Abiyogenez ve Biyogenez Görüşleri

Konusu 'Hayat hikayeleri' forumundadır ve Elif tarafından 20 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Aristo (MÖ 384-322) doğanın basitten karmaşığa doğru değişim gösterdiği fikrini savunan ve canlıların oluşumu hakkında ilk görüşü ortaya atan bilim insanıdır. Abiyogenez olarak adlandırılan bu görüşe göre canlılar, cansız maddelerden kendiliğinden oluşmuştur. Bu hipoteze göre cansız maddeler içinde aktif öz denen bir güç vardır. Bu aktif öz yeni bir canlıyı oluşturma yeteneğine sahiptir. Aristo, aktif özü bir madde gibi düşünmeyip iş yapma yeteneği olarak kabul etmiştir.

    İnsanlar hiçbir bilimsel kaynağa dayanmayan, kontrollü deneylerle ispatlanamayan bu görüşe yıllarca inanmışlardır. Örneğin 17. yüzyılda yaşayan Belçikalı J. B. Van Helmont (Van Helmont), kirli insan gömleği ve buğday taneleri bir araya koyulduğunda farelerin oluştuğunu düşünmüştür. Daha sonra İtalyan biyoloğu F. Redi (Redi) 1668 yılında abiyogenez görüşünü çürüten kontrollü deneyler yapmıştır. Redi, deneyinde et kullanmıştır. Etleri iki kavanoza eşit miktarda yerleştirerek kavanozlardan birinin ağzını açık bırakmış, diğerinin ağzını sıkıca kapatmıştır. Birkaç gün sonra ağzı açık kavonozdaki içeriğin kurtlandığını ve sineklerin de kavanoza girip çıktığını gözlemiştir. Ancak birkaç gün geçmesine rağmen ağzı kapalı kavanozda bir tek kurtçuğun dahi görülmediğini tespit etmiştir. Bunun sonucunda Redi, aynı ortamda bulunan cansız maddelerin bir araya gelerek bir canlı oluşturmadığını, sineklerin açık kavanozda kurtlanmaya sebep olduğunu, kurtçukların da sineğe dönüştüğünü gözlemiştir.
    Böylece canlıların yine kendine benzer canlılardan oluştuğu görüşünü ortaya atmıştır. Deneyde kullanılan kavanoz kapaklarının kapalı olması ve hava almaması nedeni ile başlangıçta eleştirilmiştir. Redi'nin çalışması daha sonra yapılan araştırmalarla da desteklenmiştir.
    Fransız bilim adamı Pasteur (Pastör), mikroorganizmaların kendi kendine mi oluştuğunu, yoksa daha önce var olan mikroorganizmaların çoğalmasıyla mı meydana geldiğini kanıtlamak için çeşitli deneyler yapmıştır. Pasteur deneyinde hazırladığı et suyu karışımını ağız kısmı açık ve hava giriş çıkışı olan iki adet kuğu boyunlu balon jojeye aktarmıştır. Her ikisini de ocak üstüne yerleştirerek steril etmek amacı ile kaynatmıştır. Daha sonra balon jojelerden birinin boyun kısmını kırmıştır. Kaynatma işleminden birkaç gün sonra Pasteur, boyun kısmı kırılmış olan balon joje içindeki sıvıda mikroorganizmaların ürediğini gözlemiş, bu mikroorganizmaların havada bulunan sporlardan kaynaklandığı sonucuna varmıştır. Pasteur, boyun kısmı kırılmamış balon joje içindeki sıvının steril kaldığını defalarca gözlemiştir. Buna mikroorganizmalar ve bunların sporlarının balon jojenin boyun kısmınından et suyu karışımına ulaşamamasının neden olduğunu belirtmiştir.

    Abiyogenez görüşü, Redi'den sonra Pasteur'ün yaptığı çalışmalar ile tamamen çürütülmüştür. Yapılan bu bilimsel çalışmalar sonucunda canlının, canlıdan oluştuğu biyogenez görüşü ortaya çıkmıştır. Bu görüşe göre canlılar kendiliğinden değil, önceki atalarından türemiştir. Biyogenez görüşü canlıların nasıl oluştuğunu açıklar. Ancak "İlk organizmalar nasıl oluştu?" sorusuna cevap veremez. Bu soruya cevap bulmak için başka görüşler ortaya atılmıştır.