Adıllar nedir örnekler

Konusu 'Eğitim Desteği' forumundadır ve Demir tarafından 4 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Adıl nedir

    Adların yerini çeşitli yönlerden tutan sözcüklerdir.

    İzmir’de doğdum; ama yıllardır oraya gitmedim.

    Bu cümlede, “İzmir” adını tekrar etmemek için, bu adın yerine kullanılan “ora” sözcüğü adıldır.

    Bunu ona kim verdi?

    Bu cümlede “bu, o, kim” sözcüklerinin yerine ad getirilebilir. (Kitabı Ali’ye Ahmet verdi.) “Bu, o, kim” sözcükleri, “kitap, Ali, Ahmet” adlarının yerini tuttuğu için adıl görevindedir.

    Adıllar, adların yerini tutma özelliklerine göre şu şekilde gruplandırılır:

    Kişi Adılı
    Dönüşlülük Adılı
    İşaret Adılı
    Belgisiz Adıl
    Soru Adılı
    İlgi Adılı
    1. Kişi Adılı

    İnsan adlarının, yani kişilerin yerini tutan adıllardır. Türkçedeki kişi adılları şunlardır:

    Ben I. tekil kişi adılı
    Sen II. tekil kişi adılı
    O III. tekil kişi adılı
    Biz I. çoğul kişi adılı
    Siz II. çoğul kişi adılı
    Onlar III. çoğul kişi adılı
    Bu adıllar, cümlelerde çeşitli çekim ekleri alarak kullanılabilir.

    Benim onu tanıdığımı söylemişsin.

    Bu cümlede “benim, onu” sözcükleri kişi adılıdır.

    Öğretmenimiz bana ve sana dün derse gelmediğimiz için kızmış.

    Bu cümlede, yaklaşma durumu ekini (-e, -a) alan I. ve II. tekil kişi adılı olan “ben” ve “sen” sözcükleri “bana” ve “sana” biçimine dönüşmüştür.

    2. Dönüşlülük Adılı

    Dönüşlülük adılı, “kendi” sözcüğüdür. Dönüşlülük adılı, iyelik eki alarak kullanılabilir:

    Kendi – m Kendi – n Kendi – si Kendi – miz Kendi – niz Kendi – leri

    Dönüşlülük adılı, kişi adılının yerine kullanılabildiği gibi, kişi adıllarıyla birlikte, cümleye pekiştirme anlamı katacak şekilde de kullanılabilir.

    Bu soruyu kendim çözdüm.
    Bu soruyu ben kendim çözdüm.
    Birinci cümlede “kendim” sözcüğü I. tekil kişiyi belirtecek şekilde, kişi adılının yerine; ikinci cümlede kişi adılıyla (ben) birlikte, cümleye pekiştirme anlamı katacak şekilde kullanılmıştır.

    3. İşaret Adılı

    İşaret anlamı taşıyan ve adların yerini işaret yoluyla tutan sözcüklerdir.

    bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, bura(sı), şura(ya), ora(da), öteki, beriki…

    Pek kitap okumam; ama onu daha önce okumuştum.

    Bu cümlede, “onu” sözcüğü işaret yoluyla “kitap” adının yerine kullanıldığından, işaret adılıdır.

    Gömlekleri sen al, şunu da Ali’ye ver. Ötekini alsan daha iyi olacak.

    Bu cümlelerde “şunu, ötekini” sözcükleri, işaret anlamı taşıyarak bir varlığı karşıladığı için işaret adılıdır.

    Biz buraya iki yıl önce gelmiştik.

    Bu cümlede “buraya” sözcüğü, bir yer, mekân adının yerine geçtiği için işaret adılıdır.

    Not: “O” ve “onlar” sözcükleri, Türkçede hem işaret adılı hem kişi adılı olarak kullanılabilir. Bu sözcükler, insan için kullanılırsa kişi adılı; insan dışındaki varlıklar için kullanılırsa işaret adılı olur.

    Onları toplantıya davet etmelisin. Onları bir hafta içinde postaya vermelisin.

    Birinci cümlede “onları” sözcüğü, insan için kullanıldığından kişi adılıdır. İkinci cümlede ise, insan dışındaki varlıklar için kullanıldığından işaret adılıdır.

    İşaret adılları içinde bu durum, sadece bu iki sözcük için geçerlidir. Diğer işaret adılları (bu, şu, bunlar, şunlar, öteki…) insan için de kullanılsa, adıl olduklarında her zaman işaret adılıdır.

    Orhan’ın değil, bunun sorusuna cevap vermeliydin.

    Bu cümlede “bu” sözcüğü bir kişiyi karşılamasına rağmen işaret adılıdır.

    4. Belgisiz Adıl

    Adların yerini kesin olmayacak biçimde tutan adıllardır.

    biri, birisi, birçoğu, birkaçı, bazısı, başkası, herkes, hepsi, hiçbiri, hiç kimse, kimi, kimisi, çoğu, şey…

    Senin yerine başkası nöbet tutsun.

    Bu cümlede, “sen” adılı, belli bir kişiyi karşılarken, “başkası” sözcüğü, karşıladığı kişi kesin olarak belirtilmediğinden, belgisiz adıldır.

    Birkaçımız, taşınan komşumuza yardım ettik.

    Bu cümlede, “birkaçımız” sözcüğü, sayıca bir belirsizlik anlamı taşıyıp karşıladığı kişiler kesin olarak belirtilmediğinden, belgisiz adıldır.

    Herkes bu konuya çalışsın.
    Soruların bazıları gerçekten çok zordu.
    Bu soruları kimse çözememiş.
    O, işlerini titizlikle yapan birisidir.
    Kimileri bu tür romanları daha çok seviyor.
    Bu cümlelerde, “herkes, bazıları, kimse, birisi, kimileri” sözcükleri, karşıladıkları kişiler kesin olarak belirtilmediğinden, belgisiz adıldır.

    5. Soru Adılı

    Adın yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir. Soru adılının cevabı, bir ad ya da başka bir adıldır.

    Kim (kime, kimi, kimde, kimden, kimler…) Ne (neyi, neye, neler, nesi, neyin…) Nere (nerede, nereden, neresi, nereyi…) Hangisi (hanginiz, hangimiz, hangileri…) Kaçı (kaçıncısı, kaçınız, kaçımız…)

    Beni dün akşam kim aradı?

    Bu cümlede, “kim” sözcüğü, soru anlamı taşımaktadır ve yerine cevap olarak bir ad gelebilmektedir. “Seni dün akşam arkadaşın aradı.” cevabında görüldüğü üzere “arkadaş” adı, “kim” sözcüğünün yerine cevap olarak gelebilmektedir.

    Bana çarşıdan ne aldın? (gömlek)
    Bütün bunları kimden duydun? (Ali’den)
    Buranın neyi meşhur? (fındığı)
    Geçen yaz, nereyi gezdin? (Konya’yı)
    Bu tablolardan hangisini beğendin? (şunu)
    Kalemlerin kaçını sana verdi? (üçünü)
    Not: Soru adılları, cümlelerde her zaman soru anlamı taşımaz; fakat bu sözcükler yine de soru adılıdır.

    Onun nereye gideceğini bilmiyorum.

    Bu cümlede “nereye” sözcüğü cümleye soru anlamı katmamıştır; ama yine de görevce soru adılıdır.

    6. İlgi Adılı (-ki)

    İlgi eki olan “-ki” bir adın yerine geçerse ilgi adılı olur.

    Ahmet’in çantası okulda kalmış, Ali’ninki nerede?

    Bu cümleden “-ki” ekinin, tamlanan durumundaki “çanta” adının yerini tuttuğu anlaşılmaktadır.

    İlgi zamiri “-ki”, mutlaka tamlayan ekinden (-ın, -in, -un, -ün, -im) sonra gelir.

    Onunki, seninki, benimki, bizimki…

    Antalya’nın denizi Muğla’nınkinden güzeldir. (deniz)
    Bizim okul sizinkinden daha başarılı. (okulunuz)
    Bizimki yine okuldan sonra parka gitmiş. (çocuk)

    Örnek 1:
    “O” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi adılı (şahıs zamiri) olarak kullanılmıştır?
    A) Çocuklar o ağacı sulamışlar.
    B) Annesi onu, biraz önce hastaneye götürdü.
    C) Kitaplıktan o kitabı alıp gitti.
    D) Ben bu evi değil, onu beğendim.
    E) Dosyayı göstererek: “Onu bana ver.” dedi.
    (1998-ÖYS)
    Çözüm:
    Cümleleri incelediğimizde A seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “ağaç” adını belirterek, C seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “kitap” adını belirterek sıfat görevinde kullanıldığını görüyoruz. D seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “ev” adının yerine geçtiği için; E seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “dosya” adının yerine geçtiği için işaret adılı olduğunu görüyoruz. B seçeneğinde ise “o” sözcüğü bir kişinin (çocuk) yerini tuttuğu için kişi adılıdır.
    Cevap B

    Örnek 2:
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?
    A) Bunca sıkıntıya neden katlandınız?
    B) Bu romanı benden sonra kim okumak ister?
    C) Bu çiçeklere kaç para verdiniz?
    D) Kaçıncı katta oturduğunu söyledi mi?
    E) Bana gizlice ne söylediğini biliyor musunuz?
    (1983-ÖYS)
    Çözüm:
    Bir cümlede soru anlamının zamirle sağlanabilmesi için o cümlede soru zamiri (adılı) bulunmalıdır. Seçenekleri incelediğimizde “neden, kaç, kaçıncı” sözcüklerinin bir adın yerine geçmediğini, yani bunların zamir olmadığını görüyoruz. B seçeneğinde “kim” sözcüğü ve E seçeneğinde “ne” sözcüğü ise soru adılıdır. Ancak E seçeneğinde cümleye soru anlamını “ne” soru adılı değil; “mı, mi” soru eki katmaktadır. Bu yüzden soru anlamı, B seçeneğinde adılla sağlanmıştır. 
    Cevap B

    Örnek 3:
    “Kimi zamirler, özneyi pekiştirerek belirtirler. Bunlar tek başlarına asıl şahıs zamirlerinin yerini tutabildikleri gibi, onlarla birlikte de kullanılabilirler.”
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir zamir vardır?
    A) Doğrusu, onun sözüne pek kulak asmadım.
    B) Bence, alınan sonuç pek de olumlu değildi.
    C) Bu elbiseyi ben kendim diktim.
    D) İşittiklerimiz bunları doğrular nitelikteydi.
    E) Ahmet o yaz, tatilini bizde geçirecekti.
    (1989-ÖSS)
    Çözüm:
    Seçenekleri incelediğimizde, açıklamaya uygun zamirin C seçeneğindeki “kendim” sözcüğü olduğunu görüyoruz. Çünkü bu sözcük “ben” şahıs zamirinin yerine kullanılabildiği gibi bu cümlede “ben” zamiriyle birlikte kullanılmış ve özneyi pekiştirerek belirtmiştir.
    Cevap C

    Örnek 4:
    “Bu” sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından ötekilerden farklıdır?
    A) Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
    B) “Bu taşındır” diyerek Kâbe’yi diksem başına
    C) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan
    D) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı
    E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
    (1993-ÖSS)
    Çözüm:
    Dizeleri incelediğimizde “bu” sözcüğünün A, C, D ve E seçeneklerinde bir adı niteleme görevinde kullanıldığı için sıfat, B seçeneğinde ise “Kâbe” adının yerini tuttuğu için adıl görevinde olduğunu görüyoruz.
    Cevap B

    Örnek 5:
    Çocukken, seslerin hep o(I) minicik(II) kutunun içine doluştuğunu sanırdım. Düğmesi çevrilince o(III), evimizi hoş nağmelerle doldururdu.
    Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
    I II III
    A) işaret sıfatı niteleme sıfatı işaret zamiri
    B) işaret sıfatı belgisiz sıfat kişi zamiri
    C) işaret zamiri niteleme sıfatı kişi zamiri
    D) kişi zamiri belgisiz sıfat işaret zamiri
    E) işaret sıfatı sayı sıfatı kişi zamiri
    (1999-İPTAL)
    Çözüm:
    Birinci cümledeki “o” sözcüğü işaret yoluyla “kutu” adını belirttiği için “işaret sıfatı”, “minicik” sözcüğü “kutu” adına sorulan “nasıl” sorusuna cevap verdiği için “niteleme sıfatı”dır. II. cümledeki “o” sözcüğü, işaret yoluyla “kutu” adının yerini tuttuğu için “işaret zamiri”dir.
    Cevap A

    Örnek 6:
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?
    A) Arkadaşın Ankara’ya ne zaman gelmiş?
    B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?
    C) Ben de onunla gidebilir miyim?
    D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?
    E) İstanbul’a ilk kez mi gidiyorsun?
    (1995-ÖSS)
    Çözüm:
    Seçenekleri incelediğimizde A’da “ne zaman” sözcüğünün “gelmek” eylemini belirttiği için belirteç, D’de “kaçıncı” sözcüğünün “kat” adını belirttiği için sıfat olduğunu; C ve E’de soru anlamının “mi” soru ekiyle sağlandığını; B’de ise “kim” sözcüğünün bir adın yerini soru yoluyla tuttuğundan “soru zamiri” olduğunu görüyoruz.
    Cevap B