Atatürk'ün Bilim İle İlgili Sözleri ve Anlamları

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Lavinia tarafından 24 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün Bilim İle İlgili Sözleri ve Açıklamaları

    Mustafa Kemal Atatürk bilime çok fazla önem veren bir liderdi. Onun bilime ne kadar önem verdiğini bu konudaki sözlerini okuyarak çok daha iyi anlayabiliriz.

    Atatürk'ün bilim hakkındaki sözleri...

    Hissiyatı ve vicdani telakkiyati, ilim ve fenle besleyip eğiterek toplumun gerçek huzur ve saadetine çalışmak ulvi bir görüştür.

    İlim tercüme ile olmaz, inceleme ile olur.

    Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.

    İnsanların hayatına, faaliyetine egemen olan kuvvet, yaratma icat yeteneğidir.

    Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.

    Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir , fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.

    İtiraf ederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü medeni buluşlardan azami derecede yararlanmak zorunludur. 1923

    Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir.

    Dünyayı istediği gibi kullanan kuvvet, fikirler ve bu fikirleri belirleyen ve yayan kimselerdir. Fikrin özelliği de hiçbir itirazın bozamayacağı bir kesinlikle kendi kendisini kabul ettirmektir. Bu da fikrin yavaş yavaş duygular haline gelerek inanca dönüşmesiyle mümkündür ve böyle olduktan sonradır ki, onu sarsmak için bütün başka mantıkların, başka düşüncelerin hükmü olamaz. (1914)

    Ülkemiz içinde uygar düşüncelerin , çağdaş ilerlemelerin bir an yitirmeksizin yayılması ve gelişmesi gerektir. Bunun için bütün bilim ve fen adamlarının bu konuda çalışmayı bir namus borcu bilmesi gerekir.