Aşkı Anlatan Güzel Şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve Lavinia tarafından 6 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Aşkı Anlatan Şiirler

    Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

    İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
    Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
    Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana


    Bir Gün Aşk Geçilmelidir

    Ey artık ağzı ve saçları
    Uzun bir karanlığı ağartan boyna
    Maviden aşka boyayıp silahları
    Bilenip bir başkaldırmaya
    Korkak ve umutsuz yerlilerden
    Söküp son hızla çadırları
    Ağaran bir kan, geceden
    Yepyeni bir çıldırmaya

    Yangın. Onun alyuvarları.
    Kanlı bir geçit gibi. İsyan.
    Mavi gözlerle dolu saçları
    Ey beni umutsuz eden kan
    Ey büyük şarkılardan artan
    Aşkın vazgeçilmez karanlığı

    Susar ve martıları düşünür
    Gecenin bir kesiminde insan
    İçinde beyaz bir kalabalık
    Ve aşk zaten gürültüdür
    Benim korkum ve umutsuzluğum
    Artık ölmüş bir adam gibidir
    Kendini hiç hatırlamayan

    Aşkın ve hüznün şiiridir
    Yüzümle çizdiğim karanlığa
    Çılgın atlar. Savaşçılarım.
    Ey benim kaçınılmaz yazgım
    Bir gün dörtnala ağlamaya
    Bir gün aşk gecikmelidir




    Emanet verdin yüreğini ‘ben’ lerine
    Yüklensin ‘sen’ lerin umutla…
    Yıllar yılı içinde kanayan hasretin
    Delice bir sevdanın bıraktığı yara izlerinde
    Varsın yaşasın…
    Sevgi labirentinde mecalsiz kalmış tutkuların
    Ütopik sevdalardan geriye kalan
    Özlem yüklü anılarda kalsın…
    Hicranına eşlik eden hüzün dolu nağmeler
    Kemanın feryadından yansıyor yüreğine
    İmbat misali serinletiyor yanık sineni;
    Avutuyor kırık gönlünü derinden esintilerini…