Aile büyüklerimizin oynadığı oyunlar

Konusu 'Bilgi bankası' kategorisindedir ve Misafir tarafından 7 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Misafir Ziyaretçi

    Aile büyüklerinin oynadığı oyunlarla kendi oyunlarımızı karşılaştırıp benzerlik ve farklılıkları bulmam lazım.Eskiden oynanan bir oyunun nasıl oynandığını yazarmısınız..
     



  2. webkolik Aktif Üye Özel üye

    Cevap: Aile büyüklerimizin oynadığı oyunlar

    ESKİ MİNDER OYUNU

    Grup halinde oynanır. Bir kişi ebe olur ve arkasını oyunculara döner. Ebe "Eski minder yüzünü göster, göstermezsen bana bir şey ver"
    diyerek arkasını döner. Bu arada oyuncular ebeye yaklaşmaya çalışmaktadır. Ebe dönünce herkes hareketsiz durur.
    Ebe herkesten bir şey yapmasını ister. Oyuncu yapamazsa ebe onu cezalandırır.




    MİSKET OYUNU

    En az iki kişiyle oynanır.15 tane kadar bilye yan yana dizilir.Oyuncular sırayla bilyeleri vurmaya çalışır.Herkes vurduğu bilyeyi alır.En çok bilyeyi vuran kazanır.Oyunun birincisi olur.


    ÜÇ TAŞ OYUNU

    İki kişilik bir oyundur. Yaşlıların da oynadığı bir oyun olup, üçer taşla her yere basitçe çizilebilen şekil üzerinde oynanır. Oyuncular sırasıyla taşları istedikleri bir noktaya koyarlar. Amaç kendi taşlarının üçünü bir araya-yatay ya da dikey-getirmektir. Bunu yaparken, rakibi kollamak da gerekiyor elbette. Taşların hepsi konduktan sonra, ilk taşı koyanın oynaması gerekir. Taşlar konulup elde kalmayınca şekil üzerindeki taşlar sadece boş olan yerlere hareket ettirilebilir, ama sadece bir basamak olmak şartıyla. Önünde kendi taşı varsa dahi hareket edemez. İlk kez üç taşı yan yana ya da alt alta getiren oyunu kazanır. Oyuncuların taşlarının karışmaması için değişik şekil ya da renkte taşlar seçilir.

    ÇELİK-ÇOMAK OYUNU

    Daha çok açık alanlarda oynanan bir oyundur. Oyuna bazen büyüklerin de katıldığı olur. Bu oyunda iki ucu yontulmuş kısa bir ağaç dalı yani çelik ile 50 - 60 cm uzunluğunda bir sopa yani çomak kullanılır. Oyun oynayacak olanlar iki gruba ayrılırlar. Bir tarafın oyuncusu eksik olursa bir kişi iki kişi yerine oynar ve bu kişiye '' Eşi karnında'' denir. Her iki taraftan birer kişi seçilir ve bu seçilen kişiler çeliklerini uzağa fırlatırlar. Hangi oyuncu çeliği daha fazla uzağa atabilmişse o taraf oyuna başlar. Bu A takımı olsun. Oyun başlarken yere küçük bir çukur açılır veya iki taş çeliğin boyu kadar aralıklı olarak yan yana konur. B takımı oyuncuları karşı tarafa geçer. Böylece oyun başlamış olur.

    Oyuncu elindeki sopayla çukurun üzerine yerleştirdiği çeliği karşı B taraf oyuncularına doğru hızla atar ve sopayı yere bırakır. Eğer B taraf oyuncuları atılan çeliği havada yakalarsa hem sayı kazanırlar hem de çeliği kaptıran A takımı oyuncusu oyundan çıkmış olur. B takımı çeliği yakalayamadıysa, çeliği düştüğü yerden tekrar yerdeki sopaya doğru atarlar.
    Sopayı vurabilirlerse karşı A takımının oyuncusu yine oyundan çıkar. Vuramazlarsa A takımı çelikle sopanın arasındaki mesafeye bakarak B takımının bu mesafeyi kendi belirledikleri bir adımda almasını ister.
    B takımında adımını büyük atabilen ve kendine güvenen bir oyuncu bulunmazsa, ya da bu adım sayısında çomaktan çeliğe ulaşamazsa A takımı adım sayısı kadar sayı alır. Eğer bu adımda yetişebilirlerse sayıyı B takımı alır. Oyunun başında kararlaştırılan sayıya ilk ulaşan takım oyunu kazanır. Bir sonraki oyuna kazanan taraf başlar. Hangi tarafın oyuncularının tamamı ölürse bu defa diğer taraf oyuna başlar. Bir takım kararlaştırılan sayıya hiç puan kaybetmeden ulaşırsa oyundan çıkmış bir arkadaşlarını tekrar oyuna sokarlar.



    Aile büyüklerinin oynadığı oyunlarla şimdiki oyunların karşılaştırılmasını için aşağıdaki link yardımcı olabilir. http://www.webokur.com/soru-ve-cevaplar/eski-cocuk-oyunlari-yeni-oyunlarin-karsilastirmasi-2080/


    GAZOZ KAPAĞI OYUNU

    En az iki kişiyle oynarlarmış. Önce yere yuvarlak çizerlermiş. O çizdiklerinden yaklaşık 10-15 adım ileriye de düz çizgi çizerlermiş. Yuvarlak çizgiye belirli sayıda gazoz kapağını üst üste gelecek şekilde herkes yan yana koyarlarmış.

    Ondan sonra birinciyi seçmek için gazoz kapaklarının yanından çizdikleri çizgiye taşlarını atarlarmış. En yakın olandan başlayarak sıra belirlenirmiş. Sonrda gazoz kapaklarını ellerindeki taşlarla vurmaya çalışırlarmış. Dağılanlar vuranın olurmuş.


    KÖREBE OYUNU

    En az üç kişiyle oynanır. Bir kişinin gözü bağlanır. Gözü bağlı olarak diğer kişileri yakalamaya çalışır. Kimi yakalarsa onun gözleri bağlanır. Oyun uzar gider.




    MENDİL KAPMACA OYUNU

    Ortada mendili tutacak biri seçilir. Sonra çocuklar aldım verdim ben seni yendim oyunuyla iki gruba ayrılırlar. Çizgilerden çıkış yapan çocuklar arasında mendili yakalayan yakalayamayanı mendille ebelemeye çalışır.



    YEDİ KİREMİT OYUNU

    Ortaya yedi kiremit konur, 2 gruba bölünen çocuklar bunu top atıp isabet ettirerek yıkmaya çalışırlar. İlk deviren diğer grubu topla vurma hakkını kazanır. Topla en çok kişi vuran grup kazanır.



    SEK SEK OYUNU

    Önce yere kare şeklinde çizgiler çizilir. her kareye bir ad verilir. Elimizdeki düz bir taşı çizgilerin içine gelecek şekilde bu karelere atarız. Sonra sekerek karelerin içinde ileri ve geri gider geliriz. Her kereyi dolaştıktan sonra son karenin başına gider arkamız dönük olarak taşı karelerin içine atarız. İçine düşen kare bizim olur. Üzeine adımızı yazarız. en çok kareye sahip olan kazanır. Oyun oynarken çizgilere basmamak esastır. Basan veya taşı çizgiye düşüren yanar, oyun sırası diğer oyuncuya gelir.


    İP ATLAMA OYUNU

    Uzunca bir ipin uçlarından iki kişi tutarak düzenli bir biçimde ve yükseklikte sallarken diğerleri belli hareketlerle ipin yere indiği noktada üzerinden sıçrarlar. Ayağı ipe takılan ya da atlayamayan ipi sallayanlardan birinin yerine geçer. Oyun bu şekilde devam eder.




    İSTOP OYUNU

    En az 4-5 kişi ve topla oynanır. Ebe topu havaya atar ve oynayanlardan birinin ismini söyler. İsmi söylenen oyuncu topa doğru koşarken, diğerleri kaçmaya başlar. Adı söylenen kişi topu yere düşmeden yakalamaya çalışır. Topu yakaladığında “istop” diye bağırır. Bağırır bağırmaz, diğer oyuncular bulundukları yerlerde durmak zorundadırlar. Daha sonra topu yakalayan kişi topu oyunculardan birine doğru fırlatır, eğer vurmayı başarırsa oyunu kazanır.


    YERDEN YÜKSEK OYUNU

    Bir ebe seçilir. Ebe belirlenen sayıya kadar saymaya başlar. Ebe sayana kadar herkes ebeden yüksek bir yere çıkar. Saymayı bitirdiğinde ebeden yüksek bir yere çıkamayan, diğer oyunda ebe olur.

    Yakalamacada ebe, oyuncuları ellemeye çalışıyor. Ellediği kişi bir sonraki oyunda ebe oluyor.


    UZUN EŞEK OYUNU

    Bir hakem ile 4’er kişilik iki takım arasında oynanır. Hakem olan kişi bir duvara ya da dayanabilecek bir yere sırtını verir bacağını açar. Oyuncunun biri kafasını hakemin bacakları arasına koyar ve belini düzbir şekilde tutar. Takımın diğer oyuncuları da onun arkasına aynı biçimde dizilirler. Diğer takımın oyuncuları sırasıyla bunların sırtlarına atlarlar. Dört oyuncu da atladıktan sonra takımın ebesi ( kaptanı ) eliyle bir sayı gösterir: “ Eşeğim kaç yaşında ?” ya da “ Çıtı mıtı kaç ? “
    diye sorar. Sayı 10’dan fazla olamaz. Altta yatan takımın ebesi bu sayıyı tahmin etmeye çalışır. Eğer doğru tahmin edemezse diğer takım yine atlayış yapar. Tahmini doğru yaparlarsa, yani sayıyı bilirlerse, atlama yapan oyunculardan biri yere düşerse ya da ayağı yere değerse, takımlar yer değiştirir. Atlayış yapma sırası diğer takıma geçer.




    ÇİVİ SAPLAMA OYUNU

    Çivi oyunu çoğunlukla kış mevsiminde oynanan oyunlardanmış. Bunun için ıslak ve düz bir toprak alan bulunurmuş. Toprağın üzerinde bir nokta belirlenirmiş. Çivileri atarak belirlenen nokta çevresinde dönülerek oyuncular birbirlerini hapsetmeye çalışırlarmış.




    KÖŞE KAPMACA OYUNU

    Bu oyunu oynayacak çocukların sayısından bir eksik sayıda köşe saptanır. ( köşe yoksa, yere tebeşirle aynı sayıda daire çizilir.) Çocuklar sayışarak, aralarından bir ebe seçerler. Ebe ortada durur, öteki çocuklar köşelerine geçerler. Oyun başlayınca, çocuklar köşelerini ( yerlerini ebenin kapmasına olanak vermemeye çalışarak ) değiştirmeye çalışırlar. Bu değiştirme sırasında ebe başka bir köşeye geçmek üzere olan çocuğun yerini kapmaya çalışır. Kaparsa, yerini aldığı çocuk ebe olur. Oyun böylece sürer.


    DOKUZ KİREMİT OYUNU

    Farklı büyüklükte dokuz kiremit üst üste konulur. İki grupla oynanır. Bir grup kiremitleri bekler, diğer grup elemanları sıra ile topu atarak kiremitleri devirmeye çalışır. Yığından kiremit yıkmayı başardıkları zaman kaçarlar. Bekçi olan grubun elemanları topu aralarında birbirlerine atarak kaçanları vurmaya çalışırlar. Vurulan oyundan çıkar. Kaçan grup elemanlarının hepsi vurulmadan kiremitleri tekrar yığmayı başarırlarsa çul yapmış sayılırlar ve oyun yeniden başlar.
     



  3. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Aile büyüklerimizin oynadığı oyunlar

    çelik çomak
     



Sayfayı Paylaş