Akarsularımızın genel özellikleri nelerdir

Konusu 'Coğrafya atlası' forumundadır ve Nehir tarafından 22 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Akarsularımızın genel özellikleri

    Türkiye! iklim koşullan ve yer şekillerinin çeşitliliğine bağlı olarak sık bir akarsu ağına sahiptir. Topraklarımızdan kaynağını alan çok sayıda akarsu, altı önemli havza ile bazı kapalı havzalara su taşır. Ancak akarsularımızın uzunlukları fazla değil¬dir. Türkiyenin bir yanmada oluşu ve dağların genellikle kıyılara paralel sıralar hâlin¬de uzanması, uzun akarsuların oluşmasını engellemiştir. Kıyılarımızdaki dağlardan kaynağını alan akarsular, kısa bir yol aldıktan sonra de¬nize ulaşır. Bu nedenle bu akarsuların boylan oldukça kısadır. Kaynağını iç kesimler¬den alan akarsularımızın boylan daha uzundur. Bununla birlikte en uzun akarsuyumuz olan Kızılırmakın boyu (iç Anadoluda genişçe bir kavis çizdiği hâlde) 1355 kmyi an¬cak bulur. Akarsularımızın diğer bir özelliği de, taşıdıkları su miktarının az olmasıdır Tür¬kiyenin büyük bir bölümünün yan kurak iklimin etkisinde olması nedeniyle az yağış alması bunun başlıca nedenidir. Akarsularımızın taşıdıkları su miktarı azlığının diğer nedeni de, akarsu havzalarının dar oluşudur. Akarsularımızın boylan kısa, kollan da az olduğundan doğal olarak taşıdıkları su, fazla olmamaktadır. Ancak, her mevsim yağış¬lı olan Doğu Karadeniz Bölümünün akarsuları, her zaman bol su taşımaktadır. Akarsularımızın rejimleri düzenli değildir. Türkiyede yağış rejiminin düzensiz oluşu, ilkbahardaki kar erimeleri ve yazın buharlaşmanın fazla olması, akarsularımızın taşıdıkları su miktarının yıl boyunca büyük değişikliklere uğramasının başlıca nedenle¬ridir. Akarsularımızın tümünde, su seviyesinin en düşük düzeyde olduğu dönem, yaz mevsimidir. Bu dönemde bazı akarsular tümüyle kurur. Sonbahar yağmurlarının başlaması ve buharlaşmanın azalmasıyla akarsu düzeylerinde yükselme başlar. Akarsularımızın büyük bir kısmında su seviyesinin en yüksek düzeyde olduğu dönem, ilkba¬hara rastlar. Bu dönemde yağışların artması ve kar erimeleri nedeniyle akarsuların su düzeyleri oldukça yükselir. Yataklarının fazla eğimli oluşu, akarsularımızın bir diğer özelliğidir. Bu nedenle akış hızları dolayısıyla erozyonu hızlandırıcı etkileri fazladır. Bol alüvyon taşır ve de¬nizlere döküldükleri yerlerde deltalar oluştururlar. Türkiyedeki akarsuların genellikle denge profilini almamış olmaları, Türkiyenin son jeolojik zamanda şekillenmiş olma¬sından başka bir deyişle genç arazi yapısından kaynaklanmaktadır. Akarsularımızın hidroelektrik enerji üretimine çok elverişli olmaları da dar ve derin vadiler oluşturma¬larının bir sonucudur. Bu nedenle ülkemizde çok sayıda baraj yapılmış ve hidroelektrik santrali kurulmuştur. Akarsularımızın çoğu, dağlık kesimlerden inmektedir. Taşıdıkları kum ve çakıllar¬la yataklarını doldurdukları için denize yakın kısımlarında bile ulaşıma elverişli değil¬dir. Yalnızca Kocaırmak, kıyıdan 7 km iç kısma kadar ulaşıma olanak verir. Akarsularımızın, balıkçılık yönünden önemli bir potansiyele sahip olduğu söylene¬bilir. Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya ağızlarında avlanan mersin balıklandın yumur¬talarından havyar elde edilir. Van Gölüne dökülen akarsuların ağızlarında da inci kefali denilen balık türü bolca avlanmaktadır. Diğer akarsularımızda da kefal, sazan, ala¬balık, yayın vb. balık türleri bulunmaktadır. 2. BAŞLICA AKARSULARIMIZ Her akarsu, bütün kollarıyla birlikte, belirli bir bölgenin sularım toplar. Akarsuyun sularını topladığı alana, o akarsuyun su toplama alanı ya da havzası denir. Aynı deniz ya da gök dökülen akarsular da o göl ya da denizin havzasını oluşturur: Karadeniz hav¬zası, Marmara havzası, Van Gölü havzası gibi. Bir havzanın büyüklüğü, yer şekilleri¬nin özelliklerine ve eğime göre değişir. Sözgelimi; Ege ve Marmara havzaları oldukça dar, Karadeniz havzası ise geniştir.