Arkebakteriler Ve Özellikleri

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 11 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Arkebakteriler Ve Özellikleri


    Arkebakteriler, 1970'li yılların sonunda keşfedilmiş olan arkebakteriler bir çok biyoloğu fazlasıyla şaşırmış olmaktadır. Çünkü bu canlılar aşırı sıcak aşırı tuz, yüksek asit yüksek baz gibi çok ekstrem koşullarda yaşayabilme özelliğine sahip olmaktadırlar. 1990'lı yıllarda bilim insanları arkelerin hücresel, metabolik ve filogenetik özellikleri ile gen yapılarına bakarak, bu canlıları bakterilerden ayrılmışlardır. Günümüzde arkebakterilerin sadece ekstrem koşullarda değil, ılımlı koşullarda da yaşayabildikleri gözlemlenmiştir. Arkeler genelde diğer diğer organizmalar için zararsızdır ve hastalık oluşturduğu gözlemlenemez.

    Arkelerden metanojenler metan gazı üretmektedir. Metanın çok büyük bir bölümü okyanusun derinliklerin tortularında rastlanır. Hidrokarbonları parçalama yeteneğine sahip olan arkeler petrol kazaların da yere dökülen petrolün zararlı etkilerinin azaltabileceği gözlemlenmiştir. Bunların yanı sıra arkelerin metllerin bulaşması ile sularda oluşan kirlerden arındırarak suları yeniden kullanılabilir hale getirilmesi de bilinmektedir.

    Arkebakterilerin Genel Özellikleri



      • Bakteriler gibi çekirdeği olmayan yani prokaryot tek hücreli canlılardır.
      • Çapları 0.1 mikron ile 15 mikron arasında değişmektedir.
      • Küresel, çubuk, dikdörtgen, spiral gibi bir çok çeşitli şekillerde görülebilmektedirler.
      • Gram boyası ile boyanmaları, şekilleri, solunum ve beslenme gibi özellikler açısından bakterilere benzemektedirler. Bu özellikleriyle de gruplandırılabilmektedirler.
      • Hücre duvarının kimyasal yapısı bakterilerden farklı olup ayrıca hücre zarının kendilerine özgü bir lipit tabakası içermesi ve karakteristik bir rRNA baz sırasına sahip olmaları nedeni ile bakterilerden ayırt edilebilmektedirler.
    Arkebakterilerin Çeşitleri

    Arkebakteriler yaşadıkları çevresel koşullara bağlı olarak metanojenler, halofiller, aşırı termofiller ve soğuk sevenler olarak dört grupta incelemektedirler.

    Metanojenler; Arkelerin büyük bir kısmını oluştururlar. CO 2'yi hidrojen ile birleştirip bataklık gazı da denilen metan gazını oluşturmaktadır. Böylelikle enerji elde ederler. Oksijensiz ortamda üreyen metanojenlere oksijen zehir etkisi yapmaktadır. Bataklıklarda çöplerde, çiftlik gübrelerinde inek ve diğer otçul hayvanların bağırsaklarında ve beyaz karıncaların sindirim sistemlerinde yaşamaktadırlar.

    Halofiller; En önemli özelleri çok tuzlu alanlar da yaşayabilmeleridir. Bunlar arasında Büyük Tuz Gölü ve Kızıl Deniz örnek verilebilir. Gelişebilmek için deniz suyundan on kat daha tuzlu ortama gereksinim duyan türleri de bulunmaktadır. Bu bakteri çeşidi fotosentez yapabilmektedir.