Ad Aktarması Mecazı Mürsel Nedir Örnekleri

Konusu 'Öğrenci Web' forumundadır ve Ayaz tarafından 8 Aralık 2014 başlatılmıştır.

  1. Ad Aktarması Mecazı Mürsel Örnekleri

    Bir sözcüğün benzetme ilgisi olmadan başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir.
    ♦ Bir kravat masama gelip dosyaları bıraktı.
    “Kravat” sözcüğüyle “insan” kastedilmiştir, insan ile kravat arasında benzetme ilgisi yoktur, insana ait bir giysi parçası söylenerek ad aktarması yapılmıştır.
    ♦ Törende birçok ödül aynı masada oturuyordu.
    “Ödül” sözcüğü “insan”ı karşılamaktadır. Ödül ile insan arasında benzetme ilgisi yoktur. Ad aktarması söz konusudur,
    ♦ Tek taşımı kendim aldım.
    Tek taş, yüzüğün bir parçasıdır. Taş ve yüzük arasında benzerlik ilgisi yoktur. Parça – bütün ilgisiyle ad aktarması yapılmıştır.
    ♦ Giydiği kot çok pahalıydı.
    “Kot” sözcüğüyle “pantolon”un bir özelliği söylenmiş. Benzetme ilgisi yoktur. Ad aktarması yapılmıştır.
    ♦ Koltuk kavgası sürdü gitti.
    Makam yerine makamdan somut bir parça olan koltuk söylenmiş, ad aktarması yapılmıştır.
    ♦ Bu bölgede iki bin tüfeğiz biz.
    Asker ile tüfek arasında bir ilgi vardır ancak benzetme ilgisi yoktur. Ad aktarması yapılmıştır.
    ♦ Yeni bir imzayla söyleşi yapılacak.
    Sanatçı yerine imza söylenmiş. Sanatçı ile imza arasında bir ilgi vardır ancak benzerlik söz konusu değildir.
    ♦ İstanbul, havuzda serinledi.
    “İstanbul” sözcüğüyle “İstanbul halkı” kastedilmiştir, İstanbul ve halk arasında benzerlik yoktur; yer – insan ilişkisi vardır.
    “Doğmak” yerine “dünyaya gelmek” denebilir.
    “Maçı italya kazandı” cümlesinde “italya takımı” kastedilir.
    “Ona cepten ulaşabilirsiniz” cümlesinde “cep telefonu” kastedilir.
    Ad Aktarması ne demek açıklaması , ad aktarması cümle örnekleri, mecazı mürsel örnekleri
    SORU
    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ad aktarması yoktur?
    A) Rahmet yağıyor gökten, rahmet!
    B) Kalemlerimiz gazetelerde kendilerini gösterebilmekte.
    C) Üniversitenin bu kürsüsünden kimler gelip geçti!
    D) insanlar yirmi yıl önce buradan göç etmişler.
    E) Adamcağız dün Hakk’ın rahmetine kavuştu.
    CEVAP
    A seçeneğinde “rahmet” sözcüğü “yağmur” yerine; B’de “kalemler” sözcüğü “yazarlar, aydınlar” yerine; C’de “kürsü” sözcüğü “üniversitenin bir bölümü” yerine; E’de “Hakk’ın rahmetine kavuşmak” sözü “ölmek” yerine mecaz anlam gütmeden kullanılmıştır. Doğru seçenek D’dir.
    Ad aktarmaları çeşitli ilgilerle oluşur.
    ♦ İç-Dış İlgisi İlgisi
    ♦ Tencere kaynayınca ateşi söndür.
    (“Tencere” kaynamaz, tencerenin içindeki şey kastedil¬mektedir.)
    ♦ Şişeyi bir içişte yarıladı.
    (“Şişe” değil “şişenin içindeki” kastedilmektedir.)
    ♦ Parça – Bütün İlgisi
    ♦ Yemek pişince ocağı kıs. (Ocaktaki ateşi)
    ♦ Gemiyi kurtaracak bir el bulunmalı. (Vücudun bir parçası)
    ♦ Bu yürek ne acılara katlandı! (Vücudun bir parçası)
    ♦ Sanatçı – Eser İlgisi
    ♦ Victor Hugo’ydu okuduğum kitap. (Victor Hugo’nun bir eseri)
    ♦ Picassoyu izliyorum duvarlarda. (Picasso’nun resimlerini)

    ♦ Partide önce Nazan Öncel sonra da Tarkan çalındı. (Onların şarkıları)
    ♦ Akşama doğru rujlar, boyalar, askılı askısız, uzun, kısa, renk renk şile bezleri balkonlara ve tatil sitesinin avuç içi büyüklüğündeki gezinti alanına dökülürdü.
    Bu cümlede insanlara ait giysiler veya özellikler benzetme ilgisi olmadan kullanılarak ad aktarması yapılmıştır.
    Aynı şekilde aşağıdaki örneklerde de ad aktarması söz konusudur.
    ♦ “Ağlamak” yerine “gözyaşı dökmek”
    ♦ “Ölmek” yerine “can vermek”
    Yer, Yön, Bölge, Çağ – İnsan İlişkisi
    Türkiye’nin bazı bölgeleri bu mevsimde telaş içinde. (Bölgedeki insanlar)
    Okula verilmesi gereken bir belge daha vardı, (Okul yöneticilerine)
    Bu konuyu tıp fakültesiyle görüşmeye gidiyorum. (Tıp fakültesindeki doktorlar.)
    Doğu, yoklukla, açlıkla bakar Batıya. (Doğu halkı, Batı halkına)
    Anadolu üzülür savaşlarda. (Anadolu insanı) Adana sıcaktan bunalır yazları. (Adana halkı)
    ♦ Dünya bilir benim sana yandığımı. (Dünyada yaşayan herkes)
    ♦ Teknoloji çağı uzaktır duyguya. (Teknoloji çağının insanları)
    ♦ Vermem seni ellere Ordu üstüme gelse. (Ordu halkı)
    ♦ Soyut – Somut İlgisi
    ♦ İnsanlık hızla artıyor, (“insanlar” yerine soyut olan “insanlık” kullanılmıştır.)
    ♦ Türklük Avrupa’da çeşitli sorunlarla yüz yüze. (“Türkler” yerine soyut olan “Türklük” kullanılmıştır.)
    ♦ Gençlik, kafasına estiği gibi yaşamayı yeğliyor. (“Gençler” yerine soyut olan “gençlik” kullanılmıştır.)
    ♦ Karşıdan gelen güzellik kimin yâridir? (“Güzel kadın” yerine soyut olan “güzellik” kullanılmıştır.)
    ♦ Kasetçiye giren genç, Emre Aydın var mı, diye sordu. (Sanatçı söylenmiş, sanatçının albümü kastedilmiştir.)