Atatürk'ün Gazetelere Verdiği Demeçler

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Lavinia tarafından 24 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. 1 Eylül 1924 ( Vakit Gazetesi)
    Zafer "Zafer benimdir." diyebileninbaşarı "Başarılı olacağım." diye başlayanın ve "Başarılı oldum." diyebilenindir.

    12 Ocak 1925 ( İkdam Gazetesi )

    Benim Türk Ulusu'na Türk Cumhuriyeti'ne Türklüğün geleceğine ait ödevlerim bitmemiştir. Siz onları tamamlayacaksınız. Siz de bizden sonrakilere benim sözümü yinelersiniz.

    Bu sözler bir bireyin değil bir Türk Ulusu duygusunun anlatımıdır. Bunu her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere durmadan yinelemekle son nefesini verecektir. Her Türk bireyinin son nefesi Türk Ulusu'nun sönmeyeceğini onun sonsuz olduğunu göstermelidir.

    Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.

    12 Aralık 1935 ( Cumhuriyet Gazetesi )

    Bir adam ki büyük olmaktan söz eder benim hoşuma gitmez. Bir adam ki ülkeyi kurtarmak için önce büyük olmak gerekir der ve bunun için bir örnek seçer onun gibi olmayınca ülkenin kurtulamayacağı sanısına kapılır; bu adam değildir.

    İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben ölümlü Mustafa Kemal; diğeri ulusun sürekli içinde yaşattığı Mustafa Kemaller ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum. Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa beni bir Türk anası doğurmadı mı Türk analar daha Mustafa Kemaller doğurmayacaklar mı? Feyiz ulusundur benim değildir.Şubat 1935 ( Yücel Dergisi )

    Bütün insanlığını varlığını kendi varlığında gören adamlar talihsizdirler. Besbelli ki o adam kişi sıfatıyla mahvolacaktır. Herhangi bir kişinin yaşadıkça mutlu bahtiyar olması için gerekli olan şey kendisi için değil kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır.

    Akıllı bir adam ancak bir şekilde hareket edebilir. Yaşamda tam beğeni ve mutluluk ancak gelecek kuşakların şerefi varlığı mutluluk için çalışmakta bulunabilir.

    Bir insan böyle davranırken: ‘ Benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımın ayrımına varacaklar mı?' diye bile düşünmemelidir. Hatta en mutlu olanlar hizmetlerinin bütün kuşaklarca bilinmez kalmasını yeğleyecek karakterde bulunanlardır.

    20 Mart 1937 ( Cumhuriyet Gazetesi )

    Gençlerimiz ve aydınlarımız neden yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi kafalarında iyice kararlaştırmalı onları halkça iyice sindirilir bir duruma getirmeli onları ondan sonra ortaya atmalıdır. Ben çok umutluyum ki gençlerimiz bunu yapacak denli yetişkindir.

    20 Mart 1923 ( Konya Türkocağı )

    Gençlikle övünüyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak da mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez; ya ölüm ya bağımsızlık!

    Gençler vatanın bütün ümit ve bağımsızlığı size nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.

    9 Eylül 1919 (Sivas'ta Tıp Öğrencileriyle Yaptığı Görüşme)

    Adalet dilenmekle ve başkalarını kendine acındırmakla ulus işleri devlet işleri görülemez; ulusun ve devletin onuru ve bağımsızlığı güven altına alınamaz.

    Adalet dilenmek ve acındırmak gibi bir ilke yoktur. Türk Ulusu Türkiye'nin yarınki çocukları bunu bir an akıllarından çıkarmamalıdırlar.


    20 Mart 1937 ( Cumhuriyet Gazetesi )

    Genç düşünüşlü demek doğruyu gören anlayan doğru düşünüşlü demektir. Ulusun egemen istekleri görüşü budur. Hepimiz ona uymak zorundayız.

    25 Ağustos 1925 ( Kastamonu Ziraat Odası Kurulu ile Yaptığı Söyleşi)

    Başımıza neler örülmek istendiği ve nasıl direndiğimiz ve daha doğrusu ulusun isteklerine uygun biçimde ve onun desteğiyle nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ders oluşturmalı ve uyanıklık sağlamalıdır. Zaten her şey unutulur. Fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız; o gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır; gelecek umudunun ışıklı çiçekleri onlardır.


    Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin; hiç kimseyi aldatmayacaksın; ülke için gerçek ülkü neyse onu görecek o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır; ama sen buna dayanacaksın önüne sonuçsuz engeller yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük zayıf araçsız hiç kabul ederek kimseden yardım gelmeyeceğine kanaat getirip bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana büyüksün derlerse bunu söyleyenlere güleceksin