Alkol Bağımlılığının Bireyin Aile İçi ve Toplumsal Hayattaki İlişkilerine Etkileri

Konusu 'Bunları biliyormuydunuz' kategorisindedir ve Elif tarafından 13 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif Aktif Üye Özel üye

    Alkol alma isteğini kontrol edemeyen, ortaya çıkan bedensel, ruhsal ve sosyal zararlarına rağmen hala alkol kullanmaya devam eden kişilerde alkol bağımlılığı oluşmuş demektir. Alkol kullanımı önce azar azar başlar, daha sonra kişi farkında olmadan bağımlı hale gelir. Alkole başlamanın sebepleri kişilik, arkadaş ya da aile çevresi olabilir. Zayıf iradeli, alkol kullanan arkadaşlarının isteklerine hayır diyemeyen, ailesinde alkol bağımlısı bulunan kişiler alkol bağımlılığına daha yatkındır. Bu kişiler, önceleri hafif alkollü içecekleri zararlı olmadığı düşüncesiyle kullanır, giderek sorunlarla başetmek ya da keyif vermesi amacıyla daha fazla alkol tüketirler. Bağımlılık, alkol alımı arttıkça daha da artar ve kişi giderek alkole daha çok gereksinim duyar. Bu kişiler genellikle bağımlı olduğunu inkar ederler.

    Alkol bağımlısı olan kişinin düşünme yeteneği geriler.Alkol, yaşamındaki her şeyin önüne geçer. Sorumluluklarını yerine getiremeyen kişinin iş hayatında sorunlar ortaya çıkar. Aile içinde huzursuzluk, kavga, ailenin dağılması gibi sorunlar kaçınılmaz hale gelir. Kişinin sosyal yaşamdaki konumu, arkadaş çevresi ile ilişkileri zarar görür. Alkolün neden olduğu tüm bu olaylar kişide ruhsal çöküntüye neden olur ve kişi çözümü yine alkolde arar. Böylece bu bir kısır döngü halini alır.

    Alkolün verdiği geçici kendine güven duygusu, öfke ve saldırganlık alkol bağımlılarını suça itebilir. Araç kullanan alkol bağımlısının duyuları ve refleksleri yavaşladığı, kas koordinasyonu azaldığı için trafik kazalarına yol açabilir. Alkole bağlı işlenen suçlar ve trafik kazaları hem toplumsal huzuru bozar hem de büyük ekonomik kayıplara neden olur. Alkol, kişinin yeni sorunlar edinmesine yol açar.
     



Sayfayı Paylaş