Atatürk'ün Edebiyat İle İlgili Özdeyişleri Nelerdir

Konusu 'Web Kütüphanesi' forumundadır ve Nehir tarafından 17 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün Edebiyatla İlgili Özdeyişleri

    Sanat güzelliğin ifadesidir . Bu ifade lafla olursa şiir , nağme olursa musiki , resim ile olursa ressamlık , oyma ile olursa heykeltıraşlık , bina ile olursa mimarlık olur .
    ( Muhit Mecmuası , Sene:1 , No:2 , 1928 )
    Sanatkâr da , topluluk da uzun uğraş ve gayretten bir sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır .
    ( Atatürk’e Ait Hatıralar , 1949 )
    Biz , çok defa , bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz . İşte bu dinlediğimiz , hakiki Türk Musikisi’dir ve hiç kesinlikle , çok yüksek bir medeniyetin musikisidir . Bu musikiyi , tüm dünyanın anlaması lâzımdır . Ancak , onu tüm dünyaya anlatabilmek amaçlı , bizim milletçe , bugünkü medenî dünyanın seviyesine yükselmemiz lâzımdır .
    ( Mesut Cemil Anlatıyor: Nükte , Fıkra ve Çizgilerle Atatürk II , 1954 )
    Dünyada medeni olmak , ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir halk mutlaka heykel yapacak ve heykeltraş yetiştirecektir . Abidelerin şuraya buraya tarihi hatıralar olarak dikilmesinin dine aykırı olduğunu argüman edenler , din hükümlerini icabı buna benzer araştırıp incelememiş olanlardır . ( 1923 )
    ( Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri , Cilt:II , 1952 )
    Aydın ve inançlı olan milletimiz , ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan bir sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını hoş heykellerle dünyaya ilan edecektir . ( 1923 )
    ( Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri , Cilt:II , 1952 )
    İnsanlar olgunlaşmak amaçlı bir birlik şeylere muhtaçtır . Bir halk ki , resim yapmaz , bir halk ki , heykel yapmaz , bir halk ki tekniğin getirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o halkın ilerleme yolunda yeri yoktur . Oysa bizim milletimiz , gerçek nitelikleriyle medeni ve ileri olmaya lâyıktır ve olacaktır . ( 1923 )
    ( Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri , Cilt:II , 1952 )
    Bir milleti yaşatmak amaçlı birtakım temeller lazımdır ve bilirsiniz ki , bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır . Bir halk sanattan ve sanatkârdan yoksunsa tam bir yaşama sahip olamaz . Bu Şekilde bir halk bir ayağı topal , bir kolu çolak , sakat ve hastalanmış bir kimse gibidir . Hatta kasdettiğim manayı bu söz de ifadeye yeterli değildir . Sanatsız olan bir halkın hayat damarlarından biri kopmuş olur… Bir halk sanata önem vermedikçe büyük bir felakete mahkumdur . Birden Çok unsurlar o felaketin derecesini farketmez . Farkettiği gün de ne civarında müthiş bir etkinlikle çalışmak gerektiğini ihtimal edemez . ( 1923 )
    Hayatta musiki lâzım mıdır? Hayatta musiki lâzım değildir. Çünkü hayat musikidir. Musiki ile alâkası olmayan yaratıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise musiki mutlaka vardır. Musikisiz hayat zaten mevcut olamaz. Musiki hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir. Yalınz musikinin nev’i, üzerinde düşünmeye değer. ( 1925 )
    (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
    İnsanlarda birtakım ince, yüksek ve temiz duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte ince, yüksek, derin ve temizduyguları en ziyade duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir. ( 1928 )
    (Muhit Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)
    Efendiler.. Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz; hattâ reisicumhur olabilirsiniz. Fakat bir sanatkâr olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim… ( 1930 )
    (İ. Galip Arcan Anlatıyor, Ses Dergisinden iktibas. Sümerbank Dergisi, Cilt:3, Sayı:29, 1963)
    Bizim hakikî musikimiz Anadolu Halkı’nda işitilebilir. ( 1930 )
    (Ayın Tarihi, Sayı:73, 1930)
    Vatan bütün evlatlarının çalışması ile ve yardımı ile yaşar ve bundan başka toplumunu mekanizmasında faydasız hiçbir parça yoktur. Devleti idare eden bakanla, vatanın refahına elinin işi ile yardım eden sanatkâr arasında, yalnız küçük bir fark vardır, o mda şudur. Birinin vazifesi, bir diğerininkinden daha önemlidir. Fakat her ikisinde de iyi yapılmak şartıyla, ahlaki değer aynıdır. ( 1930 )
    Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekâsını, ilme bağlılığını,güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle besleyerek geliştirmek milli idealimizdir. ( 1933 )
    (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
    Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk Müziği’dir. Bir ulusun yeni değişikliğine ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir… Ulusal; ince duyguları, düşünceleri anlatan; yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir an önce, modern müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk ulusal müziği yükselip, evrensel müzikte yerini alabilir. ( 1934 )
    (Ayın Tarihi, Sayı:12, 1934)
    Sinan’ın heykelini yapınız. ( 1935 )
    (TTK Belleten, Cilt:III, Sayı:10, 1939, Lev:XCIII… Atatürk el yazısı ve imzası ile yazmıştır)
    Güzel sanatların her dalı için, Kamutay’ın ( TBMM’nin ) ilgi ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir. ( 1936 )
    (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)
    Güzel sanatlarda başarı; bütün inkılâpların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olamayan milletlere ne yazıktır. Onlar, bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima yoksun kalacaklardır. ( 1936 )
    (Cumhuriyet Gazetesi, 10.11.1941, Cevat Abbas Gürer)
    Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve anlamı, yni insan beyninde yer ede, her türlü bilgileri ve insankarakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyen veya okuyanların çok ilgisini çekecek şekilde söylemek ve yazmak sanatı. Bunun içindir ki, edebiyat, ister nesir şeklinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltraşlık gibi, özellikle müzik gibi, güzel sanatlardan sayılmaktadır.
    İnsanlıkta en müspet ilim ve en ince teknik esaslarına dayanan hayatla ve kanla karşılamak kendileri için kaçınılmaz olan askerlik gibi yüksek bir idealist meslek bile, kendini içinde bulunduğu topluma anlatabilmek ve bu büyük insanlıkve kahramanlık yolculuğunu hazırlayabilmek için uyandırıcı, yönlendirici, harekete geçirici ve nihayet fedakâr ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta bulur.