Anadolu Ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti

Konusu 'Bilgi Zemini' forumundadır ve Zakkum tarafından 28 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. anadolu ve rumeli müdafaa-i hukuk cemiyeti önemi

    İstiklâl Savaşımızda ve millî mücadele dâvalarında kuvvetli bir dayanak vazifesi görmüş olan millî teşkilatımızın adı.

    4 Eylül 1919 da toplanan Sivas Kongresinde bütün yurdun maddî ve manevî kuvvetlerine dayanan bir millî teşkilât kurulması kabul edilmiştir.

    “Şarkî Anadolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti” nin tüzüğü esas alınarak kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti, 11 Eylül 1919 da Kongre Başkanı Mustafa Kemal'in Sivas Vilâyet makamına verdiği dilekçe ile resmen faaliyete geçmiştir.

    Mustafa Kemal'in el yazısıyla verilen bu beyannamede (Anadolu ve Rumelide müteşekkil bilûmum Müdafaai Hukuku Milliye vesair millî ve vatanî millî cemiyetlerle, Raddi İlhak heyetlerinin Sivas'ta 3 Eylül 335 tarihinde akdettikleri umumî kongre kararıyla “Anadolu ve Rumeli Müdaai Hukuk Cemiyeti” namı menâfii Osmaniyeyi müdafaa etmek üzere birleşmiştir.) denilmekte ve normal kanuni işlemin yapılması bildirilmektedir.

    Mustafa Kemal'in verdiği karar üzerine 12 Eylül 1919 dan itibaren kurtuluş dâvasına düşman olan Damat Ferit hükümeti ile bütün ilgiler kes 1 imiş ve cemiyetin teşkilâtı, kısa zamanda memleketin düşman ayağı basmamış her köşesinde kurulmuş ve kökleşmiştir. İstiklâlin korunması dâvasına inanmış Türk vatanseverlerinin katıldığı bu teşkilâtın gün geçtikçe kuvvetlenmesi üzerine padişah Vahdettin, bu teşkilâtın temsilcisi “Heyeti Temsiliye” ile görüşmelerde bulunmak üzere bir Nazırını Amasya'ya göndermiş; bu görüşmeler sonunda da İstanbul'da Osmanlı Meclisi Mebusanı'nın toplanması kararlaşmıştır.Cemiyet üyelerinin katıldığı Meclisi Mebusan, 28 Ocak 1920 günü yaptığı gizli bir toplantıda Misak-i Mil-lî'yi kabul etmiş, fakat İstanbul'un yabancı devletler tarafından işgal edilmesi üzerine dağılmıştır.

    23 Nisan 1920 de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulunca, Heyeti Temsiliye'nin o güne kadar gördüğü birleştirici ve idare edici vazife, Büyük Millet Meclisine geçmiştir. Böylece bu cemiyetin teşkilâtına dayanan Türk Millî Hükümeti gerçek anlamıyla kurulmuştur. 1 Temmuz 1920 de İcra Vekilleri Hey'eti aldığı bir kararla hükümetle cemiyet teşkilâtının işbirliği etmesini bir esasa bağlamıştır.

    İstiklâl Savaşının kazanılması için Türk milletini bu dâva çevresinde kuvvetli bir şuur ve heyecanla birleştirmek hususunda en esaslı bir vasıta olan bu cemiyet, büyük zafer kazanıldıktan sonra en önemli vazifesini tamamlamıştır. Mustafa Kemal'in 8 Nisan 1923 de dokuz umde adı altında yayınladığı beyannamede Halk Fırkası adı altında yeni bir siyasî teşkilâtın kurulacağını bildirmesi üzerine tarihî vazifesini bitirmiş ve Halk Fırkasının esasını meydana getirmiştir.