Atatürk inkılaplarının öncesi ve sonrasındaki günlük yaşamdan farklılıkları karşılaştırarak örnek

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Nehir tarafından 5 Kasım 2015 başlatılmıştır.

  1. Atatürk inkılaplarının öncesi ve sonrasındaki günlük yaşamdan farklılıkları karşılaştırarak örnek veriniz

    Atatürk'ün inkılapları Atatürk ve İnkılaplar Asil Türk Milletinin karakterinde bulunan 'hür yaşama ve yaşadığı zamana damgasını vurma' özelliği, Mustafa Kemal'in karakterinde de yoğun bir biçimde görülmektedir.
    Osmanlı İmparatorluğu'nun yöneticileri, belli dönemlerde bu karakteri korumalarına rağmen, bazı dönemlerde bu asil karaktere tamamen muhalif bir tutum izlemişler; akıl ve bilimden ayrılıp taassup batağına saplandıklarından gerilemiş ve yıkılmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarında, Türk Devleti tarihten silinmek üzereyken, Mustafa Kemal bu gidişe dur diyerek, Türk'ün yüksek karakterine uygun bir hamle yapmıştır.

    Ölçü Birimlerinde Yapılan Değişikliklerin Öncesi - Sonrası

    Atatürk diğer dünya ülkeleri ile ilişkilerimizi düzenli olarak yürütebilmek için ölçü birimlerinde değişiklikler yapmıştır. Buna göre:

    - Uzunluk ölçüsü birimi olarak Osmanlı’da arşın, endaze; ağırlık ölçüsü birimi olarak okka, dirhem gibi ölçüleri kullanılmakta idi. Bunlar kaldırarak çağdaş dünyanın kullanmakta olduğu ölçü birimlerini kabul edildi.

    - Daha önce Osmanlı döneminde yaşam Hicri takvime göre düzenlenmişti. Buna göre diğer Batılı devletlerin kullandığı takvimle aramızda tamı tamına 580 yıllık bir farklılık vardı. Ancak 1 Ocak 1926’dan sonra bizde de Çağdaş dünyanın kullandığı Miladi takvim kullanılmaya başlandı.

    - Eskiden ülkemizde ezani bir saat kullanılıyordu. Bu saat çağdaş ülkelerin kullandığı saate uymuyordu. Takvimde olduğu gibi saatler arasındaki bu uyuşmazlık büyük karışıklıklara ve sıkıntılara neden oluyordu. Bu sıkıntıları gidermek için takvimle birlikte bugünkü kullandığımız saat sistemi kabul edildi. Ayrıca bu değişimle birlikte hafta tatili Cuma gününden Pazar gününe alındı.

    Siyasal Alanda Yapılan Değişikliklerin Öncesi – Sonrası

    - Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde 1919 yılında başlayan Milli Mücadele 1922′de tamamlandı. Osmanlı Devleti yöneticileri bu savaşın önderleri hakkında ölüm fermanları imzalamaktan çekinmediler. Milli Mücadele bittiği zaman bir yanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti, öte yanda Osmanlı Saltanatı vardı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1922 günü kabul ettiği bir yasa ile tarihimizde saltanat dönemi tamamen kapandı ve yeni bir dönem açıldı.

    Saltanatın kaldırılmasından sonra 1921 Anayasası’nda birtakım değişiklikler yapılarak 29 Ekim 1923 günü Türkiye Devleti’nin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu resmen kabul edildi. Böylece Cumhuriyetin ilanı ile tarihimizde monarşiye dayalı saltanat sistemi kaldırılmış ve Cumhuriyet Dönemi başlamıştır.

    Ekonomik Alanda Yapılan Değişikliklerin Öncesi – Sonrası

    - İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon denen ayrıcalıklar kaldırılmıştır. Ekonomik alanda yapılan değişimlerle ülkemiz kendi zenginlik kaynaklarına sahip çıkmış her alanda devlet öncülük görevini üstlenmeye başlamıştır. Bankalar, fabrikalar kurulmuş modern tarım çalışmalarına başlanmıştır.

    - Bununla birilikte yollar, özellikle demiryolları yapımında büyük çaba gösterilmiş böylelikle yurdun en uzak yerlerine ulaşma olanağı sağlanmıştır. Ekonomik bağımsızlığımızın kazanılması sayesinde Osmanlı döneminde yapılan büyük devlet borçlarından sonra ekonomik alanda sağlanan bu başarılar ile yurdumuz bayındırlaşmıştır.

    - Milletimiz eskiye daha çok zenginleşmiş halk için ağır bir yük olan aşar vergisi de kaldırılarak yerine çağdaş vergilendirme yöntemleri uygulanmaya başlanmıştır.

    Hukuk Alanında Yapılan Değişikliklerin Öncesi – Sonrası

    - Cumhuriyet öncesinde Osmanlı’da yargı işleri din adamları tarafından görülürdü. Kadı adı verilen yargıçlar din kurallarına yani şerri hükümlere göre karar verirdi. Hukuk alanında yapılan değişikliklerle birlikte eski mahkemeler kapatılmış olup eski yasalar yürürlükten kaldırılmıştır.

    - Bu değişikliklerle birlikte uygar milletlerin yasaları örnek alınarak boşanma, miras, ceza hukuku vb. alanlarda yeniden düzenlemeler yapılmış hukuk devrimi ile Osmanlı’da esamesi dahi anılamayacak olan kadın – erkek arasındaki eşitlik sağlanmıştır.

    - Miras hukuku konusunda ise kadın ve erkek eşit pay almaya başlamış kadınlar da erkekler gibi seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur.

    Eğitim Alanında Yapılan Değişikliklerin Öncesi – Sonrası

    - Osmanlı Devletinde eğitim sistemi dini kökenli idi. Mahalle okulunu bitirenler isterlerse öğrenimlerine medreselerde devam ederlerdi. Medreselerde ağırlıklı olarak dini bilgiler öğretilirdi. Bu öğrenim kurumlarında tekniğe, bilime önem verilmezdi

    - Medreselerden başka bir de İmparatorluğun devlet işleri için kurulmuş ve devlet adamı yetiştirmek maksatlı Enderun adlı bir saray okulu vardı. Çok sonraları Tanzimat Döneminde ortaokul emsali rüştiye ve lise dengi olan idadi ve de sultani okulları açıldı. Daha sonra tıp, harp okulu, mülkiye okulları gibi okullar kurulmuştur.

    - Cumhuriyet dönemi ile birlikte ise dine bağlı eğitim sistemine tamamen son verilmiş eğitim kurumlarında bilimsel yöntem ve ilkelere dayalı eğitim çalışmalarına başlanmıştır. Tüm okullar bu ilkelere göre yeniden örgütlenmiştir.

    - Mustafa Kemal Atatürk eğitime, öğretime çok önem verdi. Bilgisizliği kısa yoldan çözmek, okuma yazmayı kolaylaştırmak amacı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1928 tarihinde Yeni Tük HarfleriYasası’nı kabul etmiştir. Yeni kabul edilen bu alfabe ile okuma - yazma öğrenilmesi için Millet Mektepleri açılmıştır. Bütün yurtta okuma - yazma öğrenme seferberliği başlatılmış bu sırada Atatürk de bizzat Millet Mektepleri Başöğretmeni olarak bu okullarda dersler vermiştir.

    - Harf değişikliğini, dilde özleşme izledi. Arapça ve Farsça sözcüklerden oluşan Osmanlıca yerine Türkçe konuşulup yazılmaya başlandı. Atatürk Türk Dili’nin benliğine kavuşma çalışmalarını yürütmek amacı ile 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu. Dilimiz yabancı sözcüklerden arındı.

    Alıntıdır​