Atatürk'ün 19 Mayıs İle İlgili Anıları

Konusu 'Tarih konu anlatımı' forumundadır ve Nehir tarafından 12 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün 19 Mayıs Anıları

    19 Mayıs 1919’da Samsun’a gelen Mustafa Kemal, bir süre çalıştıktan sonra kentin postanesine giderek Havza ve Amasya ile görüşmek istediğini söyler. O gün postanede görevli olan PTT memuru yaşananları şöyle anlatıyor:

    “Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım.

    — Buyurun Paşam.
    — Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.
    — Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!
    — Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.

    Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

    — Sen ölürsen ben de ölürüm dedi.

    Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı, sonra;

    “Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu” dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte.”

    “Dönmeyeceğiz Çocuk!”

    Mayıs 1919, İstanbul-Şişli’deki evde:

    -Zatı devletlerinizin yaverleri olarak refakatinize memur edilmem sebebiyle bahtiyarım Paşa Hazretleri!

    Paşa hafifçe gülüyor:

    -Hadi, diyor, hazırlığa başla, birkaç güne kadar yola çıkıyoruz.

    -Çok kalacak mısınız Paşam, yoksa teftişi müteakip dönecek misiniz?

    Asrın ve tarihin en büyük iradelerinden biri, büyük ve eşsiz asker, yaverinin gözleri içine bakarak şöyle diyor:

    -Hayır, dönmeyeceğiz çocuk! Validene ve kardeşlerine veda et. Dönmeyeceğiz!

    Muzaffer Kılıç

    Vatan Gazetesi, Yıl: 14, Sayı: 4486, 10 Kasım 1953 Atatürk İlâvesi, s.3