niyazi: Yalvarma, yakarma
    Nizam: Sıra, dizi, düzen, kural
    Nizami: Kurallara uygun, düzenle ilgili
    Nizamettin: Düzenli, tertipli
    Nuh: Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı
    Numan: Kan / Gelincik
    Nurettin : (Nureddin) Aydınlatan / Dinin getirdiği nur
    Nuri: Işıklı, ışıktan gelen
    Nurşat: Nura boğulmuş
    Nurtaç: Nurlu taç taşıyan
    Nusret (d): Tanrı yardımı
    Nüzhet: Zevk, keyif, istek, tat
     

  4. O

    Oğuz: Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlü
    Oğuzhan: Oğuzların başı / Meteı
    Ogün: Belirli gün, bilinen, beklenen gün
    Okan: Anlama, öğrenme
    Okay: Beğenme, takdir etme
    Oktar: Ok taşıyıcı / Ok+dar (Bayraktar gibi)
    Oktay: Çok hiddetli, kızgın
    Olcayto: Bahtı açık, talihli
    Olgun: İşe yarar ya da yeterli duruma gelmiş
    Onat: İyi, güzel, düzgün, namuslu
    Onur: Şeref, haysiyet, izzet-i nefs
    Onuralp: Saygıdeğer, aziz, yiğit
    Orbay: Ordu komutanı
    Orçun: Ahlak / Töre
    Orhan: Kentin hakimi, yöneticisi
    Orhun: Eski bir Türk devleti / Asya'da bir nehir
    Orkun: Or + hun (han) Kentin hanı
    Orkut: Kutlu kent
    Oruç: Müslümanların yeme içmeden uzaklaştıkları bir ibadet
    Osman: Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu / Ateş gibi adam (Odman= Od +Man)
    Oytun: Beğenilen güzel yer / Kutsal
    Ozan: Halk şairi

    Ö

    Öcal: Öc almaktan
    Ömer: Dirlik, canlılık, yaşam gücü
    Önal: Daima önde olmak
    Önder: Lider, yönetici, şef
    Özay: Özlü, özü ay gibi aydınlık olan
    Özcan: Candan, içten
    Özdemir: Gerçek, özlü demir
    Özden: Soyu temiz olan
    Özen: Dikkat, heves, itina
    Özer: Özü er olan
    Özgün: Orijinal, diğerlerine benzemeyen
    Özgür: Serbest, hiç bir koşula bağlı olmayan
    Özhan: Han soyundan gelen
    Özkan: Temiz kan, soylu kişinin kanından gelen

    P

    Pala: Kısa, geniş kılıç
    Pars: Yırtıcı bir hayvan
    Paşa: Bir askeri ünvan / Ağabey, erkek kardeş
    Pehlivan: Güreşçi
    Pekcan: Sıkı canlı, yufka yürekli olmayan
    Peker: Güçlü erkek
    Peyami: Haberle ilgili, haber veren
    Polat: Sertleştirilmiş, su verilmiş demir
    Poyraz: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar

    R

    Raci: Rica eden, dileyen
    Rafet / Refet: Çok acıma
    Ragıp: İçtenlikle isteyen, özleyen
    Rahim: Esirgeyen, acıyan
    Rahman: Acıması bol olan
    Rahmi: Koruyan, esirgeyen
    Raif: Acıyan, esirgeyen
    Rakım: Yazan
    Ramazan: Kameri yılın 9. ayı
    Rami: Atıcı, mermi atan
    Ramiz: Remz eden, işaretleyen
    Rasim: Resmeden, resim çizen
    Raşit (d): Doğru yola giden
    Rauf: Çok acıyan, esirgeyen
    Recai: Umma, dileme
    Recep: Heybetli, azametli, saygı değer
    Refet: Çok acıma
    Refik: Arkadaş, yoldaş, ortaklık
    Reha: Kurtulma
    Remzi: İşaret ve gizliliğe ait
    Resul: Haber getiren
    Reşat: Aklın gerektirdiğini yapan
    Reşit (d): Akıllı, iyi davranan
    Rıdvan: Cennetin kapısında bekleyen melek
    Rıfat: Yükseklik, yüksek rütbeli
    Rıfkı: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
    Rıza: Hoşnutluk, memnunluk
    Ruhi: Ruhla ilgili
    Ruşen: Aydın, parlak
    Rüknettin: Bir şeyin temeli / Dinin temeli
    Rüstem: Ünlü Fars pehlivanının adı
    Rüştü: Ergin, olgun

    S

    Sabahattin: Güzellik
    Sabit: Yerinde duran, kımıldamayan
    Sacit (d): Secdeye varan, ibadet eden
    Sadettin: Kutluluk, saadete erme, mübarek olma
    Sadi: Baht açıklığı
    Sadık: İçten bağlı, gerçek dost
    Sadri: Anaya göre çocuk
    Sadun: Yıldız bilimine göre, uğurlu olan
    Sadullah: Allah'ın talihli kıldığı
    Safa: Saflık, berraklık / Gönül rahatlığı
    Saffet: Saflık, temizlik
    Safi: Katıksız, ayırt edilmiş
    Saim: Oruç tutan, oruçlu
    Sait (d): Kutlu, cennetlik
    Salih: İyi, yararlı, yetkili
    Salim: Eksiksiz, sağ, sağlam
    Sarp: Dik geçilmesi ve çıkılması güç
    Saruhan: Eski bir Türk beyi
    Saltuk: Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan
    Samet (d): Sonsuz, ebedi
    Sami: İşiten, dinleyen
    Samim: Bir şeyin merkezi
    Savaş: İki ya da daha çok tarafın vuruşması, kavgası
    Seçkin: Seçilmiş olan
    Sedat: Doğruluk, haklılık
    Sefa/Safa: Saflık, berraklık
    Sefer: Yolculuk, savaş hali
    Seha: Eli açık, cömert
    Selami: Huzurla, selâmetle ilgili
    Selçuk: Sel gibi akan
    Selim: İyileşmesi kolay hastalık
    Selman / Salman: Özgür, hür
    Semih: Bol, cömert gönüllü
    Senih: Yüce, yüksek
    Sercan: Canların özü, canın başı
    Serdar: Askerin başı, komutan
    Sergen: Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer
    Serhan: Hanların başı
    Serhat (d) : Sınır boyu
    Serkan: Serhan / Baş han, ser + kan,
    Sermet: Öncesiz ve sonrasız
    Sertaç: Baş tacı
    Servet: Para, mal, mülk
    Serter: Sert + Er, sert erkek
    Server: Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis
    Seyit: Efendi, bey
    Sezai: Uygun, yaraşır
    Sezer: Sezgisi güçlü olan
    Sıddık: Çok içten ve doğru kimse
    Sıtkı: Yalan söylemeyen, dürüst
    Sina: İlaç yapılan bir tür bitki
    Sinan: Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivri ucu
    Sipahi: Tımar sahibi asker
    Soner: Son erkek, son yardımı yapan
    Sönmez: Sürekli yanan, sönmeyen
    Suat (d) : Mutlu, mutlulukla ilgili
    Suavi: Zorluklara dayanan
    Suay: Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı
    Suphi: Sabahla, aydınlıkla ilgili
    Süleyman: Davud peygamberin oğlu
    Sümer: Bugünkü Irak'ta kurulan eski bir uygarlığın adı
    Süreyya: Ülker yıldız takımı
    Süruri: Sevinçli, sevinçle ilgili

    Ş

    Şaban: Kameri yılın 8. ayı
    Şadi: Sevinç, neşe, mutluluk
    Şafak: Güneş doğmadan az önce, ufuktaki aydınlık
    Şahap (b): Ateş, alev parçası
    Şahin: Bir tür yırtıcı kuş
    Şakir: Şükreden, nankörlük etmeyen
    Şamil: Kapsayan, içine alan
    Şecaattin: Yüreklilik, yiğitlik
    Şefik: Şefkatli
    Şemsi: Güneş'e ait, Güneş'le ilgili
    Şener: Şen erkek
    Şenol: Neşeli ol anlamında
    Şentürk: Neşeli Türk
    Şeref: Onur / Manen yüksek ve erdemli olmak
    Şerif: Kutsal, mübarek
    Şevket: Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik
    Şevki: Şevk, keyif, istekle ilgili
    Şinasi: Tanıyış, tanımakla ilgili
    Şükrü: Şükretme, hoşnut olma
     

  5. T

    Taci: Taç ile ilgili
    Tacettin: Taca ait
    Tahir: Pak, temiz
    Tahsin: Beğenilip alkışlanan, kale gibi sağlam
    Talat: Yüz, surat, çehre
    Talip: İstekli, isteyen, talep eden
    Tamer: Tam erkek
    Tan: Şafak vakti
    Taner: Aydınlık erkek
    Tanju: Türk imparatorlarına Çinlilerce verilen ad
    Tankut: Kutlu, aydınlık
    Tansel: Aydınlığa ait, sabahla ilgili
    Tarık: Sabah yıldızı
    Tarkan: Eski Türk adı / Dağınık
    Taşkın: Taşmış durumda olan, aşırı
    Tayfun: Çok zorlu bir fırtına
    Taylan: Uzun boylu
    Tayyar: Uçan, uçucu
    Tayyib (p): İyi, hoş, çok temiz
    Tekin: Uğurlu
    Temel: Kök, esas, dayanak
    Teoman: Oğuz Han'ın babasının adı
    Tevfik: Allah'ın yardımı, uygunlaştırma, başarı
    Tezcan: Canı tez olan
    Timuçin: Türk Moğol İmparatoru Cengiz Han'ın asıl adı
    Timur: Demirin eski Türkçe'deki yazılışı
    Toktamış: Bir yerde yerleşik oturan
    Tolga: Bir tür savaş başlığı, kask
    Tolunay: Dolunay
    Toygar: Çayır kuşu
    Tufan: Şiddetli, sürekli yağmur ve getirdiği su baskını
    Tuğrul: Güçlü bir masal kuşu
    Tuna: Avrupa'da bir nehir
    Tunç: Bakır, çinko ve kalay karışımı bir maden
    Tunca: Tunç gibi / Meriç Nehri'nin bir kolu
    Tuncay: Tunç renkli ay
    Tuncel: Tunç gibi el
    Tuncer: Tunç gibi er
    Turan: Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke
    Turgay: Çayırkuşu / Toygar
    Turgut: Oturulacak yer, belde
    Turhan: Onurlu kişi
    Tümay: Dolunay
    Türkay: Ay gibi parlayan Türk
    Türker: Türk erkeği
    Turaç: Bir tür küçük av kuşu

    U - Ü

    Ufuk: Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır
    Uğur: İyilik müjdesi, nesnelerde varolduğuna inanılan iyilik kaynağı
    Uluç: Büyük Türk denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa)
    Ulvi: Yüce, yüksek
    Umur: Görgü, tecrübe
    Umut: Ummak, beklemek, ümit etmek
    Utku: Zafer, üstünlük sağlama, yenme
    Uzay: Sonsuz boşluk

    Ümit: Umut / Ummak, beklemek, ümit etmek
    Ünal: Ün almakla ilgili

    V

    Vahap: Çok bağışlayan, bol ihsan edici
    Vahdet: Bir ve tek olma
    Vahdi: Bir ve tek olmayla ilgili
    Vahit (d): Tek, bir
    Varol: Var olmakla ilgili / Yüceltme ünlemi
    Vecdi: Coşkunlukla, vecd ile ilgili
    Vecihi: Soylu, asil
    Vedat: Dostluk, sevme, sevgi
    Vefa: Sözde durma
    Vehbi: Tanrı vergisi
    Veli: Sahip, eren, ermiş
    Volkan: Yanardağ
    Vural: Vurup almakla ilgili

    Y

    Yahya: Meryem Ana'nın amcasının oğlu olduğu söylenen bir peygamber
    Yakup (b): Bir peygamber adı
    Yalçın: Sarp ve dik
    Yalım: Alev, ateş uzantısı
    Yalın: Sade, çıplak, katışıksız
    Yaman: Güç etki ve beceriklilik sahibi
    Yasin: Kuran-ı Kerim'de bir sûrenin adı
    Yaşar: Yaşayan, yaşamakla ilgili
    Yavuz: Yaman, pek sert
    Yekta: Tek, eşsiz
    Yetkin: Olgunlaşmış, kemale ermiş
    Yıldıray: Ay'la ilgili / Yıldır yıldır parlamak
    Yıldırım: Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması
    Yılmaz: Korkusuz, yılmayan
    Yiğit: Güçlü, cesur
    Yunus: Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü
    Yurdakul: Yurdu için canını veren
    Yusuf: Eklenecek, ilave edilecek
    Yücel: Yücelmiş olan
    Yüksel: Manevi anlamda yükselmek, yücelmek

    Z

    Zafer: Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç
    Zahit (d): Dince yasak olan şeylerden sakınan
    Zekai: Akılla, zekâ ile ilgili
    Zekeriya: Erkek
    Zeki: Akıllı olan
    Zihni: Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili
    Zikri: Zikirle, ayinle ilgili, zikreden
    Ziya: Aydınlık, ışık
    Zülfü: Zülfikârla ilgili
    Zülfikar/ Zülfükar: Hz. Ali'nin ünlü çatal ağızlı kılıcı