Atatürkçülüğün oluştuğu ortam hakkında bilgi

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Bahar tarafından 15 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürkçülüğün oluştuğu ortamı açıklayınız

    Atatürk’ün yetiştiği ortam , aynı zamanda Atatürkçülüğün ortaya çıktığı ortam olarak da nitelendirilebilir. Atatürk’ün doğup büyüdüğü yıllar , bir imparatorluğun çöküşü için tüm koşulların gözler önünde bulunduğu yıllardır. Ülkeyi İstanbul’dan yönetenler , halktan uzak ve sorunları göremiyordu. Yerel yöneticiler merkezin denetiminden kurtulup halkına baskı yapan ve çıkarlarına göre hareket eden insanlar haline gelmişlerdi. Ordu disiplin ve eğitim gibi iki önemli niteliğini kaybetmişti. Rüşvet , iltimas ve yoksulluk halkı büyük bir rahatsızlığa itecek noktaya gelmişti. Halkta sorunların düzeleceğine dair en küçük bir inanç yoktu. Batının her alanda hızla ilerlemesi ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan çok kuvvetli hale gelmesi gibi olumsuz bir ortamda yetişen Atatürk , “Ben bunları değiştireceğim” diyerek rahatsızlığını ve tepkisini ortaya koymuştur. Fransız İhtilâli ve askeri okullarda aldığı eğitim de kendisini etkileyerek ülkenin kurtuluşunu batı tarzı bir yönetim biçiminde görmeye başlamasına neden olmuştur. Atatürk ; Milletin millet olma özelliklerini kaybetmeye başladığını da görmüş ve buna tepki olarak da mesleğinin başından itibaren “Millilik” unsurunu işlemiştir. İmparatorluğun , Birinci Dünya Savaşı’nı çok ağır bir yenilgiyle kaybetmesi ve sonrasında da imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması , Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış ve bu mücadele onda , “Bu hükümetle hiçbir şey yapılamaz , milli egemenliğe dayalı bir hükümet kurmak lazım” amacını net olarak ortaya çıkarmıştır. Kısaca Atatürkçülük , Türklerin Avrupa’da her alanda gerilediği , Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetenlerin bu gerilemeye seyirci kaldığı bir ortamda oluşmaya başlamıştır. Belki onun gibi doğru çözümü görenler vardı , ancak Atatürk , düşüncesini uygulamaya sokacak kadar yetenek ve çalışma arzusuna sahipti.
    ATATÜRKÇÜLÜĞÜN TANIMI VE ÖNEMİ

    Birçok tanımlamanın da yapılabileceği Atatürkçülüğü şu şekilde ifade edebiliriz : “ Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak amacıyla Atatürk’ün ortaya koyduğu ilke ve inkılâplara Atatürkçülük denir.

    Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda kurtardığı Türk milletinin bir daha yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaması için ve de kısa sürede çağdaş medeniyet dünyasındaki yerini alması amaçlarıyla başta Cumhuriyetin ilanı olmak üzere çeşitli inkılâplar yapmış ve ilkeleri ortaya koymuştur. Atatürk’ün “Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak” amacıyla yaptıkları ve ortaya koyduğu fikirlerdir , Atatürkçülük.

    Atatürkçülüğün temelinde ; bağımsızlık, demokrasi ve lâiklik bulunmaktadır.

    20. asırda geniş şekilde uygulama alanı bulmuş birçok düşünce sistemi , yöneyim türü , henüz bir asır geçmeden çağdaş özellik taşımadığı ve çağa uyum sağlamadığı , çağı ile bağdaşmadığı için değişmek durumunda kalmışlardır. Yarım asırdaki gelişmeler karşısında yenik düşmüşlerdir. Bünyeleri kendi kendilerini yenilemeye uygun olmadığı için bu gücü gösterememişlerdir.

    Atatürkçülük ise her çağda çağdaş özellik gösterebiliyor. Düşünce sistemleri arayışları içerisinde olma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Bu sebeple Atatürk’ün kazandırdığı en büyük değerlerden birisi Atatürkçü düşünce sistemidir , Atatürkçülüktür.

    3.ATATÜRKÇÜLÜĞÜN ELEMANLARI

    a) Tam bağımsızlık yanlısıdır.
    b) Halkçıdır , demokratiktir , sosyaldir ve barışçıdır.
    c) Müspet ilme ve duyguya dayanır.
    d) Dinamiktir.