Aşıkların ve Ozanların Türk Halk Müziğine Katkıları Nelerdir

Konusu 'Eğitim Desteği' forumundadır ve Demir tarafından 4 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Aşıkların ve Ozanların Türk Halk Müziğine Katkısı

    TÜRK MÜZİĞİ KÜLTÜRÜ VE TÜRK HALK MÜZİĞİ

    Türk müziği tarihimiz de 50 asırlık bir geçmişi sahip.Bu dönem içerisinde müziğimiz bir çok değişkliye uğrayıp ona katkı sağlayanlarla birlikte hem gelişti hem de müzikle uğraşanlar o süreç içerisinde kendini geliştirdi.Müzik 20'ci yüzyılda nasıl bir iletişim,kendini ifade etme sanatı ve bir toplumun kültürü ise ona uğraş ve katkı verenlerle birlikte büyük bir değişikliye uğrayıp kendini ileriye doğru sürekli geliştirmiştir.

    Sözü ve müziğiyle,Türk halkının kültürünü,tarihini,coğrafi konumunu ve sosyal/ekonomik yapısını en belirgin,en canlı biçimde yansıtan gerçek;ozanlar,daha sonra da âşıklar tarafından tarihin akışı ve anonimlik özelliği içinde ad konmadan bestelenen (yakılan) türkü,deyiş,halk dili,halk edebiyatı,giyim,el işi,halk inanışları,halk hekimliği,seyirlik oyunlar,gelenekler,görenekler kır (köy) hayatı ve kır hayatı töresinin yarattığı çeşitli oyunlar halk oyunlarıdır.Bu öğeler Türk kültürünün,dolayısıyla da Türk halkının değerler dizgesinin bir görüntüsüdür ya da Türk halkı,bu değerler dizgesinin bir görüntüsüdür.

    Toplumdan topluma ayırt edici farkli nitelikler gösteren ve toplumların kültür hayatını belirleyen öğelerin önemlilerinden biri de coğrafi konumdur.Yurdumuzun bulunduğu coğrafi konumu da göz önünde bulunduracak olursak bu denli zengin bir müzik tarihi geçmişine neden sahip olduğunu daha iyi kavramamız mümkün oluyor.Bu topraklar üzerinde 50 asırlık bir geçmişten günümüze kadar bir çok halk ozanı ve şairimiz yetişmiş ve bu mirasa katkıda bulunmuştur.

    Türklerin kendine ait olan türk müziği tarihi Altay dönemi'yle başlayıp Türkiye Cumhuriyeti dönemini geçip günümüzün zamanına kadar uzanmaktadır.Bu dönemler içerisinde bir çok değerli Türk halk müziği ozanımız ve şairimiz yetişmiş ve bu halk müziğine kendi yorumları,düşünceleri ve tarzlarıyla katkıda bulunmuştur.Bunlardan bir tanesi de Aşık VEYSEL'dir.

    AŞIK VEYSEL

    (D. 25 EKİM 1894-Ö. 21 MART 1973)

    Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Âşık Veysel bir Türk halk ozanıdır. Avşar boyunun Şatırlı obasına mensuptur.

    Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü,başka bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybetti. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı.1933 yılında tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı.

    Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1970'li yıllarda Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.

    Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yöntemi gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de var. Şiirleri, Deyişler (1944) , Sazımdan Sesler (1950) , Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.