Atatürk'ü Milli mücadelenin lideri haline getiren başarıları ve kişisel özellikleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Nehir tarafından 2 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ü Milli mücadelenin lideri haline getiren başarıları ve kişisel özelliklerinin bir listesini yapınız

    Atatürk’ün ortaya çıkışında, olağanüstü nitelikleri bulunduğu hakkında kitlelerde sağlam bir inanç uyandırması, vatandaşın ona inanması en önemli faktör olmuştur.

    - Mustafa Kemal Paşanın Türk Milletine inancı ve güveni, Türk Milleti ile Atatürk arasında güçlü bir bağlılık kurmuştur.

    - Atatürk, Türk devriminin hazırlayıcısı ve yapıcısıdır.

    - Atatürk fikir ve idealleri ile de Millî Mücadelenin şefi ve lideridir.

    - Atatürk’ü Millî Mücadele’nin şefi ve lideri yapan en önemli etkenlerden biri de, Atatürk’ün kişisel özellikleridir.

    a) Atatürk birleştirici ve toplayıcı bir liderdir.
    b) Atatürk, millî bir kahramandır.
    c) Atatürk, büyük bir asker, üstün vasıflı bir kumandandır.
    d) Atatürk yetki almada ve yetki kullanmada güçlükleri yenmesini bilmiştir. Yetkisini meşru temellere dayandırmıştır.
    e) Atatürk büyük bir teşkilâtçıdır.



    Milli mücadelenin kazanılmasında Atatürk'ün rolünü anlatan bir anı

    Bir aralık konu İstiklâl Savaşı’na geldi. Dikkat ettim Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini nerede bulunduğunu -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu. O savaş ki araç gereç personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı hem yazarı hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata’yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı öylesine plastikti kihepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı:
    - İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır.
    Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada
    Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti:
    - Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı.
    Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin zaferleri kendine maledenyenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.
    Ord. Prof. Sadi IRMAK
    Kaynak: Sadi Irmak Ord Prof. – Atatürk’ten Anılar 1978 BEN CEPHEYE GİDİYORUM
    Bir akşam Recep Bey (Peker) beni ve İhsan Bey’i evine akşam yemeğine çağırdı. Ayağım burkulmuş alçıda idi. Koltuk değnekleriyle gittim. Gazi Paşa da Refet (Bele) Paşa’nın evinde imiş. Bizim Recep (Peker) Bey’in evinde bulunduğumuzu haber almışlar. Yaver Muzaffer (Kılıç) telefonla beni çağırdı. Kendilerini beklememizi söyledi.
    Gazi gece yarısından sonra geldi. Fazlaca alkollü idi.
    - “Vakit geç oldu. Oturamayacağım gideceğim.”
    Dedi ve giderken beni İhsan ve Recep (Peker) Bey’i baş başa getirdi. Ellerini omuzlarıma atarak:
    - “Ben doğruca cepheye gidiyorum düşmana taarruz edeceğim” dedi.
    Hepimiz şaşırdık ve telaşlandık. İhsan Bey:
    - “Paşam ya muvaffak olamazsan?” deyince:
    - “Ne?… Bir haftalık süre içinde onları yok edip denize dökeceğim.” karşılığını verdi.
    Ali KILIÇ