Aktin Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 28 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Aktin

    Aktin: Yapısal bir protein çeşidi olan aktinin şekli ise yuvarlaktır. Aktin, sarmal şeklinde polimerize olarak aktin filamentlerinin oluşmasını sağlamaktadır. Hücresel iskelet aktin filamentleri ile olmaktadır. Zar ile çevrili olan, organelleri zararsız ve tek çekirdekli ilkel yapıdaki hücrelerde hücrenin her yerini saran ve üç boyutlu olan bu ağa aktin filamentleri mekanik olarak destek vermekte ve hücrenin biçimini sağlamaktadır. Hücrenin hareketi de yine aktin filamentleri sayesinde sağlanmaktadır. Ayrıca, hücreler arası bazı bariyerlerin oluşmasında, sitoplâzma akıntısı ile hücrenin bölünmesi esnasında hücrenin tam orta kısmında boğum oluşması konusunda da rolleri vardır. Bunun yanı sıra, aktin filamentleri kaslarda bulunan hücrelerde, ismi miyozin olan protein ile beraber, kasılma hareketinin yaşanmasında da önemli bir rol oynamaktadır.
    Ökaryotik hücrelerde en fazla bulunan proteinler içinde yer alan aktinin hücre içindeki yoğunlaşması genellikle 100 uM2dan daha çoktur. Evrim açısından farklı türler içinde en iyi korunmuş olan proteinlerden bir tanesi olan aktinin algı ile insanda bulunan hücrede yer alanı proteinler ile aminoasit içeriği ve dizilim şekli bakımından birbirleri arasında yaklaşık olarak %5 ten da az değişiklik bulunmaktadır.
    Aktin Tarihçesi
    Aktin proteini ilk defa deneysel olarak 1887 senesinde mercek altına alınmıştır. Aktini inceleyen Halliburton, kastan miyozin preparatlarının pıhtılaşmasını sağlayan bir protein ayırmış ve bu proteine miyozin-fermenti ismini vermiştir. Bunun yanı sıra, Halliburton araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkan sonuçlarını daha fazla ilerletememiştir. Bu nedenle de aktinin buluşu Halliburton’un yerine Macaristan’da bir üniversitenin laboratuvar bölümünde görev yapan ve genç bir biyokimyacı olan Bruno F. Straub’a ithaf edilmektedir.

    Straub’un 1942 senesinde kas proteini çıkarmak amacı ile farklı bir teknik geliştirmesi sonucunda önemli bir miktarda safa yakın aktin çıkarabilmesinin yolu açılmıştır. Geliştirilen bu teknik temek olarak günümüzde laboratuvarlarında kullanılan metottur. Szent–Gyorgyi daha öncesinde yavaş kas özütlemesi ile üretilen miyozinin daha vizkoz halini miyozinin aktifleştirilmiş hali olarak dile getirmiştir. Bunun ardından da aktifleştirici etkinin kaynağı olmasından kaynaklı olarak bu protein aktin ismi ile anılmıştır.