Atatürk Anadolu Ajansı'nın Millî Mücadele'deki rolünü nasıl belirlemiştir?

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Nehir tarafından 20 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. Atatürk Anadolu Ajansı’nın Millî Mücadele’deki rolünü nasıl belirlemiştir?

    Mustafa Kemal’in, kuruluşu ve çalışmaları üzerinde titizlikle durduğu Anadolu Ajansı, O’nun bu çabalarını karşılıksız bırakmadı ve o günün koşullarında, elinden geldiğince; daha o günden haberlerini her yana ulaştırmaya çalıştı. AA’nın haberleri birçok merkeze el altından gizlice gönderiliyordu. Türkiye’nin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Anadolu Ajansı’nın kuruluşunun 50. Yılı dolayısıyla hazırlanan “Özel Bülten” için kendisiyle yapılan röportajda, “Bizim de bir ajansımız var. Dünyaya haber verebiliyoruz diye pek çalımlıydık” diyor ve AA’nın haberlerinin İstanbul’a gizli gönderildiğini belirtiyordu.

    Anadolu ile irtibatın sağlandığı İzmit ve Zonguldak’tan İstanbul’a işgal güçlerine yakalanma pahasına, bin bir güçlük ve gizlilikle ulaştırılan Anadolu Ajansı bültenleri, Babıali’de bir kitapevinin bodrum katında pedallı teksir makinesiyle (şapirograf) çoğaltılıyordu. Makine yetersiz kaldığında, bültenin altına kopya kağıdı yerleştirilerek, elle yazılan kopyalar telgrafhaneye gönderiliyordu. Yunus Nadi ve Halide Edip’ten sonra Hamdullah Suphi’nin de destek verdiği ve on kadar personelle işlerini yürütmeye çalışan AA, ilk haberlerini yalnızca telgraf aracılığıyla yayabiliyordu. Bültenleri atlı görevliler, çeşitli merkezlere ulaştırılıyor, kara tahtalara asılıyordu.

    Anadolu Ajansı, cepheden haberler veriyor; Kurtuluş Savaşı’nın başarılarını duyuruyordu. İkdam gazetesinin 9 Ağustos 1921 tarihli sayısında, Anadolu Ajansı’ndan kullandığı, 5 ve 6 Ağustos 1921 çıkışlı haberlerde, Mustafa Kemal Paşanın “Başkomutanlığa” getirildiği bildiriliyordu. 27 Ağustos 1922 tarihli Hakimiyeti Milliye de manşetinde, “Dün Sabahtan İtibaren Bütün Cephelerde Kahraman Ordularımız, Can Düşmanla Çarpışmaya Başladı” deniliyordu. Türk Orduları, İzmir yolunda iken; 6 Eylül 1922 tarihli Hakimiyeti Milliye’nin, eski harflerle (I.I) AA kaynaklı manşeti: “Yunanlılar Bir Mütareke Rica Ediyorlar” şeklindeydi. Türk ordularının İzmir’e girdiğinin ertesi günü Kastamonu’da Vali Süleyman Necmi Bey, zaferi halka Anadolu Ajansı’nın haberini okuyarak duyuruyordu.

    AA, Kurtuluş Savaşı’nda çok zor bir görevi yerine getirdi. İçeride, savaşan ve dış dünyadan habersiz kalmış bir halkı ülke ve dünya olaylarından haberdar kılmak, bazı yabancı ve İstanbul gazetelerinin teslimiyetçi tutumlarıyla mücadele etmek gerekiyordu. Dışarıda, ulusal mücadeleyi savunmak, Türkiye’nin haklı istekleri konusunda kamuoyunu aydınlatmak ve ona karşı bazı çevrelerin yürüttüğü oyunları boşa çıkarmak zorunluydu.

    Bu amaçla ülke içinde İstanbul, Zonguldak, İnebolu, Antalya ve İzmit’te; yurtdışında Londra, Paris, Berlin, Viyana, Cenevre ve New York’ta irtibat büroları açılmıştı. Günün çeşitli saatlerinde bültenler yayınlanıyor; bunlar telgrafla hemen çeşitli merkezlere gönderiliyordu. Kurtuluş Savaşı’nı anlatmak için kitap ve broşürler çıkarılıyordu.

    Türkiye’nin Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar, o yılları anımsarken, Anadolu Ajansı’nı, “Anadolu’nun ve İhtilalin Sesi” olarak kurmaya karar verdiklerini anlatıyordu12:

    “Anadolu Ajansı’nı, Anadolu’nun ve ihtilalin sesi olarak kurmaya karar verdik. (...) O zaman Anadolu Ajansı, ihtilalin en büyük ihtiyaçlarından birisini temin etmiştir. Hem bizi; ihtilalin maksat ve gayesini Anadolu’nun görüşlerini harice aksettirmiştir hem de hariçte hakkımızda ne gibi bir muamele cereyan ediyor, onları bize bildirmek suretiyle iki başlı mühim bir vazife yapmıştır.”
     
    Son düzenleme: 18 Ekim 2015