Antoloji Nedir Kısa Bilgi

Konusu 'Web Sözlük' forumundadır ve Lavinia tarafından 11 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Antoloji Nedir Hakkında Bilgi

    Müntehabât, güldeste, gülşen, seçki. Aynı mesleğe mensup sanatkârların (şair, yazar, ressam, bestekâr vd.) eserlerinden veya toplumun kıymet verdiği anonim ürünlerden seçilmiş örneklerin bir araya gelmesiyle oluşan kitap; ya da aynı konuda / temada yazılmış eserlerden yapılan seçki. Eski edebiyatımızdaki nazîre mecmuaları ve şuarâ tezkireleri, antolojilerin bizdeki ilk / el örnekleri sayılabilir. Antoloji sözcüğü, edebiyatımızdaki bu türden eserlere 1930’lu yılların başından itibaren ad olmaya başlamıştır. Batılı anlamda bu türde ilk eser, Ziya Paşa’nın Harâbât’ı (1874) kabul edilirse, o tarihten 1931’e kadar geçen yaklaşık 60 yıllık süre içinde tabir, yaygın olarak müntehabât (seçilmişler, seçmeler), numûne (örnek), gülşen (gül bahçesi), gülzâr (güllük),
    güldeste, deste sözcükleriyle karşılanmış; bir başka deyişle, bugün antoloji dediğimiz o günkü eserlere, bu kelimelerden
    biriyle başlayan tamlamalar, ya da sadece kelimenin kendisi ad olmuştur. Bu kelimelerden bir kısmının, zaman zaman,
    aynı maksatla bugün de kullanıldığı görülmektedir. Antoloji, telif bir eser olmayıp derlemek, toparlamak suretiyle hazırlanan bir kitaptır. ‘Seçmek’, ‘bir araya getirmek’ ve ‘tertip etmek’ şeklinde üç aşamadan geçerek okura ulaşır. Antoloji hazırlama sürecinde en önemli aşama, birinci aşamadır. Antoloji hazırlayıcısı, ‘seçme’ aşamasında, mümkün olduğunca tarafsız kalmalı, bunun yanısıra sanatın estetik ve etik ölçütlerini gözardı etmeden, hoşgörü sınırını geniş tutmalıdır. Seçilen örnek, şairinin / yazarının sanatını öz
    hâlinde verebilmeli, onu sanatını genel çizgileriyle temsil edebilmelidir. Müntehabât, güldeste, gülşen, seçki. Aynı mesleğe mensup sanatkârların (şair, yazar, ressam, bestekâr vd.) eserlerinden veya toplumun kıymet verdiği anonim ürünlerden seçilmiş örneklerin bir araya gelmesiyle oluşan kitap; ya da aynı konuda / temada yazılmış eserlerden yapılan seçki. Eski edebiyatımızdaki nazîre mecmuaları ve şuarâ tezkireleri, antolojilerin bizdeki ilk / el örnekleri sayılabilir. Antoloji sözcüğü, edebiyatımızdaki bu türden eserlere 1930’lu yılların başından itibaren ad olmaya başlamıştır. Batılı anlamda bu türde ilk eser, Ziya Paşa’nın Harâbât’ı (1874) kabul edilirse, o tarihten 1931’e kadar geçen yaklaşık 60 yıllık süre içinde tabir, yaygın olarak müntehabât (seçilmişler, seçmeler), numûne (örnek), gülşen (gül bahçesi), gülzâr (güllük), güldeste, deste sözcükleriyle karşılanmış; bir başka deyişle, bugün antoloji dediğimiz o günkü eserlere, bu kelimelerden biriyle başlayan tamlamalar, ya da sadece kelimenin kendisi ad olmuştur. Bu kelimelerden bir kısmının, zaman zaman, aynı maksatla bugün de kullanıldığı görülmektedir. Antoloji, telif bir eser olmayıp derlemek, toparlamak suretiyle hazırlanan bir kitaptır. ‘Seçmek’, ‘bir araya getirmek’ ve ‘tertip etmek’ şeklinde üç aşamadan geçerek okura ulaşır. Antoloji hazırlama sürecinde en önemli aşama, birinci aşamadır. Antoloji hazırlayıcısı, ‘seçme’ aşamasında, mümkün olduğunca tarafsız kalmalı, bunun yanısıra sanatın estetik ve etik ölçütlerini gözardı etmeden, hoşgörü sınırını geniş
    tutmalıdır. Seçilen örnek, şairinin / yazarının sanatını öz hâlinde verebilmeli, onu sanatını genel çizgileriyle temsil
    edebilmelidir.

    Kaynak: Prof.Dr.Turan Karataş / Edebiyat Terimleri Sözlüğü