Atatürk Atatürk ve Bilim İle İlgili Kompozisyon

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Nehir tarafından 20 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk ve Bilim İle İlgili Kompozisyon örneği

    Atatürk’ü bir bilim adamı olarak değerlendirmek yanlıştır. Fakat onu bilim düşmanı olarak nitelemek de yanlıştır. Atatürk, bütün icraatlarını yaparken aklın ve bilimin ışığında hareket ederdi. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” derken bilime ne kadar önem verdiğini ortaya koymuştur.
    Bilimin ilerlemesi, insanlığın ve evrensel uygarlığın da ilerlemesini sağlar. İnsanı çok boyutlu düşünmeye sevk eder ve katı kuralların dışına çıkarak ona araştırma duygusu kazandırır.
    Atatürk, bilimi özgün bir kültür yaratmak amacıyla çok önemsemiştir. Ulusal bir kimlik oluşturmak, toplumun gelişiminin önündeki engelleri kaldırmak amacıyla bilimi bir araç olarak kullanmıştır. Yaptığı reformlar duygusal veya kişisel hazlarından kaynaklanmaz. Hepsinin altından bilimsel bir gerçek, tarihi geçmişe dayalı bir uyum bulunmaktadır. Atatürk, ilmin sonsuz ışığı sayesinde hep yaşayacaktır.
    1981 yılında, Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümünde BM Genel Kurulu’nda oybirliğiyle bir karar alınmıştır. Özetle Atatürk’le ilgili olarak: “Dünya barışını sağlamaya çalışan üstün bir lider, çağın ötesinde fikirleriyle insanlık uygarlığının gelişmesini sağlayan yüce insan, emperyalizme karşı zafer kazanan ilk asker, hümanist bir devlet adamı.” şeklinde Dünya’ya ilan edilmiştir. Atatürk, bu özelliklere sahip olabilmek için sürekli bilimin ışığında hareket etmiş, yapacağı bir eylemden önce mutlaka araştırmalar yapmıştır.
    Osmanlı döneminde dini yanlış yorumlayan dogmatik din adamları olduğu için bilimsel gelişmeler konusunda hep geride kalınmıştır. Mesela matbaanın icadından 330 yıl sonra Osmanlı’da matbaada kitap basılmıştır. Avrupa’da fizik ve kimya alanında önemli gelişmeler olurken Osmanlı’da karar verilirken hep dini liderlere göre hareket edilmiştir. Atatürk, Osmanlı’nın ardından kurulan Türkiye’de bilimin gelişmesi ve Avrupa seviyesine ulaşması için çalışmıştır.
    Atatürk devrimleri de tıpkı bilim gibi sürekli ilerleyecektir. Çünkü devrimler dinamiktir. Devrimlerin amacı çağın gerisinde kalan kurumların kapatılarak daha çağdaşlarının açılmasıdır. Atatürk, Türk ulusunun ilerlemesindeki temel seviyenin çağdaş uygarlık seviyesi olduğunu söyleyerek aslında ilerlemenin hiçbir zaman durmayacağını belirtmiştir. Çünkü bilim hep ilerlemektedir. Dolayısıyla Türkiye’nin geride kalmamak için sürekli ilerlemeye ve araştırmaya devam etmesi gerekmektedir. Bilimsel düşünce, Atatürk devrimlerini ayakta tutan yegane unsurdur.
    İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler’den kaçan Yahudi bilim adamları Türkiye’ye sığınmış, zamanın en güçlü ülkelerinden ABD’ye gitmemişti. Bunun nedeni şüphesiz Atatürk’ün açtığı bilimsel yolda Türkiye’nin kısa zamanda çok ilerleme kaydetmesiydi. Atatürk’ün Türk gencinden ve Türk ulusundan isteği şuydu: Ufukta görünen çizginin daha ilerisini görmek, akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederek ilerlemeye devam etmektir.