Özet Amerika'da bir Türk çocuğu kitabının kısa özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nehir tarafından 16 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. Peyami Safa Amerika'da bir Türk çocuğu kitabının özeti

    Peyami Safa tarafından kaleme alınan Amerika'da bir Türk çocuğu kitabının özetini aşağıda okuyabilirsiniz.

    Fahri Bey eşi Melek Hanımı, kızı Sevim’i ve oğlu Oğuz’u Türkiye’de bırakarak zengin bir tüccarın yanında muhasip olarak Amerika’ya gitmişti. Oradan ailesine sürekli para gönderiyor, telgrafla haberleşiyorlardı. Ancak bir süre sonra Fahri Bey’den ne bir haber, ne de para gelmez oldu. Bu nedenle ailesi onu çok merak ediyordu. Ayrıca hiç paraları da kalmadı. Her şeylerini, biricik köpekleri Cin’i bile sattılar.

    Babasının başına bir şey gediğini düşünerek Oğuz bir gün gitmeye karar verdi. Annesi daha çok küçük olduğu için bu fikre karşı çıksa da Oğuz bir şekilde annesini ikna etti.

    Oğuz için uzun ve zorlu Amerika yolculuğu başlamıştı. Yolda bayına her türlü zorluk gelmişti. Vapura bindiğinde başta sıkıntı olmadı. Kamarot yalnız olduğu için Oğuz’a çok iyi davrandı. Hatta ona destek olsun diye Oğuz’un yaşlarında Mösyö Josef isimli çocuk ile tanıştırdı. Yolculuk boyunca Josef ona Oğuz keman çalmayı biliyordu ve çok seviyordu. Bu yüzden vapurda İtalyan bir keman hocası ile konser verdi. Herkes tarafından çok beğenildi. Keman Hocası da Oğuz’u ve bu başarısını beğendi. Ona Amerika’da her türlü konuda yardım edeceğini belirtti.

    Oğuz Napoli Körfezi’ne kadar bu insanlarla yolculuk etti. Onlar orada indi. Bu sefer de Mösyö Kamilyen ve Madam Kamilyen ile devam etti yolculuğuna. Bu çift Oğuz’a çok iyi davrandı. Mösyö Kamilyen Vapurda bir balo düzenledi. Oğuz bu baloda yine kemanıyla konser verdi. Herkes çok eğleniyordu fakat bir anda vapurda yangın çıktı. Allah’tan hiç ölen olmadı. Başka bir vapurla yolculuklarına devam ettiler. Bu vapurda da meşhur İspanyol piyanisti vardı. Vapurla yolculuk bittikten sonra da piyanist ile konser verdiler. Tüm halk Oğuz’u çok beğendi Oğuz bir anda meşhur oldu.

    Arjantin’e geçebilmek için Oğuz, Mösyö ve Madam Kamilyen vapurdan sonra uçağa bindiler. Bu sefer de fırtınaya yakalandılar. Ant Dağları’nın tepesine iniş yapmak zorunda kaydılar. Burada da haydutların eline düştüler. Mösyö Kamilyen’i kesip etini Oğuz, Madam Kamilyen ve pilota yedireceklerdi. Neyse ki pilotta bulunan bir alet sayesinde durumlarını konsolosluğa bildirip kurtuldular. Mösyö Kamilyen de kesilmekten kurtuldu.

    Bunca kazadan sonra Oğuz nihayet Arjantin’e gelmişti. Ancak aradığı aileyi ve babasını bir türlü bulamadı. Bilinen adresten başka bir yere taşınmışlardı. Günler sonra bin bir zorlukla babasının izine rastlamıştı Oğuz. Babasını bir yılan ısırmış ve zehri yüzünden çok hasta olmuş. Ailesine hasta olduktan sonra da para ve haber göndermiş fakat yanlış adresi gittiği için ellerine ulaşmamış. Geri cevap alamayınca Fahri Bey de çok üzülmüş. Fahri Bey’in ameliyat olması gerekiyormuş, sadece bu şekilde kurtulabilirmiş. Fakat Fahri Bey kabul etmemiş. Oğuz’u gördükten sonra kabil etmiş ve kurtulmuş. Oğuzla birlikte Türkiye’ye dönmüşler ve hep birlikte mutlu yaşamışlar.

    Alıntı