Acı İle İlgili Deyimler ve Anlamları

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 8 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Acı İle İlgili Deyimler

    ***acı (acılar) görmek
    kötü günler yaşamak.

    ***acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)
    1) bir şeyin acısını derinden duymak; 2) kötü bir şey olacağını düşünerek önceden üzülmek.

    ***acısı ortaya çıkmak
    olumsuz sonucu yavaş yavaş ortaya çıkmak: “Dur bakalım daha hele, o içtiklerinin acısı bir bir çıkacak ortaya.” -M. İzgü.

    ***acısını almak
    1) acılığını gidermek; 2) sızıyı dindirmek.

    ***acısını bağrına (içine) basmak (gömmek)
    bir üzüntüye, sıkıntıya yakınmadan katlanmak.

    ***acısını çekmek
    yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

    ***acısını çıkarmak
    1) acılığını yok etmek: Soğanın acısını çıkarmak. 2) mec. uğradığı maddi veya manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak: “Bunca gecikmişliğe rağmen o günlerin acısını çıkarabilmesine imkân tanımalıydı.” -E. Şafak. 3) mec. öç almak: “Ustanın kendisini küçük burjuva münevveri diye aşağılık görmesinin acısını çıkarıyor.” -N. Hikmet.

    ***acısını görmek
    bir yakınının ölümünü görmek.

    ***(bir şeyin) acısı çıkmak
    bir şeyin olumsuz, kötü sonucu bir süre sonra ortaya çıkmak: Dünkü yorgunluğun acısı bugün çıktı.

    ***(birinin) acısına dayanamamak
    bir kimse bir yakınının ölümünden büyük üzüntü duymak.

    ***(birinin) acısını almak
    sıkıntısını, üzüntüsünü azaltmak.

    ***(birinin) canını acıtmak
    birine acı vermek: “Korku, canını acıtacak, elle tutulur gözle görülür bir madde oldu.” -N. Hikmet.

    ***canı acımak
    1) çarpma, vurma vb. sonucu acı duymak: “Şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu.” -S. F. Abasıyanık. 2) üzülmek, rahatsız olmak.

    ***canına acımamak
    kendini düşünmeden, kendine bakmadan yaşamak.