Atatürk'ün Devlet Adamlığı Kısaca

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 11 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün Devlet Adamlığı Özet

    Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından biride hiç şüphe yoktur ki Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’tür. O, Türk milletinin kurtuluş mücadelesindeki en büyük askeri dehası olması yanında, ülkenin savaş sonrasındaki kalkınmasının da baş mimarı olmuştur. Yalnızca bağımsızlık savaşının kazanılmış olmasını kafi görmeyen bir anlayışa sahip olan Atatürk, Türkiye’nin başından beri iç ve dış meselelerine azami özen göstermiş, atılacak adımların sonuçlarını göz önünde bulundurarak milletini sonu belli olmayan hiçbir maceraya sürüklememiştir.

    Yakılmış, yıkılmış harap bir hale gelmiş ülkeyi ayağa kaldırmanın ne derece zor olduğunu bilmesine karşın hiçbir zaman cesaretini yitirmemiş, kendisinde olan özgüven, azim ve kararlılığını halkına da aşılamıştır. Gerçekleştirmek istediği bütün yenilikleri zamanı geldiğinde hayata geçirmiş, aceleci davranmamış, ülkenin ve milletin menfaatleri doğrultusunda akılcı ve gerçekçi bir siyaset izlemiştir. Düşmanın 1922’de Büyük Taarruz ile birlikte yurttan tamamen atılmasına karşın, Cumhuriyetin 29 Ekim 1923’te ilan edilmesi ve Mustafa Kemal’in Yeni Türk Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi onun üstün liderlik vasıfları yanında sabırlı, kararlı ve ileri görüşlü bir devlet adamı olduğunun ispatıdır adeta.

    Gelişen süreç içerisinde gerçekleştirmek istediği bütün devrimleri aceleye getirmemiş, ne olacağını iyi hesaplamış, ancak ondan sonra gündeme getirmiştir. Halk desteğine her zaman önem vermiş, çıkmış olduğu yurt gezilerinde gerçekleştirmek istediği her yeniliği onlarla paylaymış, halkını dinlemeyi ihmal etmemiştir. Ancak vatanın ve milletin menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan da hiçbir zaman geri kalmamıştır. Türk milletinin çağdaş toplumlar seviyesine yükselmesi için, başta lâiklik olmak üzere her alanda köklü ve radikal değişiklikleri hayata geçirmiş, Türk dilini, Türk tarihini ve Türk kültürünü öğretmek, Türk gençliğinin milli şuurunu güçlendirmek için olağan üstü çaba sarf etmiştir. Cumhurbaşkanı olmasına karşın bütün çalışmaları yakından takip etmiş, bu çalışmalara bizzat katılarak örnek bir devlet adamı portresi çizmiştir.

    Devlet işlerini plân ve program dâhilinde yapan Büyük Önder, hiçbir işi tesadüflere bırakmamış, buna karşın süratli, kesin ve isabetli kararlar vermiştir. Atatürk’ün isabetli ve çabuk karar verme kabiliyetinin gelişmesinde, yıllardır almış olduğu askeri eğitim ve tecrübenin de büyük katkısı olmuştur. Eğitim ve öğretim alanında da gerçekleştirdiği yenilikler ile Türk milletine modern bir eğitim anlayışı getirmiş, Türk milletinin bu sayede dünya milletleri ile yarışır bir hale gelmesini sağlamıştır.

    Atatürk, çalışmayı çok seven, çalıştığı zaman vaktin nasıl geçtiğini anlamayan bir liderdi. Yapacağı işi bitirinceye kadar uyumaz, dinlenmez ve yemek yemeden çalışırdı. Nerede ve hangi şartlar altında olursa olsun, resmî, millî veya vatanî bir görev ortaya çıktı mı, derhal onu yerine getirmeye gayret ederdi. Yaptıkları ile büyük olan Atatürk, fikir ve idealleri ile de büyük bir devlet adamıydı.