Aptallık İle İlgili Özlü Sözler

Konusu 'Karışık Sözler' forumundadır ve Merve tarafından 27 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. Aptallık İle İlgili Sözler

    Bilgili bir ahmak, cahil bir ahmaktan daha çok ahmaktır. Moliere

    Ahmaktan uzaklaşmak, Allah’a yaklaşmaktır. Hasan-ı Basri

    Ahmağa verilecek en güzel cevap, susmaktır. Mevlâna

    Akıllıya sormuşlar: “Bahtiyar kimdir, bedbaht kimdir?” cevap vermiş: “Bahtiyar odur ki; hem yedirdi hem yedi. Bedbaht ise, öldü ve bıraktı.”

    Ahmak kişi, kendini iki şeyde belli eder: O da manasız konuşmak ve kendisine sorulmadan cevap vermektir. Hz. Ebû Bekir (r.a.)

    Aptallarla tartışmayın; görenler aranızdaki farkı anlamayabilirler.

    Ahmak kişi, ışık ile alevi birbirine karıştırır ve kendisini her yakanı güneş sanır. Cenap Sahabettin

    Aptallık; yanlış yerde akıllı olmaktır. Anita

    Bedbaht, rahatını başkasının zahmetinde arayandır.

    “Arife bir göz çok bile Ahmağa bin söz nafile” Hasan Çalışkan

    Mütefekkirlerin aydınlatmadığı toplumu, şarlatanlar aldatır.

    Aptallar akıllılardan pek az şey öğrenirler; ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler. Cato

    Ahmak olanlar, hiddet halini cesaret, dikbaşlılığı metanet, gururu yükseklik, gevezeliği güzel konuşma, edepsizliği meziyyet zannederler.

    Aptallara kızmayın; zira dağlan yüksek gösteren ovalardır.

    Aptallık yapana, aptal denmez. Yaptığı aptallığı örtmesini bilmeyene aptal denir. Gracian

    En çekilmez aptallar, espri yapmaya heveslenenlerdir. La Rochefocauld

    Aptalın peşinden giden de aptaldır.

    Bedbaht insan başkasının ıstırabıyla rahat eden kimsedir. ŞeyhSadî Şirazî

    Dört şey bedbahtlık eseridir: Cahillik, tembellik, kimsesizlik, bayağılık. Feridüddin Attar

    Ahmak misafir, ev sahibini ağırlar. Kaşgarlı Mahmut

    Ahmaklık, hatada ısrar etmektir.

    Ahmağın dostluğundan, akıllının düşmanlığı daha az zararlıdır. Çünkü ahmak, çoğu kere iyilik yaptığını zannederek, zararı dokunur ki, bu kabil zararın da haddi yoktur. Hududu olan zarar, hududu olmayan zarardan azdır. Hukemâ’dan


    alıntı