Aile Kurumunun Günümüzde Toplumsal Alanda Sahip Olduğu Değer

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 27 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Aile Kurumunun Günümüzde Toplumsal Alanda Sahip Olduğu Değer nedir

    Farklı sosyal ve kültürel değerlere sahip olan toplumların kendilerine özgü aile kurumları vardır. Dolayısıyla toplumlardaki aile yapısı ve değerleri de farklıdır. Topluma ait olan sosyal ve kültürel değerlerin öğretilmesi, öğretilen değerlerin yeni nesillere aktarılması aile yoluyla gerçekleşir. Bir başka ifadeyle topluma ait kuralların ilk öğrenildiği yer ailedir. İnsan sevgisi, vatan sevgisi, bayrak sevgisi ve din değerler önce ailede öğretilmeye başlanır.

    Düzenli toplumlar, düzenli ailelerin varlığı ile oluşacağından aileye gerekli önem verilmelidir. Aile kurulurken yasalara uygun davranmak gereklidir. Ülkemizde evlilik kurumunu düzenleyen Türk medeni Kanuna göre evlenmen için kadınların en az 15, erkeklerin ise en az 17 yaşında olmaları gerekir. 18 yaşın altındaki evliliklerde anne ve babanın izni gerekmektedir. Türk medeni kanununda yer alan bir diğer hüküm ise yakın akrabalar ile akıl hastalarının evlenemeyeceğidir.

    Ailenin toplumdaki önemi göz ardı edilmemelidir. Aileye yeterince önem vermeyen batı toplumlarından telafi edilemeyen yıkıcı faaliyetler oluşmuştur. Bunun farkına varan batı toplumları son yıllarda tekrar aile kurumlarına sarılmışlardır. Aile bağlarının zayıfladığı toplumların yıkıma uğrayacağı hiç bir zaman unutulmamalıdır. Türk toplumu sahip olduğu güçlü aile yapısıyla şu anda güven vermektedir. Aile kavramı her zaman türk toplumu için önemli bir yerde tutulmaktadır. Bunu gerek dış topluluklar gerek iç topluluklar bilmektedirler. Aile kavramımızın toplumdaki yeri ve önemi böyledir.

    Aile, tarih boyunca bütün toplumların nüvesini oluşturan müessese olmuştur. Türk tarihindeki mevcut bütün anayasalarımızda da aile ‘Türk toplumunun temel müessesesi’ olarak kabul edilmiştir.

    Sosyal amaçlı bir kurum olan ailenin kendi üyelerine ve topluma karşı sorumluluğu vardır. Toplumda sorunların çıkması ailenin keşmekeşleşmesiyle meydana gelmektedir. Huzurlu ve dengeli bir aile ortamında yetişen fertlerle toplumun sorunlarına kökten çözümler getirilebilir. Bir memleketin yükselmesi, ev ve aile muhabbetine bağlıdır.

    AİLE TOPLUMUN ÖZÜDÜR.

    Aile topluma karşı sorumlu olduğu gibi kendi mensubu olan bireylere karşıda sorumluluğu vardır. Bu görevin yerine getirilmesiyle hem aile hem toplum huzuru ve saadeti yakalayacaktır. Aile bireyi her yönden yetiştirdiği gibi, kendisini toplumda en iyi şekilde temsil eden sosyal bir fert haline getirmelidir. Aile toplumun özüdür, onu tahribe yönelen her şey toplumun tahribine yönelmiş demektir. Kişi yalnızlığa itilip, toplumdan dışlanmamalıdır. Sosyal ilişkilerin bozulduğu, insanlığın manevi yönden boşluğa itildiği yalnız insanlar sürüsü batı toplumunda intiharların bu denli fazla olmasının sebebi budur.

    BATI TOPLUMUNDA AİLE KUTSİYETİNİ KAYBETMİŞTİR.

    Hiçbir öğreti, din, eğitim sistemi kişiyi başıboş bırakmamıştır. Kişinin aile ortamında ilgisiz bırakılıp, eğitilmemesi onun şer güçlerinin eline teslim edilmesidir. Batı toplumlarında ailenin kutsiyetini kaybetmesi ile birlikte toplumda kargaşa, anarşi kendini hissettirmiştir. Yine suçlu insanlara baktığımızda aile yapısı sağlam olmayan, ailesel birlikteliğin tesis edilememiş ailelerin fertleri oldukları gözden kaçmamaktadır. Günümüzde çocuklar ve gençler ailenin değil toplumun etkisindedir. Kitle iletişim araçları yüzünden aile dışlanmış, bizim dinimize, örfümüze, âdetimize zıt olan ülkelerin yaşam tarzları taklit edilerek ahlaksızlıklar; yabancılardan korumak için dört tarafını kapattığımız, kat kat perde ile içerisinin görünmesini engellemeye çalıştığımız kutsal ailemizin içine medya aracılığıyla girmiştir ve genç dimağlara zehrini akıtmaktadır. Kralların bile giremediği bir kale olan aileye girmenin yolunu bulan şer güçleri, bu kaleyi içten fethetmeye çalışmaktadırlar. Unutmamalılar ki kemandan zurna sesi çıkmaz. Her ağaç kendi kökünden vücut bulur. Kendi ailelerini tahrip ettikleri gibi Türk ailesine de zarar veremeyeceklerdir. Çünkü bu millet sahipsiz değildir.