Atatürk'ün devlet adamlığı hayatı

Konusu 'Bilgi Zemini' forumundadır ve Ceren tarafından 10 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Atatürk'ün devlet adamlığı hayatı

    Atatürk’ün kendisine büyük devlet adamı vasfını kazandıran bazı özellikleri vardı.
    1. Karar Verme Nitelikleri
    Atatürk, süratli, kesin ve isabetli karar vermekte mahirdi. Onun kararları plana ve hesaba dayanır, hiçbir şeyi tesadüfe bırakmayarak ihtiyatlı hareket ederdi.
    2. Çalışkanlık
    Atatürk için çalışma saati diye bir şey yoktu. Yapacağı işi bitirinceye kadar uyumadan, dinlenmeden, yemek yemeden çalışırdı. Oturduğu kuru çalışma sandalyesinden kımıldamadan yirmidört saat aralıksız çalıştığı onun için olağanüstü bir şey değildi.
    3. Gerçekçilik
    Çok yönlü bir insan olan Atatürk realistti. Atatürk gerçeği arayan ve onu buldukça da kuvveti ve kudreti artan bir insandı. Hiçbir işi talihe bırakmazdı. Maceracı değil hesapçı idi; açık anlamı ile gerçekçi idi.
    4. İleri Görüşlülüğü
    Atatürk, ileri görüşlü bir devlet adamı idi. Zaten büyük devlet adamlarında bulunması gereken vasıflardan birisi de ileri görüşlülüktür.
    5. Vatan ve Millet Sevgisi
    Vatan ve millet sevgisi, tahsil yıllarından ölümüne kadar Atatürk’ün bütün hayatında kendisine düstur olmuş en önemli prensiplerden birisidir.
    6. İdealizm
    Atatürk bir dava adamı idi. Bunun sonucu olarak büyük idealler peşinde koşmuştur. Gerçekten yaptıkları ile büyük olan Atatürk, fikir ve idealleri ile de büyüktür.
    7. İstişare Etmesi
    Atatürk, her görevlinin üzerine aldığı işleri, aklını, zekâsını ve kanunî yetkilerini son haddine kadar kullanarak, zamanında çözmeye çalışmasını ve sorumluluk almaktan çekinmemesini isterdi. İlgililerin ve görevlilerin görüşlerini dinlemeden, hatta kendileriyle müzakere etmeden bir konu hakkındaki görüşünü bildirmezdi.
    8. Şefkat ve İnsancıllık
    Atatürk son derece şefkatli ve insanları seven bir yapıya sahipti. Yüreği millet sevgisi ve insan sevgisi ile dolu idi. Atatürk, bu özelliği nedeniyle savaşlara karşı olmuş, ancak “zarurî ve hayatî olması halinde “savaşa cevaz vermiştir.
     
    Son düzenleme: 13 Kasım 2014