Atatürk Hakkında Ne Dediler

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Nehir tarafından 10 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk İçin Ne Dediler

    Atatürk’ün vefatı Türk halkında çok büyük bir üzüntüye neden olduğu gibi, dünya çapında da geniş yankılar uyandırmıştır. Atatürk’ün vefatı üzerine bir çok devlet adamı ondan övgüyle bahsederek, tüm dünya liderleri arasında örnek bir kişilik olduğunu vurgulamışlardır. Dönemin önemli devlet adamları, siyasetçileri, yazarları, tanınmış kişileri ve basın organları Atatürk’ten övgüyle bahsetmişler ve dünya liderleri arasında büyük bir kayıp olduğu fikrinde birleşmişlerdir.

    Atatürk’ün vefatı üzerine, dünya liderlerinin Atatürk hakkında söylemiş oldukları sözler ve yabancı basın organlarında yazılmış olan bazı yazılar;

    “Atatürk’ün ölümü yalnız Türk Milleti için değil, onun örneğine çok muhtaç olan bütün Doğu milletleri için en büyük kayıptır.” (ELEYYAM Gazetesi, Şam-1938)

    “Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir. Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.” (Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933)

    “Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir.” (ATHİNAİKA, Atina, 12 Kasım 1938)

    “Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. O zamanlar, kendi kendime diyordum: Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemez miyim, onun ruhuna kurtarıcı hamleyi, bu dizgin tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım?” (Habib BURGİBA, Tunus Devlet Başkanı, 1965)

    “Atatürk, tarihin her devresi için, insanlığın bir mucizesidir.” (Suriye)

    “Atatürk, dünya üzerinde yeni bir devir açmış bir insandır. Ben, O’nun Türk kadınlarına hak vererek ve bir ülkede anayı, yakışır olduğu yüceliğe eriştirerek Batı’ya ders verdiğini nasıl unuturum.” (Uluslararası Kadınlar Birliği Delegesi, Prenses Aleksandrina)

    “Romanya’da Atatürk’ün ölüm haberi geldiği gün, bütün okullarda dersler tatil edildi.” (Romanya-Rador Ajansı: Bükreş)

    “Milletimiz, en büyük Türk’ün karşısında kederli bir saygı ile eğilmektedir.” (Romanya)

    “Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir. Siz O’na yaklaştıkça o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza değin aynı kalır. Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır.” (Arriba Gazetesi, Portekiz, 1938)

    “O, Türkiye’yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk’ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi bir önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hind Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı?” (Muhammet Ali Cinnah-Kaidiâzam, Pakistan Cumhurbaşkanı, 1954)

    “Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O’nun bakışı ile cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.” (İkbal, Pakistan Millî Şairi)

    “Atatürk’ün yaptıkları insanoğlunun kolay kolay yapabileceği şeylerden değildir. O; büsbütün başka bir insandı.” (El-Mısri Gazetesi, Mısır, 11 Kasım 1938)

    “Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.” (An Nahar, Beyrut)

    “Yüzyıldanberi Küçük Asya’nın çıkardığı en büyük lider.” (The Japan Chronicle, Kobe)

    “Türkler, Atatürk’ü olağanüstü bir tutkunlukla seviyorlar. Bursa’ya giderken trende rast geldiğim bir çocuğa İstanbul veya Ankara’dan hangisini sevdiğini sordum. Çocuk Ankara’yı sevdiğini söyledi. Nedenini sorduğumda: ‘Ankara’da Atatürk bulunduğu için..’ cevabını verdi.” (Mısır, El Bela Gazetesi)

    “Hayatının sonuna kadar milletinin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir.” (Comte Carlo Sforza, İtalya Eski Dışişleri Bakanı)

    “Atatürk`ün ölümü ile dünya büyük bir liderini kaybetti.” (Gazeta Del Popolo Gazetesi, İtalya, 11 Kasım 1938)

    “Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.” (Ben Gurion, İsrail Başbakanı, 1963)

    “Atatürk, askeri dehâ ile devlet adamı filozof dehâsını toplamıştır.” (İspanya)

    “İslam dünyasının büyük insan yetiştirme gücünü yitirdiğini öne sürenler, Atatürk’ü hatırlamalı ve utanmalıdırlar.” (Tahran Gazetesi, İran, 1939)

    “Bugün Türkiye, büyük ve yeni bir memlekettir. Ve savaş sonrasının dehşet, sefalet ve bitkinliğinden çıkmış olan bu yeni Türkiye, Atatürk’ün dimağında vücut bulmuştu. O, bu Türkiye’yi kendi elleriyle dünyaya getirdi.” (Dela Mail Gazetesi)

    “Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır.” (İngiliz, Daily Telgraph Gazetesi)

    “Atatürk, yirminci yüzyılın en büyük mucizesidir.” (National Tidence Gazetesi, Danimarka, 11 Kasım 1938)

    “Eğer tarih bir kalbe sahip olsaydı, Mustafa Kemal’i mutlaka kıskanırdı.” (Tchang Yang Yee Pan Gazetesi, Çin, 1958)

    “Atatürk, bütün Asya kıtasının Ata’sıdır.” (Çin)

    “Biz Çinliler, hepimiz bu yasa katılıyoruz. Zira büyük bir milletin, çok sevilen Büyük Ata’sının ölümü, yalnız Türkiye için değil, aynı zamanda bizim kıtamızda ve bütün dünyada büyük bir boşluk bırakmaktadır.” (Çin Basını)

    “Hiç bir ülke, Atatürk’ün Türkiye’sinin gördüğü değişiklikleri bu kadar hızlı bir şekilde görmemiştir. Bugünün Türkiye’sinin tarihi Mustafa Kemal’in tarihidir.” (Dness Gazetesi, Bulgaristan, 11 Kasım 1938)

    “Türkiye’nin uluslararası ünü, prestij ve otoritesi durmaksızın yükselmiştir. Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk’tür.” (Libre Belgique Gazetesi)

    “Bir yenilginin uçurumuna düştüğü halde, ilkin neticesiz sanılan İstiklâl Mücadelesini yapan Türk Milleti, önünde saygıyla eğilmeden bu satırlara son veremez. Zafer neşesiyle kendinden geçmiş bir diplomasinin kararını ‘hayır’ diyerek yırtmak ve yüzlerine fırlatmak örneğini biz Almanlar, Türklere borçluyuz.” (Alman Askeri Dergisi Vissen Und Vehr)

    “Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır.” (Franklin ROOSEVELT, A.B.D. Başkanı)