Akyuvarlar hakkında bilgi

Konusu 'Hakkında bilgi' forumundadır ve Zakkum tarafından 17 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Lökositler Hakkında Bilgi

    Lökositler vücudun savunma sisteminde rol alan hareketli kan hücreleridir. pigment kapsamadıklarından bunlara beyaz kan hücreleri de denir. Lökositler alyuvarlara göre daha büyük ve çekirdeklidir. Akyuvarlar damar duvarının aralıklarından çok daha büyük olmalarına rağmen hücrenin pseudopod (yalancı ayak) adı verilen kısmı kılcal damarın endotel (epitel) hücreleri aralığına sokulur ve diğer kısımları incelerek aralıktan geçer.

    Normal koşullarda lökosit sayısı 1mm3 kanda 4000- 10.000'dir. Ortalama 6000- 7000 olarak kabul edilir. Klinikte sayıları 4000'den az bulunursa lökopeni 10.000'den fazla bulunursa lökositoz olarak adlandırılan durum meydana gelir.

    Lökositlerin görevleri

    Lökositler çeşitli yollarla vücuda giren mikroorganizmaları ölü doku atıklarını yabancı partikülleri ya fagosite ederek ya da ürettikleri antikorlarla ve duyarlı lenfositlerle harap ederek ortadan kaldırmaya çalışırlar.

    Doku aralıklarına diapedez (diapedesis) ile girer. İnflamasyonlu dok bölgelerine kemotaksi (kemotaksis) ile hareket eder. Fagositoz işlemi ile mikroorganizmaları ve yabancı maddeleri sindirir ve yok eder. Diapedesis; lökositlerin (özellikle nötrofiller ve diğer granülositler)kılcal damarların endotel hücrelerinden dokuya geçmesi ve sızmasıdır. Kemotaksis; lökositlerin dokulardaki bazı kimyasal maddelere doğru hareket etmesidir. Fagositoz ise lökositlerin yabancı maddeleri yutarak etkisiz hâle getirmesidir.

    Lökositlerin yapımı

    Lökositler; kemik iliği lenf bezleri dalak timüs bademcik gibi lenfoid organlar tarafından yapılır. Lökositlerin bir kısmı kemik iliğinde depo edilir ve ihtiyaç olduğunda dolaşıma verilir. Akut enfeksiyonlarında kandaki lökositlerin sayısı hızla artabilir ve normal sayının birkaç katına ulaşabilir. Bu olay kemik iliğinde depo edilmiş lökositlerin dolaşım kanına girmesi ile olmaktadır. Lökositlerin kandaki ömürleri 1-2 saat (granülositler) ile 100-200 gün (lenfositler) arasında değişmektedir. Enfeksiyon durumunda ise 2- 3 saatten birkaç güne kadar olabileceği saptanmıştır.

    Lökositlerin Sınıflandırılması

    Lökositler sitoplazmalarında granül olup olmamasına göre; granülositler ve agranülositler olarak 2 gruba ayrılırlar.

    Granülositler : Yapılarında granül bulundururlar. Bu lökositlerin sitoplazmalarında boyanabilen tanecikleri vardır. Kırmızı kemik iliğinde yapılır. Bunlar nötrofiller eozinofiller ve bazofiller olmak üzere 3 çeşittir.
    Nötrofiller : Tüm lökositlerin %62'sini oluşturur. Çekirdekleri parçalıdır. Nötrofillerin en çnemli özelliği fagositoz yapabilmeleridir. Fagositoz yetenekleri en güçlü olan granülositlerdir.
    Eozinofiller : Tüm lökositlerin %2- 3'ünü oluştururlar. Çekirdekleri genellikle iki parçalıdır. Fagositoz yetenekleri nötrofiller ve monositlere göre daha azdır. Eozinofil granülleri histamin ve plazminojen içerir. Alerjik reaksiyonlarda deri ve paraziter hastalıklarda eozinofillerin sayıları artar.
    Bazofiller : Tüm lökositlerin %04'ünü oluşturur. Bazofiller vücutta küçük kan damarları boyunca çok sayıda bulunan mast hücrelerine benzer. Yapılarında bol miktarda antikoagülan bir madde olan heparin taşırlar. Bazofiller yapılarında heparinden başka histamin ve serotonin kan damarları aktivitesi üzerine etkili (vazoaktif) maddelerdir.

    Agranülositler : Yapılarında granül bulundurmazlar. Bunlar monositler ve lenfositler olmak üzere 2 çeşittir.
    Monositler : Tüm lökositlerin %53'ünü oluştururlar. Kırmızı kemik iliğinde üretilir. Diapedes ile dokular arasına geçer burada gelişip büyüyerek doku makrofajları adı verilen hücreleri oluşturur. Yerleştikleri dokuya göre değişik isimler alır. Monositler ve makrofajlar da çok güçlü fagositoz yeteneğine sahip hücrelerdir.
    Lenfositler : Tüm lökositlerin %30'unu oluştururlar. Kemik iliği lenf bezleri dalak timüs ve bademcikler gibi lenfoid organlarda üretilir. Lenfositler organizmayı bakterilere virüslere mantarlara yabancı dokulara ve tümörlere karşı dirençli kılmak için çalışırlar. Fagositoz yetenekleri yoktur. B ve T olmak üzere 2 alt gruba ayrılırlar.
    B lenfositler : Antijenlere karşı antikor veya immunoglobulinler adı verilen özel protein moleküllerini sentezler.
    T lenfositler : Hem B lenfositlerin antikor üretimini düzenleyen hem de antijenlerle doğrudan savaşan hücrelerdir. Bu nedenle T lenfositlerin oluşturduğu bağışıklığa hücresel bağışıklık B lenfositlerin oluşturduğu bağışıklığa ise humoral bağışıklık adı verilir.