Ana-Baba Olmanın Toplumsal ve Yasal Koşulları

Konusu 'Kadının Not Defteri' forumundadır ve Elif tarafından 16 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Ana-Baba Olmanın Koşulları

    18 yaşından önce toplumsal rollere uyum sağlamakta güçlükler yaşanabileceği, anatomik ve fizyolojik olarak cinsel olgunlaşmanın veya ruhsal gelişmenin tamamlanmadığı bilinmektedir. Erken yaşta evlilikler önce bireyi, daha sonra da tüm toplumu etkileyecek yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Anne ve çocuk ölümleri, kadının üreme sağlığında bozulmalar, eğitim eksikliği, kadına yönelik şiddet ve istismar bu sonuçlardan birkaçıdır. Toplumumuzda 18 yaşından önce yapılan evliliklerin, olumsuz sonuçlar doğurabileceğini anlatan birçok afiş görülmektedir.

    Ana-baba olacak kişilerin anatomik, fizyolojik ve ruhsal olgunluğa erişmiş olması, toplumun sosyal kurallarına uyum sağlaması, evlilik için bazı gerekliliklere sahip olması önemlidir.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde (1949) bireylere özgür ve tam iradeyle evlenme hakkı verilmiş ancak taraflardan birinin tam olarak olgun olmaması hâlinde iradenin tam ve özgür olamayacağı kabul edilmiştir. Türkiye'nin taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi'nde "Çocuğun erken yaşta nişanlanması veya evlenmesi hiçbir şekilde yasal sayılmayacak ve asgari yaşının belirlenmesi ve evlenmelerin resmî sicile kaydının mecburi olması için yasama dâhil gerekli tüm önlemler alınacaktır." denilmektedir. Türk Medeni Kanunu'na göre kadın ve erkeğin evlenebilmesi için 17 yaşını doldurmuş ve 18 yaşından gün almış olması gerekir.

    Ana-baba olmak kanunlar çerçevesinde evlat edinme ya da koruyucu aile olma ile de sağlanabilir. Evlat edinme; durumu evlat edindirilmeye uygun bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun kişi/eşler arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulmasıdır.

    Koruyucu aile hizmeti; çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakılamayan çocukların, kısa veya uzun süreli olarak bakımlarını üstlenen aile ya da kişilerin yanında, devlet denetiminde yetiştirilmeleri olarak tanımlanmakta ve bu hizmeti veren aile ya da kişilere koruyucu aile adı verilmektedir.

    Çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve maddi gereksinimlerini karşılayabilecek sıcak bir aile ortamına ihtiyaçları vardır. Koruyucu aile ve evlat hizmetlerinde amaç, bu ortamı onlara sağlayarak normal hayatlarına devam etmelerini sağlamaktır.