Atatürk'ün kitap ve okuma sevgisi ile ilgili düşünceleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Deniz tarafından 16 Kasım 2015 başlatılmıştır.

  1. Deniz

    Deniz Moderatör Yönetici

    Mustafa Kemal Atatürk'ün kitap ve okuma sevgisi hakkındaki düşünceleri

    Atatürk, kitap okumayı seven, bilgi dünyasını sürekli geliştiren bir liderdi. Onun okul çağlarından beri başlayan kitap okuma alışkanlığı, harp okulu yıllarında da devam etmiş, dönemin birçok yerli ve yabancı yazarlarının fikir ve düşüncelerinden istifade etmiştir.

    Harp akademisinde, çocukluk yıllarında başlayan birikimlerini ve siyasal gözlemlerini arkadaşlarına da anlatabilmek için el yazısı bir gazete çıkarmaya karar vermiş, gazetenin yönetim kurulunda görev alarak, gazetenin çoğu yazılarını tek başına yazmıştır.

    Atatürk, Milli Mücadele yıllarında bile kitap okumaktan vazgeçmemiş, elde edilen zaferin kalıcı olması ve her alanda güçlü bir ülke konumuna gelinebilmesi için eğitimin ne denli önemli olduğunu her fırsatta dile getirmiştir. Bu yüzden eğitim ve öğretim konusu ile yakından ilgilenmiş, cumhuriyet yıllarında başlatmış olduğu okuma yazma seferberliğine “Başöğretmen” sıfatıyla bizzat iştirak etmiştir.

    1930 yılından sonra yeni alınan kitaplar sayesinde büyük bir kütüphaneye sahip olan Büyük Önder, kitaplarla dolu olan kütüphanesinde saatlerce çalışır, okumuş olduğu kitapların altını kırmızı ve mor renkli kalemlerle çizer, kenarlarını işaretler, notlar alırdı.

    Atatürk, kitap okumayı sevdiği kadar araştırma yapmayı, düşünce üretmeyi, araştırdığı ve düşündüğü konuları tartışmaya açmayı çok sever, özellikle tarih konusu ile yakından ilgilenirdi. Bu yüzden kütüphanesinde bulunan kitapların çoğunluğunu tarih kitapları oluşturmuştur.

    Atatürk'ün kitap okuma sevgisi ile ilgili sözleri

    Memleketi ilim, irfan, ekonomi ve bayındırlık alanlarında da yükseltmek, milletimizin her hususta çok verimli olan kabiliyetlerini geliştirmek, gelecek nesillere sağlam, değişmez ve olumlu bir karakter vermek lazımdır. Bu kutsal amaçlar elde etmek için mücadeleye atılanların arasında öğretmenler en önemli ve en hassas yeri almaktadır. ( 1923 )
    (Atatürkün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri;Türk İnkılâp Tarihi Enst.Yay.;Derleyen:Nimet Arsan)

    Bence yeni devletimizin, yeni hükümetimizin bütün esasları, bütün programları ekonomi programından çıkmalıdır… Çünkü herşey bunun içindedir. Bunun için evlatlarımızı o şekilde eğitip tebiye etmeliyiz ve onlara o şekilde ilim ve irfan vermeliyiz ki, ticaret dünyasında, tarım ve sannatta ve bütün bunların faaliyet sahalarında faydalı olsunlar, etkin olsunlar, faal olsunlar, işleyen bir organ olsunlar. Bunun için milli eğitim programımız, gerek ilk öğretimde ve gerekse orta öğretimde verilecek bütün şeyler, bu görüşe göre olmalıdır. ( 1923 )
    (Atatürkün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)


    Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi vs. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir. ( 1923 )