Akdeniz Anemisi (Talasemi) Nedir Ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Konusu 'Hastalıklar ve Belirtileri' forumundadır ve Elif tarafından 11 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Akdeniz anemisi, Akdeniz Bölgesi'ndeki ırklarda görülen bir çeşit kansızlık hastalığıdır. Tıpta Talasemia (talasemi) olarak adlandırılır. Bu hastalıkta, anemi (kansızlık) oluşmasına neden olan etmen, kandaki alyuvarların yapısında bulunan hemoglobin proteinin yapısındaki bozukluktur.
    Hemoglobin, kanda oksijen ve karbon dioksidi bağlayarak taşıyan moleküldür. Akdeniz anemisi hastalarında hemoglobin yapısındaki bozukluk, alyuvarların üretildikten sonra parçalanmasına neden olur. Kemik iliği çok çalışarak daha fazla alyuvar üretir ancak bu hücreler de erkenden parçalanır. Bunun sonucu olarak kansızlık ortaya çıkar.

    Akdeniz anemisinin Akdeniz anemisi taşıyıcılığı ve Akdeniz anemisi hastalığı olmak üzere iki tipi vardır.
    Taşıyıcı kişiler bu hastalığın bir çekinik genini taşırlar. Bunlar hafif kansızlık dışında belirti göstermezler ve sağlıklı yaşamlarına devam ederler. Akdeniz anemisi taşıyıcılığı ancak kan testiyle anlaşılabilir. Anne ve babadan her ikisi de taşıyıcı ise çocuklarının Akdeniz anemisi olma olasılığı % 25'tir. Akdeniz anemisi hastalığı bebek doğduktan sonra ilk bir yıl içinde kendini gösterir. Çoğunlukla bebek 6 aylıkken ağır kansızlık gelişir. Kansızlık, demir eksikliğine bağlı olmadığından demir tedavisi uygulanmaz. Düzenli olarak kan nakli yapılır. Halsizlik, iştahsızlık, sık sık ateşlenme ve dalak büyümesi sonucu karın şişliği hastalığın belirtileri arasındadır. Ayrıca yüz ve kafa kemiklerinden başlayarak iskelet yapısında değişiklikler meydana gelir. Alın ve elmacık kemikleri çıkık tipik yüz görünümü ortaya çıkar. Bu hastalar hayatları boyunca düzenli tedavi görmek zorundadırlar.
    Akraba evlilikleri toplumda Akdeniz anemisi görülme sıklığını artırır. Türkiye'de yakın akraba evliliklerinin yüksek olması, bu hastalığın ve taşıyıcılığın özellikle Akdeniz Bölgesi'nde doğanlarda daha sık görülmesine yol açar.
    Akdeniz anemisinde doğum öncesi tanı yöntemlerinin geliştirilmesi, taşıyıcıların taramalarla ortaya çıkartılması koruyucu tedavi bakımından çok etkili olmuştur. Gelişmiş ülkelerde Akdeniz anemisi ve bu hastalığa bağlı ölümler büyük oranda azalmıştır.