Atatürk'ün çevre bilincinin geliştirilmesiyle ilgili sözleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Lavinia tarafından 23 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün çevre bilincinin geliştirilmesi ile ilgili sözleri

    Tam bir doğa aşığı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, ağaçlandırmaya ve çevrenin korunması gerektiğine ilişkin bir çok çalışması olduğunu, o dönemlerde ona yakın olan bazı kişilerin kendi anlattıklarından ve Atatürk’ün söylemiş olduğu bazı sözlerden öğreniyoruz. Atatürk’ün çevre ve doğa aşığı bir lider oluşu da ona apayrı bir özellik katıyor. Bozkır üzerinde Ankara’yı kurarak başkent yapışı ve Orman Çiftliğini kurarak etrafını sayısız ağaçlarla çevirerek Türkiye’nin en güzel yerlerinden birisi haline getirişi büyük bir çevre ve doğa sevgisinden ileri gelmektedir. Atatürk yurdun her bir yanının yeşille kaplanması gerektiğini, yurt gezilerinde yapmış olduğu sohbetlerde söylediği sözlerden ve konakladığı yerlerde yaptırdığı çalışmalardan anlıyoruz.

    Atatürk’ün çevre ve çevrecilik anlayışı ile doğaya verdiği önem üzerine söylemiş olduğu bazı sözleri

    Atatürk’ün sınıf arkadaşlarından Ali Fuat Cebesoy, O’nun doğa sevgisini ve doğaya verdiği önemi belirtir nitelikteki bir anısını şöyle anlatıyor: Harp Akademisi’nin üçüncü sınıfına geçtiğimiz zaman Mustafa Kemal, Selanik’e sılaya gitmeden önce bizde misafir kaldı. O günlerin birinde Satılmış Çavuşu da alarak Alemdağı’na uzandık. Arkadaşım samimi bir doğa aşığı idi. Ormanlık yerlerden çok hoşlanırdı. Öğleye doğru pınar başında mola verdik. Uzaklarda bir kasır vardı ve manzarası harikulade güzeldi. Adeta Mustafa Kemal’i büyüledi. Oradan ayrılırken Mustafa Kemal: “Fuat” dedi, “İnsan yaşlandıktan sonra şehirlerin gürültülü hayatından uzaklaşmalı, böyle sakin ve ağaçlık bir yere çekilmelidir. Bak, şu karşıdaki köşk insanın ruhuna nasıl bir ferahlık veriyor”

    ***

    Atatürk’ün doğa ve doğayı korumak ile ilgili söylediği anı niteliğindeki sözleri

    Nezihe Araz, Atatürk’ün ağaca ve ağaçlandırmaya verdiği önemi ve Ondaki doğa sevgisini bir söyleşide şöyle dile getiriyor: Çankaya Köşkü’nden Meclis binasına giderken o günün Ankara’sında bir tek iğde ağacı vardır. Mustafa Kemal, her gün ağacın önünden geçerken arabayı yavaşlatıyor ve ağacı selamlıyor. Bir gün; Bakın bu benim... derken, o ağacın yerinde olmadığını görüyor. Büyük bir telaşla otomobili durdurup iniyor. Buradaki işçilere; “Ne oldu buradaki ağaca?” diyor. “Efendim, yolu genişletmek için ağacı kestik” cevabını alıyor. Arabasına dönen Mustafa Kemal ağlamaya başlıyor. “Bunun başka yolu yok muydu?” diye.

    Atatürk’ün çevre ile ilgili söylediği bir sözü

    “Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya değer.”

    ***

    Birgün, İstanbul’un eski vali ve belediye başkanlarından Muhittin Üstündağ ve Afet İnan’la birlikte boğazda bir motor gezisinde Salacak önlerinden geçerken; “Bu güzel yerleri ağaçlarla bir kat daha güzelleştirmek için İstanbul Belediye Başkanı olmak istiyorum” derken, Atatürk’ün bu sözlerindeki manayı çözmek elbette güç değildir.

    ***

    Atatürk’ün orman ve ormanlık alanlarla ilgili sözleri

    Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi açış konuşmalarında, doğal varlıklarımız olan ormanların korunması, dengeli ve tekniğe uygun şekilde işletilmesine yönelik konulara da yer vermiştir. 1 Mart 1922 yılında 1. Dönem 3. Yasama Yılı konuşmasında, ormancılığın kurallarını şöyle belirtmiştir. “Gerek tarım, gerek memleketin varlık ve genel sağlığı konularında önemi kesin olan ormanlarımızı da modern önlemlerle iyi duruma getirmek, genişletmek ve en yüksek faydayı sağlamak da önemli kurallarımızdan biridir.”

    ***

    Falih Rıfkı Atay, Atatürk çiftlik dağlarının ormanlaşması için bizzat uğraştı. Hemen her ağaçta hakkı vardır derken; Afet İnan’da, Orman Çiftliğinin her ağaçlandırma evresinde Atatürk’ün bakışı, görüşü, emeği vardır diyor. Eski adı Orman Çiftliği olan yerde orman yetiştirmeyi amaç edinmişti. Onun için her ağaç eski ve yeni, kıymetli birer varlıktı.

    ***

    Atatürk, bir ağaç dalının kesilmesine rıza göstermeyecek kadar yeşili ve ağacı seven bir varlık idi. Yalova’da yapılan bir köşkün çevresindeki meşelerin korunması için orman mühendislerine sık sık öğüt vermiştir.

    ***

    “Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk ulusunu sonsuzluğa dek yaşatmak için verimli kalacaksın”

    ***

    “Ağaç çınardır, çınar ise devlet”