Atatürk'ün Laiklik İlkesi ve Özellikleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Elif tarafından 13 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Laiklik din ve devlet işlerinin birbirlerinden ayrı olarak yürütülmesidir. Laiklik ilkesi gereğince devlet yönetiminde din ile devlet işleri birbirine karıştırılmaz.

    Laiklik din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir. Din ve vicdan özgürlüğü, her insanın en doğal hakkı olduğu gibi, laikliğin de bir gereğidir. Bu durum devletimizde anayasayla güvence altına alınmıştır.

    Laiklik ilkesine göre devlet, bireyleri, bir dine inanıp inanmamak hususunda serbest bırakır. Laiklik, dini inanç, ibadet ve görevlerin rahatça yerine getirilmesi için ortam hazırlar. Bireylerin inancına, ayin ve törenlerine müdahale etmez. Liakliğin sağladığı din ve vicdan hürriyeti sayesinde hiç kimse bir başkasının inancına ve ibadetlerine karışamaz, ve kimseyi bunlara sahip olmasından ötürü de kınayamaz.

    Atatürk, bu konuyla ilgili olarak ''Laiklik yalnız din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıması demek değildir. Bütün vatandaşların vicdan, din ve ibadet özgürlüğünü de üstlenmek demektir.''

    Laiklik dini inanç ve duyguların sömürülmesini kabul etmez. Laikliğin olmadığı yerde din istismar edilmekte, çeşitli insanlar tarafından çıkar elde etmek amacıyla kullanılabilmektedir. Bu nedenle laiklik din istismarının engellenmesinde önemli bir etkendir.

    Laikliğin sağladığı hoşgörü ortamı sayesinde özgürlükler gelişmiş, insanlar birbirine karşı daha hoşgörülü olmaya başlamıştır. Herkes birbirinin inancına, düşüncesine, özel yaşantısına saygı duymaya özen göstermiştir. Bütün bunlar da milli birlik ve beraberliğimizin sağlanmasında çok önemli bir rol oynamıştır. Bu nedenle, laikliği korumak ve geliştirmek, devletimize sahip çıkıp onu yaşatmak başta gelen görevlerimiznden biridir.
    Ataturk-un-Laiklik-ilkesi-ve-ozellikleri.jpg