Aşkın Güzel Halleri...

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve webkolik tarafından 4 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Aşk nedir? Bu sorunun cevabı hem zor hem de kolay, kimine göre... Zor tarafını erbabına bırakalım, yanıtı o versin; biz işin kolay tarafından dokunalım açıklamaya.. Çok kişiye göre çok farklı algılanan “aşk” konusunda size aşağıda bazı açıklamalar veriliyor. Bunlardan hangisine itirazınız varsa, belirterek yorumlayınız.. Ya da düşüncelerinizi ekleyiniz. İşte aşkın bazı halleri..


    Aşk;
    1. Kendini bir başkasının aşk odasında eritmektir...
    2. Kendinden vazgeçme halidir…
    3. Benzerliklerini arayıştır…
    4. Eksiğini tamamlamak için, sahip olmadığı bir değeri bulma arayıştır… Ya da benzerlikleri aramaktır, yarım olan yarısını bulabilme arayışı… Yarım elmanın, yarım olan eşini bulup bütünleşmesidir…
    5. Kendinde olmayan farklılığı aramaktır…
    6.Toplumun sahiplendiği kültüre bağlı olarak ulvileştirilmiş bir duygunun arayışı, onun yaşanmasıdır…
    7. Aşk, aslında değişimdir, paylaşımdır, genişlemektir...
    8. Aşk, kendisini karşısındakine açmaktır...
    9. Aşk bütünleşmektir, ne olduğunu bilmeden yaşanan bir duygusallıktır…
    10. Körü körüne sahiplenmektir…
    11. Aşk, gecenin karanlığında pencereye bir güneş çizmektir…

    Kanı: Yoksa bunların tümü ve dahası mıdır?

    Âşık olmalı mı?

    Mutlaka alınmalı… Çok farklı bir duygudur çünkü… İnsan hayatında en az bir kez mutlaka âşık olmalı, aşkı yaşamalıdır… Böylece var olmanın sebebini anlamalıdır…
    Aşk’ı yaşamayan, yaşadığını hiç saymasın…
    Aşk gözleri kör eder, kalbi yorar, mideyi ekşitir, gözleri fersiz, dizleri takatsiz-dermansız bırakır, hepsi doğru ama yine de bunu yaşamalı ve bu sonuçları tatmalı…
    Aşkın kanunu yoktur, kanununu aşkı yaşayan kişiler yaşadıkları aşka göre yazarlar…

    Tıp bilimine aşk, biyolojik bir süreçtir, hormonların egemenliğinde gelişen, duygusal boyutuyla ortaya çıkan, duyguların fizyolojiye mağlubiyetidir…
    Çünkü aşkta androgamon ve ginogamonların karşılıklı cazibesi vardır, belki geçici olan bir süreçtir ama gerçektir, en fazla üç yıl sürer fakat kalıcı bir duyguya temel hazırlar, yani sevginin öncüsü, temelidir ve bu temel duygu kutsaldır, kalıcıdır...

    Sevgi; baştan çıkarıcı cazibenin alevlendirdiği hırçın arzuların gölgesinde filizlenen aşkın ürünü sevgidir…
    Sevgi; oldukça munis, durağan ama sürekli koku salan, şefkat ve tebessüm taşıyan, hayatı anlamlı kılan duygu demetidir… Bunu yaşamak ve hissetmek huzur verir insana…

    Prof. Dr. Ramazan Demir ( Duyguların Dili Kitabından)
     
    Son düzenleme: 4 Temmuz 2013