Atatürk ün Kadınlar Hakkında Söylediği Sözler

Konusu 'Ünlü Sözler' forumundadır ve Nehir tarafından 6 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk ün Kadınlar Hakkında Sözleri

    * Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. Dünya üzerinde gördüğümüz her şey, kadının eseridir. Toplum hayatının kaynağı, çağdaş aile hayatıdır. Siyasal ve toplumsal hakların kadın tarafından kullanılmasının, insanlığın mutluluğu ve saygınlığı açısından gerekli olduğuna inanmaktayım.

    * Kadınlarımız, eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok aydın ve faziletli (erdemli) olmaya çalışmalıdırlar.

    * Çift süren, tarlayı eken, ormandan odun ve keresteyi getiren, mahsulleri pazara getirerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren; bütün bunlarla beraber sırtıyla, sağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla yağmur demeyip, cephenin mühimmatını taşıyan hep onlar, hep o ilahi Anadolu kadınları olmuştur.

    * Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    * Türk kadını, dünyanın en aydın, en erdemli ve en ağır kadını olmalıdır. Beden ağırlığında değil, ahlakta fazilette (erdemde) ağır, ağırbaşlı bir kadın olmalıdır. Türk kadınının görevi, Türk’ü zihniyeti ile, gücü ile, kesin kararlılığı ile koruma ve savunmaya gücü yeter nesiller yetiştirmektir. Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın, ancak erdemli olursa görevini yapabilir. Herhalde kadın çok yüksek olmalıdır.

    * Dünyada hiç bir milletin kadını “Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim,” diyemez!

    * Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.

    * Bizim toplumumuz için ilim ve fen lazım ise, bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın iktisap etmesi lazımdır.

    * Şuna inanmak lâzımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.

    Türk kadınına 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu vesile ile bakın Atatürk şöyle der:
    * Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullanacaktır.

    * Belki erkeklerimiz memleketi istilâ eden düşmana karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüs germekle düşman karışsında buldular. Fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun zayıf kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Memleketin var olması imkânını hazırlayan kadınlarımız olmuştur ve kadınlarımız olmaktadır.