Allah inancı nasıl olmalıdır

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Eylem tarafından 24 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    ALLAH İNANCI


    Allah İnancı İslam’ın inanç esaslarının başında Allah'ın varlığına, birliğine inanmak yer alırAllah'a inanmak, onun kudretli, ustun ve her şeyi yerli yerince yapan bir yaratıcı olduğuna inanmak anlamına gelir Çünkü Yüce Allah, her şeyi yoktan var etmiş ve bir düzen içinde yaratmıştır Gerçekten de evrendeki varlıklara baktığımızda, örneğin dünyanın dönüşünde, güneşin, ayın ve diğer gezegenlerin hareketlerinde, yörüngelerinde seyredişinde bunu görebilmek mümkündür Şüphesiz bu durum Allah'ın birliğinden kaynaklanmaktadır Bugüne kadar elde edilen bulgular göstermektedir kir evren tek bir ustanın elinden çıkmış, uyumlu bir yapı gibidir
    insan akıllı bir varlıktır Aklını kullanarak Allah'a imanın gereğini kavrayabilir İnsanın Allah'a gönülden inanıp bağlanabilmesi, yaratıcısının varlığı ve birliğini gönülden kabul etmesine bağlıdır Gönülden kabul de bilgi ve araştırmaya bağlıdır
    Allah inancının insan ve toplum üzerinde olumlu birçok etkileri vardır Bunlardan bazıları şunlardır:
    a) Allah'a manan kişi, başta onun rızasını düşünür ve razı olacağı şeyleri yapar, razı olmayacağı şeyleri de yapmaz
    b) Allah'a inanan kişi, Allah'ın her şeyi görüp bildiğine, hiçbir şeyin ondan gizli kalmayacağına inanır Kötülüklere ceza, yararlı davranışlara ise mükafat verileceğini de bilerek, davranışlarını ona göre ayarlar
    c) Allah'a inanan kişi, bela ve kötülüklere karşı sabır gösterir, ona güvenir ve dayanır
    Allah'a inanan kişi, her hususta sorumluluk sahibi olduğunu bilir insanların hakkına hukukuna tecavüz etmez, onlara karşı iyilik, cömertlik, yardımseverlik gibi güzel duygular içerisinde bulunur, Birlik, beraberlik, kardeşlik duygulan içerisinde hareket eder, insan haklarına saygılı olduğu gibi toplum düzeninin sağlanmasında da önemli bir rol oynar Kendisini de insanları da mutlu etmeye çalışır
    Kelime–i Tevhid
    Okunuşu: "La ilahe İllellah, Muhammedün Rasûlüllah"
    Anlamı: "Allah'tan başka tanrı yoktur Hazreti Muhammed (sas) Allah'ın Peygamberidir"
    Kelime-i Şehadet
    Okunuşu: "Eşhedu en la ilahe illellah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasûlüh"

    Anlamı: "Ben şahitlik ederim ki, Allah'tan başka Tanrı yoktur Yine şahitlik ederim ki Hazreti Muhammed (sas)
    Allah'ın kulu ve Peygamberidir"

    Zati Sıfatları

    1-VÜCUT: Var olmak demektir
    2-KIDEM: Başlangıçsız olmaktır
    3-BEKA: Sonsuz olmak
    4-VAHDANİYET: Zat ve Sıfatlarıyla birdir
    5-MUHALEFET-ÜN LİL HAVADİS: Yarattıklarına benzemez
    6-KIYAM Bİ NEFSİHİ: Var olmak için başkasına muhtaç değildir
    SUBUTİ SIFATLAR
    1-HAYAT : Canlıdır
    2-İLİM : Her şeyi bilir
    3-SEMİ' : Her şeyi işitir
    4-BASAR : Her şeyi görür
    5-İRADE : Dilemesi
    6-KELAM : Konuşması
    7-KUDRET: Her şeye gücü yetmesi
    8-TEKVİN : Her şeyi yaratır
    FİİLİ SIFATLAR
    1-Öldükten sonra tekrar diriltmek
    2-Hayır ve şerri yaratmak,
    3-Doğruya ulaştırmak ve sapıklığa düşürmek,
    4-Nimet vermek,
    5-Peygamber göndermek




    Esma-i Husna
    Esma-i Husna, Allah'ın güzel isimleri demektir
    Bir ayet-i kerîmede:"En güzel isimler O'nundur (Allah'ındır)" (el-Haşr, 24) buyrulmaktadır
    Diğer bir ayette de; En güzel isimlerin Allah'a ait olduğu belirtildikten sonra, bu isimlerle dua edilmesi tavsiye olunmaktadır (el-A'raf, 180)
    Allah'ın isimleri tevkifîdir Yani, Allah hakkında ancak ayet ve hadîslerde zikri geçen ve söylenmesine izin verilmiş olan isimler kullanılabilir Rastgele isim izafe edilemez
    Esma-i Husna ile ilgili olarak Buharî ve Müslim'de: "Allah'ın 99 ismi vardır Kim bunları ezberlerse (îman eder ve ezbere sayarsa) Cennete girer" buyrulmuştur
    Tirmizî, İbn-i Hibban ve Hakim'in bu konudaki rivayeti ise, şöyledir:"Kim bunları (Esma-i Husna'yı) manalarını anlayarak sayar, bunlarla Allah'ı zikrederse Cennete girer"

    Hadîslerde Zikri Geçen 99 İsim Şunlardır:

    Allah, er-Rahman, er-Rahîm, el-Melik, el-Kuddûs, es-Selam, el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbar, el-Mütekebbir, el-Halık, el-Bari', el-Musavvir, el-Gaffar, el-Kahhar, el-Vehhab, er-Rezzak, el-Fettah, el-Alîm, el-Kabıd, el-Basıt, el-Hafıd, er-Rafi, el-Muiz, el-Müzill, el-Basîr, es-Semi', el-Hakem, el-Adl, el-Latîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr, eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl, el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vasi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd, el-Bais, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy, el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy, el-Kayyûm, el-Vacid, el-Macid, el-Vahid, es-Samed, el-Kadir, el-Muktedir, el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Ahir, ez-Zahir, el-Batın, el-Vali, el-Mütealî, el-Berr, et-Tevvab, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf, Malikü'l-Mülk, Zü'l-Celali ve'l-İkram, el-Muksit, el-Cami', el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mani', ed-Darr, en-Nafi', en-Nûr, el-Hadi, el-Bedî', el-Bakî, el-Varis, er-Reşîd, es-Sabûr