Abbasilerin Türklere Yönetim ve Orduda Görev Vermelerinin Nedenleri Nelerdir

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 16 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Abbasilerin Türklere Yönetim ve Orduda Görev Vermelerinin Nedenleri Kısaca

    Yeni bir din ve medeniyetin kabulü, cemiyet içerisinde inanış, düşünüş ve yaşayış gibi türlü bakımlardan husule getirdiği derin değişiklik ve inkişaflar dolayısıyle bir kavmin tarihinde, en mühim bir hadise olmak vasfını dâimâ muhafaza eder. Türkler’in İslâm dinine ve medeniyetine toptan girişleri, diğer din ve medeniyetlere intisaplarından farklı olarak, doğurduğu büyük ve müsbet neticeler itibariyle yalnız Türk ve İslâm tarihinin bir dönüm noktasını teşkil etmekle kalmaz, dünya tarihinin de en büyük hadiselerinden sayılacak bir ehemmiyet taşır.

    Müslümanlar, Hulefâ-i raşidin devrinde Arap Yarımadası’ndan çıkmış, Hazret-i Ömer devrinde de İran’ı fethedip Horasan’ı almış, Türkistan hududuna dayanmıştır. Bu şekilde Türkler’le ilk temas bu dönemde başlamıştır. Göktürk Devleti’nin ikiye ayrılması neticesinde, Çinliler’in bazı bölgeleri istila etmeleri ve bu sıralarda Türkler’in aralarında birliği tesis edememelerinden istifade eden Emevî-İslâm kuvvetleri bu mıntıkada birçok bölge ele geçirmişlerdi.Kuteybe bin Müslim’in bu bölgedeki faaliyetleri oldukça verimli olmuştu. (705-715) Bilhassa Ömer bin Abdülâziz devrinde İslâmiyet, Türkler ve Berberiler arasında çok yayılmıştı.

    Emeviler’in yıkılmasından sonra Abbâsîler, İslâm dünyasının lideri olarak Türkistan işleri ile uğraşmaya başladılar. Çin’in Mâverâünnehr’i istila etmek istemesi üzerine Horasan Valisi Ebu Müslim kumandanlarından Salih bin Ziyad’ı o bölgeye Talas’a göndermiş ve Türkler’e yardım etmiştir, neticede de Çin yenilerek iç karışıklığa maruz kalmıştır. Bu aynı zamanda hem Türkler’in, hem de İslâm ordusunun zaferi olmuştur. (751)

    Bu zafer Türkler için bir dönüm noktası olmuştur. Türkler, kitleler halinde müslümanlığı kabul etmişler ve İslâm dini için canlarını, mallarını feda etmekten geri durmamışlardır.