Ali Kuşçu Kimdir Neler Yapmıştır ?

Konusu 'Hayat hikayeleri' forumundadır ve Elif tarafından 20 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    ALİ KUŞÇU (?-1474)

    15. yüzyılın ünlü astronomi ve matematik bilginidir. 15. yüzyılın başında Semerkant’ta doğan Ali Kuşçu, küçük yaşta astronomi ve matematiğe büyük ilgi duymuştur. Dönemin hükümdarı ve çağın ünlü bilgini Uluğ Bey’den, Kadızade Rumî, Gıyaseddin Cemşid ve Muınüddin Kaşi’den astronomi ve matematik dersleri aldı. Kirman’a giden Ali Kuşçu, Kirman’da Ay’ın evrelerine ilişkin yazdığı “Risâle-i Hallü’l - Eşkalü’l-Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması)” adlı incelemesini dönüşünde Uluğ Bey’e sundu. Uluğ Bey, Ali Kuşçu’ya Semerkand Rasathanesinin (gözlemevi) müdürlüğünü verdi. Gelişen bazı olaylar sonucu Ali Kuşçu Fatih Sultan Mehmet’le Akkoyunlu elçisi olarak görüşür. Fatih’in teklifi üzerine elçilik görevini tamamladıktan sonra ailesi ve yakınlarıyla birlikte İstanbul’a geldi. Fatih Ali Kuşçu’ya büyük ilgi gösterdi. Ali Kuşçu Ayasofya Medresesi’nde verdiği derslerle bilim tarihinde değerli olan bilginler yetiştirdi.
    ali-kuscu-kimdir.jpg
    Ali Kuşçu'yu evrensel bilim adamlığı unvanına kavuşturan temel etken Semerkand Rasathanesinde yaptığı çalışmalardır. Burada Zic-i Uluğ Bey’in (Uluğ Bey’in Yıldız Kataloğu) oluşturulmasına büyük katkı sağlamıştır. Zic-i Uluğ Bey adlı eseri, 1018 yıldızın konumunu içeren dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm değişik kronoloji sistemlerini, ikinci bölüm pratik astronomi, üçüncü bölüm yer merkezli evren sistemine göre gök cisimlerinin görünen hareketi konularını kapsar. Dördüncü bölüm ise astroloji konusundadır. Fatih Döneminde İstanbul’da matematik ve astronomi alanında çağının sınırlarını aşacak boyutta önemli eğitim, öğretim çalışmalarında bulunmuştur.
    Ali Kuşçu’nun matematik ve özellikle astronomi kitapları Osmanlı medreselerinde Batı bilim anlayışının yerleşmesinden sonra da uzun süre okutulmuştur. Bu kitaplardan en önemlileri; Zic-i Uluğ Bey Şerhi, Risaletü’l Fethiye ve Risâle-i Muhammediye’dir. 1474’te arkasında birçok eser ve yetiştirdiği birçok bilgin bırakarak yaşamını yitirdi. Mezarı, İstanbul’da Eyüp Sultan Türbesi’ndedir.
     
    Son düzenleme: 21 Ocak 2014