Arşın Gölgesi Nedir

Konusu 'Ayet ve Hadisler' forumundadır ve Yavuz tarafından 13 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. Arşın Gölgesinde Gölgelenecekler Hakkında Hadisi Şerif

    Kıyamet ve Mahşer Hakkında Hadislerden Arşın Gölgesinde Gölgelenecek Genç Hadisi

    Mahşer günü Arşın gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı bir zamanda insanlardan ancak belli kimseler bu rahmetten faydalanacaklardır. Buhari ve Müslim’in Hz. Ebu Hureyre’den ortak rivayet etikleri bir hadisi şerifte Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (as) “Yedi sınıf insan vardır ki; Allah Teâlâ onları hiçbir gölgenin bulunmadığı (mahşer) gününde Arş'ın gölgesinde gölgelendirir. (Bu Gölgelenecek kimseler şunlardır). Adaletli yönetici, Allah'a ibadetle büyüyen genç, kalbi camilere bağlı kimse. Allah için birbirini seven, bu uğurda bir araya gelip bu sevgi ile ayrılan iki kimse. Mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından birlikte olmaya çağırıldığı halde, (Ben Allah'tan korkarım) cevabı ile karşılık veren kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli görmeyecek şekilde gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah'ı anarak gözleri yaşla dolup taşan kimse” (Buhari Müslim Tirmizi) şeklinde buyurmuştur. Mahşer günü arşın gölgesinde olanlar dünyada nefislerine karşı sabır gösterip, emir ve yasaklara uymanın karşılığı olarak bu rahmet ve mükâfatı alacaklardır.

    Cenabı Allah Arş’ı tarif ederken Kur’an-ı Kerim’de; “O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resulüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar derhal "Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler.” (Hud:7) buyurmaktadır. Yaratılmış olan bütün mahlûkat Arş çizgisinin içerisine dâhildir. Cenabı Resul (as) Efendimiz bir hadisi şeriflerinde “Birinci kat sema ikinci kat sema içinde çöle atılmış bir yüzük halkası gibidir. İkinci kat sema ise üçüncü kat sema içinde, çöldeki bir yüzük halkası gibi kalır.” Yedi kat semaya kadar bu böyle devam eder. Yedinci kat sema ise kürsi içinde çölde bir yüzük halkası gibi kalır. Bunların hepsinin üzerinde ise Cenabı Allah’ın Arş’ı vardır. Mahşer günü Arş hakkında diğer bir ayeti kerime ise “Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.” (Hakka:17) buyrulmaktadır. Arşın azameti ve kutsiyeti hakkındaki ayet ve hadislerden sonra, Arş’ın gölgesinde gölgelenecek kimselere geçelim. Arşın gölgesinde gölgelenecek yedi ayrı özelliği taşıyan şahıslardan bahsedilmektedir. Bunlardan bir tanesi de gençliğini Cenabı Allah’a ibadet ile geçirmiş gençlerdir. Peygamber Efendimiz başka bir hadisi şeriflerinde bu gençleri tarif ederken “Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlarınıza benzeyenidir.

    [​IMG]

    İhtiyarlarınızın en şerlisi gençlerinize benzeyenidir.” şeklinde buyurmuştur. Gençlik yıllarında insan bütün imkân ve duygularının maddi manevi olarak doruk noktasını yaşamaktadır. Bu yaşlarda insanın gücünün yetemeyeceği, elinden gelmeyecek pek az şey vardır. Bu yaşlarda dış etkenlere karşıda daha çekici, cazip ve işlevseldir. Bu yüzden şeytan nefis ve dış etkenler toplu olarak insana gençliğinde hücum ederler. Enerjinin doruk noktada olduğu bu dönemde insan çok hızlı yaşar ve düşünür. Sonunu fazla hesap etmeden o anki zevk çıkar ve edinimleri var sayar. Ertelemeci ve umursamaz bir tavır ile hareket eder. Allah’u Teâlâ (c.c.) “Ey İnsanlar, Allah'ın vadi elbette gerçektir, öyleyse sakın dünya hayatı sizi aldatmasın; o çok hilekâr şeytan da Allah'ın kerem ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın." (Fatır:35/5) buyurarak şeytanın hile ve tuzaklarını, insanın ise ertelemeci psikolojisini deşifre etmiş oluyor. Hazreti Rasulullah Efendimiz hadisi şerifinde “Yarıncılar helak oldu” buyurarak, umursamaz ve nasılsa tövbe ederim gibi ertelemeci mantığın delaletten ileri geldiğini bizlere nasihat ediyor. Gençliğinde nefis ve şeytanın hilelerine karşı uyanık olup sabır gösteren kimse ile yaşlılıkta bedenin bütün takatinin kesildiği, gözün doğru görmez, dizin tutmaz olduğu zamanda ki ameli ile mutlaka bir olmayacaktır. Gençliğini salih amel ve Cenabı Allah’a ibadet ile geçiren kimse yaşlılığında bedeni imkânlarında zayıflamasıyla ruhi olarak en yüksek mertebelere çıkma ulviyetini kazanacaktır. Bu tabii ki gençliğinde Cenabı Allah’a bağlılığını göstermiş olan gençlere, yine Hakk Teala’nın rahmeti ve ikramıdır.

    Cenabı Allah genç peygamberlerden Hazreti Yusuf (as) kıssasını Kur’an-ı Kerim de şöyle anlatıyor. 22. Olgunluk çağına erişince O'na hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız. 23. Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi. 24. Andolsun kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. 25. İkisi de kapıya koştular. Kadın Yusuf’un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır." 26. Yusuf, "O benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, O (Yusuf) yalancılardandır." 27. "Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir. O (Yusuf) ise, doğru söyleyenlerdendir."

    28. Kadının kocası Yusuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce dedi ki: Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür." 29. "Ey Yusuf sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin." 30. Şehirde bir takım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murat almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler. 31. Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf’a, "Çık karşılarına" dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. "Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir" dediler. 32. Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murat almak istedim. Fakat o iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak." 33. Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum" dedi. 34. Rabbi onun duasını kabul etti ve kadınların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı. Şüphesiz ki o, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. 35. Sonra onlar, Yusuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.” (Yusuf:22-35)

    yawux@webokur​
     

  2. Cevap: Arşın Gölgesi Nedir

    Cenabı Allah bu kıssa ile kıyamete kadar olan bütün insanların gençlik sebebiyle başlarına gelecek İslam dışı durumlarda nasıl davranacaklarını göstermektedir. Bir anlık çıkar zevk ve duygular için ebedi hayatımızı tehlikeye atmamalıyız. İlk bakışta işler aleyhimize gibi gözükse de uzun süreçte doğruluğumuz ortaya çıkacak, dünyada itibar izzet ve erdem kazanacağımız gibi ahrette ise Cenabı Allah’ın mükâfatını kazanacağız. Cenabı Allah’ın Arşı hiçbir gölgenin kalmadığı mahşer gününde insanlardan yukarıdaki yedi vasfı taşıyan kullarını gölgeleyecektir. Rasulullah Efendimiz bir hadisi şeriflerinde İbni Abbas (r.a.) Peygamberimiz (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor. “Beş şey gelmeden evvel beş şeyin kıymetini bilin. Ölüm gelmeden önce hayatın, hastalık gelmeden önce sağlığın, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin”. Ukbe İbn Âmir (r.a.) rivayet ediyor: “Allah (c.c.) kötülüğe iltifat etmeyen genci emsallerine üstün tutar” (Müsned) buyurmaktadır. İnsan anne babasına muhtaç olarak doğar, onların gözetiminde büyür ve kudretini eline aldığı zaman kendi yolunu çizer ve geleceğini ayarlamaya başlar. İşte bu gençlik yıllarında yaptıkları, yaşlılığı ve ahreti için hazırlık ve çalışma niteliğindedir. Gençlik yıllarında hayırlı ameller yaparak geleceğine yatırım yapmayan bir insan yaşlılığında bunu başaramayacağı gibi, imkânsızlıklar içinde kalır. Dünya hayatı bir şekilde idare edilecek bir yapıya sahipken ahret hayatı ise oraya hazırlık yapmayanlar için çok zorlu ve çetin geçecek şartlara sahiptir. Şeytan ilerde yaparsın vesveseleri ile nefis şunun da tadına bak derken elimizdeki gençlik nimetini çalıp bizi oyalamaya çalışacaktır. Buna karşı uyanık olup, en güzel ameller ile geleceğe yatırım yaparak geçici ve yok olacak sözde güzelliklere aldanmadan ahretin özde güzelliklerini talep etmeliyiz.

    Said Nursi Hazretleri risalesinde “En hayırlı genç o'dur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahretine çalışarak, gençlik hevasâtına esir olmayıp gaflete boğulmayandır.” Sözleri ile konumuzu çok güzel özetlemektir. Gençlik değerlerimizi, gelip geçici ve İslami aykırı olan lezzetlere heba etmemeliyiz. Gaflet içinde boğulursak ruhumuzu da kaybeder, manevi değerlerden ilham alamayız. Yalnız ve karamsar olarak, lezzetlerin firakının verdiği elemli bir ihtiyarlık bizi beklerken, en kötüsü ahrette Cenabı Allah’ın buğzunu alarak (Allah korusun) cehennem azabına çaptırılmaktır. Pişman olmadan eyvah demeden hayatımızın kıymetini bilmek ve bu yolda Allah’u Teâlâ’nın yolumuzu aydınlatıp sevdirmesi duaları ile yazımıza son veriyoruz. Cenabı Allah yar ve yardımcımız olsun.
    [​IMG]