Aruz Nedir Edebiyat

Konusu 'Soru ve cevaplar' forumundadır ve Lavinia tarafından 11 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Aruz Ne demektir

    Mısraların hece sayısını değil de, hecelerin şeklini (uzunluk-kısalık, açıklık-kapalılık) esas alan nazım ölçüsünün adı. Bu ölçü sisteminden bahseden ilme de aruz denmiştir. Araplara özgü bir ölçü sistemi olan aruz, onlardan İranlılara, oradan da Türk edebiyatına geçmiştir. Bu geçiş esnasında bünyesine dâhil olduğu milletlerin dillerinin yapısına ve estetik zevkine bağlı olarak bazı değişikliklere uğramıştır.

    Aruz birimlerinin (temel tef ‘ilelerin: feûlün; fâilün; fâilatün; mefâîlün, müstef‘ilün, mefûlâtü, müfâ‘aletün, mütefâilün) bir düzen içinde ve değişik şekillerde yan yana gelmesiyle aruz kalıpları oluşmuştur: Fâilâtün fâilâtün fâilün, mefâilün mefâilün feûlün, mef‘ûlü mefâilü feûlün vd. gibi.

    Sayısı 19’u bulan aruz bahirleri (esas kalıp, ana makam) şu adlarla bilinir: Bahr-i tavîl, bahr-i medîd, bahr-i basit, bahr-i vâfir, bahr-i kâmil, bahr-i hezec, bahr-i recez, bahr-i remel, bahr-i serî‘, bahr-i münserih, bahr-i hafif, bahr-i müzâri‘, bahr-i muktedab, bahr-i müctes, bahr-i mütekârib, bahr-i mütedârik, bahr-i cedîd, bahr-i karîb, bahr-i müşâkil.

    Aruz vezninin Türk şiirinde uygulamasında, kelimeler bazı kalıplara her zaman uymayabilir. Çünkü aruz, Arapça’nın özellikleri göz önünde bulundurularak oluşturulmuş bir sistemdir. Özellikle Türkçe uzun kelimelerle, bazı Arapça, Farsça sözcüklerle kurulmuş mısraların ölçüye uydurulması için yapılan bazı zorunlu, kimi zaman hata sayılan vasl (ulama), imâle, zihâf ve kasr gibi uygulamalar vardır. (Aruz konusunda geniş bilgi için bkz. İpekten 1994: 117-337.) Bin yılı aşkın bir süre içinde Türk şiirinin vazgeçilmez biçimsel ögelerinden biri olan aruz, nazma ahenk sağlamak bakımından önem arz eden bir unsurdur. Millî şiir ölçümüz addedilen hece veznine nazaran daha âhenkli ve dalgalı olan aruz vezni, divan şiirinin vazgeçilmez, hatta zorunlu biçimsel unsurlarından biri olmuştur. Modern Türk şiirinde dahi kullanım alanı bulmuş, adeta kendisine yeni alanlar açmıştır. Hatta aruzu hatasız bir biçimde şiirde uygulayan şairler bu dönemde yaşamıştır. Yeni şiirimiz içinde Tevfik Fikret, Mehmet Âkif ve Yahya Kemal, aruzu başarıyla kullanan üç şairimizdir. Hecelerin ses değerine yaslanan aruz, hâlâ kullanılan bir nazım ölçüsüdür.

    Kaynak: Prof.Dr.Turan Karataş / Edebiyat Terimleri Sözlüğü